Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda gençlerin sorularını cevapladı

Yayınlanan

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nda gençlerle bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya geldiği gençlerle iftar yemeğinin ardından, Saray’ın Muayede Salonu’nda gündemdeki konulara dair söyleşi yaptı, gençlerin sorularını cevapladı.

“BU YIL 19 MAYIS KUTLAMALARI ÇOK FARKLI ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100’ncü yıl dönümü dolayısıyla Samsun’daki kutlamalara katılacağını belirterek siyasi parti liderlerini de Samsun’a davet ettiğini ve bu yıl 19 Mayıs kutlamalarının çok farklı şekilde gerçekleştirileceğini söyledi.

İstanbul’daki Dolmabahçe, Yıldız, Topkapı, Beylerbeyi saraylarının milletin önemli mal varlıklarından olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sarayların bütün renovasyonlarını, restorasyonlarını yaptırdıklarını ve buraları gençliğin hizmetine açarak gençlerin bu sarayları öğrenmesini istediklerini kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin 23 Haziran’da yenileneceğini anımsatarak İstanbul’un müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehre belediye başkanı olarak hizmet ettiğini ardından da Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak hizmetine devam ettiğini anlattı.

“TÜRKİYE’Yİ DAHA İYİ YERLERE TAŞIMANIN GAYRETİYLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevleri sırasında Türkiye’nin her alanda 3,5 kat büyüdüğünü ve Türkiye’yi daha iyi yerlere taşımanın gayretiyle çalışmaya devam ettiğini ifade etti.

Gençlerin gündemdeki konulara dair sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine AK Parti olarak itiraz ettiklerini, Yüksek Seçim Kurulu’nun da seçimin iptaline karar verdiğini anımsatarak İstanbul seçmeninin 23 Haziran’da tartışmalara son vereceğini belirtti.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni askerlik sisteminin detaylarına ilişkin bir soru üzerine, konunun Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı, öngörülebilirlik, süreklilik, eğitim ve mesleği gelişim ile insan kaynağının etkin kullanılması kriterleri üzerinden değerlendirildiğini açıkladı.

Yükümlü erbaş-er, yedek astsubaylık ve yedek subaylık statülerinin farklılık taşıdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Beş ay kıta diyoruz, burada belli bir harçlık kendilerine ödeniyor. Ve o beş aydan sonra kendisi terhis olabiliyor, bu imkân var. Ama bunun yanında, bunun öncesinde bir ay temel bir eğitimden geçiyor. Aynı şekilde yedek astsubaylıkta ise iki ay temel sınıf eğitimi, bu da harçlıklı, ama ardından 10 ay da kıta hizmeti var. Ve burada da yine eğer isterse terhis olur, yok ben devam edeceğim derse devam etme şansı var. Ve tabii devam etme kararını verirse bu nereye götürür onu? Bu onu astsubaylığa götürür. Astsubay olduktan sonra bir başka imkânı daha var, oradan subaylığa bile geçebilir. Subaylığa geçmenin ötesinde bir imkân daha var, eğer gerçekten imtihanları başarıyla verirse generalliğe kadar gidebilir. Yedek subaylıkta da yine iki ay temel sınıf eğitimi var, yine harçlığı alıyor ve ardından 10 ay kıta var. Ne oluyor? 12 ay. İsterse yine terhis, isterse yedek subaylıktan subaylığa geçebiliyor. Oradan da yine az önce ifade ettiğim gibi subaylık, subaylıktan başarılı olması hâlinde, imtihanları vermesi hâlinde generalliğe kadar oradan da gidebilir.”

“TOPLUM OLARAK HAYVANLARA KARŞI DUYARLILIĞIMIZI ARTIRMAMIZ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvan haklarıyla ilgili çalışmaların belli bir noktaya geldiğini, belediyelerin yapacağı çalışmalar olduğu gibi hükûmetin de yasal düzenlemelere ilişkin bazı uygulamaları olacağını dile getirdi.

Hayvanlara yapılan vahşi muamelelerin üzüntü verici olduğunu ancak kontrolsüz olarak sokaklarda bulunan hayvanların da başta çocuklar olmak üzere insanlara zarar verebildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden yapılacak çalışmanın çok hassas olduğunu, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek konunun çalışıldığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplum olarak hayvanlara karşı bu duyarlılığımızı artırmamız lazım. Çünkü o da bir yaratılmıştır, buna bakacağız. Biz insanız, o da hayvan. Dolayısıyla inşallah bu yasayla beraber buradaki o beklentiyi büyük oranda gidermiş olacağız” dedi.

“82 MİLYON BENİM VATANDAŞIM, BENİM KARDEŞİMDİR”

Siyasette kullanılan dilin toplumu kutuplaştırdığı iddialarının anımsatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Derdimiz şudur: Bu ülkede inancından, etnik yapısından, bölgesel, dinsel, ne olursa olsun kimsenin dışlanmadığı bir Türkiye. Ve başı açıkmış, başı örtülüymüş, şöyle giyiniyormuş, böyle giyiniyormuş; bunlar bizi ilgilendirmez. Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmeye mecburuz, biz böyle bir inancın mensubuyuz. Beni yaratan Allah sizleri de yarattığı için ben sizleri seviyorum. Şimdi burada bir defa bu farklılıkları ortadan kaldırmamız lazım. Güneydoğulu, Doğulu, olsun. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaza, Roman, Boşnak; böyle bir ayrıma gidemeyiz. 82 milyon benim vatandaşım, benim kardeşimdir hepsini sevmeye mecburum; anlayışımız bu.”

İSTANBUL HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’na ulaşım konusunda alternatif yol düşünüp düşünmedikleri sorusu üzerine, değişik ülkelerde havalimanlarının şehir merkezlerine 45 dakika-1 saat mesafede bulunduğunu belirterek İstanbul Havalimanı’na ulaşımın raylı sistemlerle yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece Havaist’le bu iş zaten olmaz, bunların hepsini planladık, düşündük. Ve şu anda inşallah bir taraftan bu seçimlerin ardından da belli bir yere kadar zaten geliyor metro ama biz bu hafif metroyu havalimanına kadar planladık ve buraya kadar da, yani İstanbul Havalimanına kadar da gelecek. İnşallah seçim sonrası biz bu adımı kararlılıkla atacağız” diye konuştu.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın ulaşımın piri olduğunu ve İstanbul’un ulaşım sorununu Yıldırım ile aşacağına inandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkezi yönetim olarak da belediyelere bu noktada her türlü desteği vereceklerini, İzmir’de İZBAN’ın yüzde 50’sinin Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapıldığını, İzmir’in su sorununun DSİ tarafından çözüldüğünü anlattı.

İstanbul’da öğrenci akbilindeki indirimin AK Parti ve CHP tarafından sahiplenildiğini anımsatarak bu konudaki değerlendirmelerinin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onlara sadece şu soruyu sorsanız yeter, 19 gün İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olduk diye hava attınız, peki bunun sözünü daha önce vermiştiniz, bu havayı da attığınıza göre o 19 gün içerisinde niye bunu yapmadınız? Ha bir şey yaptılar, ne yaptıklarını söyleyeyim; hemen veri kontrollerini yapmaya başladılar. Bu da FETÖ terör örgütünün hep uygulamalarıdır. Beyefendi de zaten tabii Samanyolu TV’de filan da çalıştığı için oradan biliyor veri kontrollerini, veri kontrollerini yapmak için talimatı verdikleri yerler var, bize veri bilgilerini geçin; bunu söylediler. Ben de diyorum ki; 19 gün, hemen getirseydin Meclis’e, suyu da çıkarsaydın, ondan sonra aynı şekilde otobüs olayı. Kaldı ki ta benim Belediye Başkanlığım döneminde zaten biz o zamandan indirdik, hatta 65 yaş üstüne biz belli saatlere kadar ücretsiz paso uygulaması yaptık benim Belediye Başkanlığım döneminde. Dini bayramlarda mesela köprüler, otoyollar biliyorsunuz ücretsizdir, hâlâ öyledir. Tereciye tere satılmaz ki bunlar bunu yapıyor. Ve şimdi işte diyorlar ki; yok otobüsler bayramda ücretsiz, bunlar zaten vardı. Yine böyle bir yola giderek vatandaşı aldatmanın anlamı yok.”

“CUMHURBAŞKANININ SADECE CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ YAPMA YETKİSİ VAR”

“Yaşadığımız süreç içerisinde sistem değişikliğinin oturtulamadığına dair bir kanaat oturdu akıllarda. Bunun kaynağı nedir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistem değişikliğinin kolay olmadığını, başkanlık sistemiyle çoğalan beklentilerin hepsinin bir anda olmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemdeki hataların, yanlışların süreç devam ederken görüldüğünü ve düzeltme yoluna gidildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok, Cumhurbaşkanının sadece Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yapma yetkisi var. Bu kararnamenin de Anayasaya ters olmaması lazım. Bütün bunların dışında, bir de eğer hakkında kanun çıkarılmışsa, siz o konuda da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkaramazsınız. Öyle istediğim gibi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarırım; yok böyle bir şey. Biz sadece bütçe kanununda, o da bütçeden bütçeye, orada düzenleme yapabiliriz, onun da önünü zaten Anayasa açmış. Biraz bundan dolayı ağır gidiş var. Ama ben inanıyorum ki, 2023’e kadar çok şey, çok daha farklı bir şekilde yoluna girecek, inşallah düzene girecek ve Cumhur İttifakı olarak bu ittifakımız güçlendikçe de inşallah çok daha seri, çok daha güzel adımları atacağız.”

“HÜKÛMET OLARAK 2023’E KADAR TÜRKİYE’DE NELER YAPACAĞIMIZI KONUŞUYORUZ”

Türkiye ekonomisinin durumumun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda biz faizde iyi değiliz, ama enflasyon yavaş yavaş şöyle bir inişe doğru geçmiş vaziyette ve kur şu anda sendeliyor” ifadesini kullandı.

23 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek seçimin bir yerel seçim olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Batı, dünya bunu nasıl nitelemeye kalkıyor? Sanki bu ülkede bir başkanlık seçimi var ve bu başkanlık seçimiyle beraber de yani 23 Haziran’da veya 31 Mart’ta Erdoğan gidecek bunun yerine bir başkası gelecek; ya böyle bir şey yok ki. Erdoğan yine yerinde, AK Parti yine yerinde, Kabine yerinde” vurgusunu yaptı.

Hükûmet olarak 2023’e kadar Türkiye’de neler yapacaklarını konuştuklarını, hedefleri açıkladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Haziran seçiminde vatandaşın daha güzel bir netice olması için oylarını vereceğini söyledi.

Sandık kurullarının oluşturulmasındaki usulsüzlükleri hatırlatarak özel banklarda çalışanların sandık kurullarında görev alamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel sektör bankalarının tamamı zaten işçi statüsündedir, memur değil. Maalesef halkı bu şekilde aldattılar ve bunlar geldiler seçim yönettiler. Şimdi bu seçimde bu olamayacak, niye? Niye? Çünkü her siyasi parti seçim kurulundan gidip isimleri alabilecek. Bu tabii ciddi bir kontrol mekanizmasıdır. Bu kontrol mekanizmasıyla birlikte ben de diyorum ki; yapılacak olan 23 Haziran seçimleri, iddialı konuşuyorum, daha da güzel olacak” değerlendirmesinde bulundu.

EĞİTİM SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine, eğitimde sürekli değişen değil, oturmuş, yerli ve millî, ders adetlerine boğulan bir sistem istemediklerini dile getirdi.

Kendisine bir hocası tarafından tavsiye edilen Mehmet Akif Ersoy’un “Safahat” ve Necip Fazıl Kısakürek’in “İdeolocya Örgüsü” kitaplarını gençlere başucu kitabı olarak tavsiye eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanı sıra Sezai Karakoç, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da kitaplarının gençler tarafından okunmasında yarar gördüğünü aktardı.

“Yeni üniversiteler açılması yerine var olan üniversitelerin kalitesinin artırılması konusunda da bir şeyler yapılabilir mi?” sorusuna da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle yanıt verdi:

“O var olan üniversitelerimizin kalitesinin yanında, acaba o üniversitelere ta Ağrı’dan, Iğdır’dan, Kars’tan bu çocuğu gönderebilecek mali imkâna anneler babalar sahip mi? Yok. Ama biz üniversiteyi onların ayağına götürdüğümüz zaman, bize düşen görev ne? Biz oraya sadece profesörü göndereceğiz, doçenti göndereceğiz vesaire. Ama oradaki üniversiteyi kazanan benim gencim Ankara’ya, İstanbul’a nasıl gideceğim diye bunu düşünmeyecek. Ya, o üniversite imtihanlarında gireceği üniversite olarak önce şehrinin üniversitesini yazacak. Şu anda mesele o şehirlerdeki üniversitelerin öğrencilerinin çoğu o şehrin gençleri. Yani biz işi kolay kıldık.”

“BİZİM EN DOĞAL HAKKIMIZ İTİRAZ, BUNU YASALAR VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul seçiminin yenilenmesi kararıyla CHP’nin bugün yaşadığı durum ile 28 Şubat’ta kendisinin yaşadığı durumun benzerlik gösterip göstermediği sorusuna, “Benim yaşadığımla bu yakından uzaktan hiç alakası yok, bizimki çok çok farklıydı, bu ise çok farklı. Yani oradaki olayla bunun arasında dağlar kadar fark var. Şimdi bu ise çok farklı, farklı siyasi parti veya farklı siyasi görüşte olanlar kalkıyor, biz diyelim itirazımızı yapıyoruz. Bizim en doğal hakkımız itiraz, bunu yasalar veriyor size. Yasanın verdiği bir hakkı kullanıyorsunuz” yanıtını verdi.

YSK’nın İstanbul seçimine ilişkin kararının ardından ana muhalefet partisi yöneticilerinin YSK mensuplarına çete dediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, YSK mensuplarının buna karşı dava açması gerektiğini, tazminat davasından sonra dokunulmazlığın kaldırılması davasının da açmalarının onların en doğal hakkı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da metro ve toplu taşıma araçlarında internet ağının genişletilmesi çalışmalarının yapıldığını, bu gibi sorunların en iyi çözümünün Binali Yıldırım olacağını belirtti.

“SANATÇI SANATIYLA KONUŞMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizin verdiğiniz sanatçı davetlerine katılan gazeteciler, sanatçılar, oyuncular ve şarkıcılar, CHP adayının sloganını sosyal medya hesaplarından paylaşarak sizin karşı cephenizde yer aldılar. Bu vefasızlık örneği midir?” şeklindeki soru üzerine, şöyle konuştu:

“Sanatçı sanatıyla aslında konuşmalı. Sanatçı sanatıyla siyaset yapmalı. Yoksa sanatçı dediğiniz gibi kalkıp da sanatını veya bulduğu o muhabbeti, sevgiyi kalkar da bir karşı siyasi anlayışa tavır koyarak genelleştirirse, bu ülkede birliğe-beraberliğe katkıda bulunmaz. O zaman bu sıkıntıların kaynağı olur. Yıllar yılı, mesela özellikle sinema, tiyatro vesaire bu alanlarda sıkıntıları olan bu sanat dünyasının bu sıkıntılarını başkanlığımda bizim kabinemiz giderdi, bunların önünü açalım dedik, bunu yaptık. Ve kendileriyle Külliyede toplantı yaptık. Tabii ardından bunu görünce ciddi manada hakikaten ben de üzüldüm.”

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın 3-4 gün önce Haliç Kongre Merkezi’ndeki opereti izlemeye gittiğinde bir grup tarafından slogan atılarak protesto edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve bu slogan atılmaya başlandığı anda bile bizim başkan adayımız Binali Bey dönüp onları sadece alkışlıyor. Şimdi kucaklayan kim? Kucaklayan Binali Bey. Kucaklanmaya muhtaç olan, olduklarını söyleyenler ise, maalesef orada bu toplumun gerilmesine neden olanlar. Fakat onlar öyle de yapsalar, biz yine sabırla bu yola bu şekilde devam edeceğiz” dedi.

“TEMMUZ İTİBARİYLE S-400’LERİN TESLİMİ BAŞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 ile ilgili konunun bittiğini, Türkiye’nin geri atmak gibi bir durumunun söz konusu olmadığını ve Temmuz itibariyle S-400’lerin tesliminin başlayacağını, belki bu sürenin daha da erkene alınabileceğini vurguladı.

S-400’lerin F-35 uçaklarıyla uyumlu olmadığı iddialarının teknik olarak mümkün olmadığını, NATO üyesi olarak Türkiye’nin hangi silahın alımının uygun olacağına karar verecek teknik tecrübeye sahip olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Generalse, bizde de general var. Bizim generallerimiz onların generallerinden geri değil” ifadesini kullandı.

ABD’den Patriotları isteme sürecini hatırlatarak ABD’nin bu sistemi Türkiye’ye S-400’lerle aynı şartlarda vermediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-35’te ise; 5 tane F-35’i bizim generalimize ve pilotlarımıza teslim ettiler, Amerika’da şu anda uçaklarımız. Fakat orada da, mesela simülatörlerimiz falan var, bu simülatörleri filan henüz teslim etmediler. Tabii şimdi aparatlar buraya gelmedikten sonra, bizim burada 7 milyar dolarlık oraya parça üretimimiz var Türkiye’den, biz bunları bir taraftan hazırlıyoruz. Bunlar konusunda onların da bazı yaklaşımları var. Biraz bize şu anda naz yapıyorlar, orta sahada top çeviriyorlar ama bu işin olmayacağı noktasında değilim, er veya geç F-35’leri teslim alacağız, aparatlarını da teslim alacağız ve S-400’ler de ülkemize inşallah gelecek” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk ordusunun ABD’nin verdiği telsizleri kullandığını ve “malum dostlarımızın” susturma tekniği kullanarak, telsizleri çalıştırmadığını hatırlatarak, “Telsizlerimiz çalışmayınca Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra o bize neyi kazandırdı? Aselsan’ı kazandırdı, Aselsan böyle kuruldu. Yani kötü komşu bizi ev sahibi yaptı” dedi.

“TÜRKİYE KENDİ İNSANSIZ HAVA ARACINI ÜRETİYOR”

Türkiye’nin terörle mücadelede de “stratejik ortağı”ndan insansız hava aracı istediğini ancak bunun verilmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve bu bizi nereye getirdi? Türkiye kendi insansız hava aracını üretir noktaya getirdi. Onunla kalmadık, arkadan da SİHA’lar yine Türkiye’de üretilir hâle geldi. Bakın çok ilginç, İHA’yı ve SİHA’yı Türkiye ürettikten sonra bizim terörle mücadelemiz katladı. Ve öyle bir noktaya geldik ki, biz şu anda SİHA’yı, İHA’yı ihraç eder hâle geldik, şu anda biz ihraç ediyoruz. Hele şimdi bir de daha da öteye geçiyoruz, SİHA’nın balinasını üretiyoruz. Bu felaket bir şey. Bu balinanın her iki tarafına 1,5 ton ağırlığında bombalar yerleşiyor. Toplam ağırlığı 5 ton, böyle kalkıyor ve insansız olarak gereğini yapıyor” sözlerine yer verdi.

“DEMOKRASİLERDE HAKİKATEN SAMİMİ, DÜRÜST MUHALEFET ÜLKEYE GÜÇ KATAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de muhalefetin ülke için faydalı işler yapmadığını, ülkeye zarar verdiğini yineleyerek, “Yaptığın iş doğru olsun, iktidar da senden istifade etsin. Ama iktidar da senden istifade edemiyor, çünkü bunun adı muhalefet değil. Demokrasilerde hakikaten samimi, dürüst muhalefet ülkeye güç katar. Ama eğer o samimi olmazsa, art niyetli olursa bugün olduğu gibi, o da kan kaybettirir” diye konuştu.

“KOMPOST GÜBRELERİN KULLANIMIYLA BİRÇOK HASTALIĞINDA ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR”

Bir soru üzerine eşi Emine Erdoğan’ın sıfır atık konusunda bir çalışmayı Türkiye genelinde yürüttüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm kurumlarının bu çalışmaya katıldığını, metaller, kâğıtlar, organik-inorganik atıkların ayrı ayrı depolanarak bunlardan istifade edilme yoluna gidildiğini anlattı.

Organik atıklardan kompost gübre üretilebileceğini bu yolla tarımda ciddi bir açığın kapatılabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kompost gübrelerin kullanımıyla birçok hastalığında önüne geçilebileceğini kaydetti.

TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİ

Türkiye-Çin ilişkilerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaseten Rusya Federasyonu ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin aynı tercihleri paylaştıklarını, aynı blokta hareket ettiklerini belirterek,  şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde şu anda Amerika, İngiltere, Fransa bir blokta yer alıyorsa genelde, Çin ile Rusya Federasyonu da aynı blokta yer alıyor. Bu bir yerde de aslında bir denge unsuru olmaları bakımından da önem arz ediyor. Bu özellik bir yerde Birleşmiş Miller Güvenlik Konseyi’nde bizler için önemli. Çünkü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu aslında kendi içinde ayrı bir güç, ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne tercihte Birleşmiş Milletler’deki 196 ülkenin bakıyorsunuz onlar üzerindeki tesiri çok da fazla olmuyor. Çünkü 5+15 geçici üye, bu geçici üyelerin zaten daimi üyeler üzerinde bir tesiri yok. Ellerini kaldırıyorlar indiriyorlar. Kaldırsa ne olur, kaldırmasa ne olur, böyle. Sadece bir marka, geçici üye, bu kadar. Her şey o beş tane üyenin içinde bir tane üyenin dudağı arasında. Onun için de işte dünya beşten büyüktür diyorum, benim tezim de bu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyin göçlerinin azaltılması için, en aza indirgenmesi için nasıl bir yol izlenecek, bir şeyler yapılacak mı?” sorusuna, Türkiye’den beyin göçünün minimize edildiğini, geriye göçün başladığı cevabını verdi.

“KANAL İSTANBUL PROJESİ AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDİYOR”

İstanbul Boğazı’nda denizin altından geçecek üç katlı tüp projesiyle ilgili çalışmaların hazır olduğunu, ihalesinin yapılarak uygulamaya konulacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’nin de aynı kararlılıkla devam ettiğini, bu projelerden geri adım atmanın söz konusu olmadığını belirtti.

Marmaray’dan açılışı yapılan 29 Ekim 2013 tarihinden bugüne kadar 341 milyon 432 bin yolcu taşındığını, Osman Gazi Köprüsü’nden bugüne kadar 22 milyona yakın aracın geçtiğini, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden 26 Ağustos 2016 tarihinde bugüne kadar 41 milyon, Avrasya Tüneli’nden 19 Aralık 2016 tarihinde bu yana 40 milyon araç geçişinin sağlandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’ndan da Nisan ayında iç hatlarda 6 bin 581 ve dış hatlarda 20 bin 281 olmak üzere 26 bin 862 uçağı iniş-kalkış yaptığı, iç hatlarda 1 milyon 7 bin, dış hatlarda 3 milyon 405 bin olmak üzere toplamda 4 milyon 412 bin yolcunun gidiş-gelişler gerçekleştirdiği bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizdeki sözüm ona patronlar neden ülkemize destek olmak yerine köstek oluyorlar? Hani aynı gemide değil miyiz?” şeklindeki soru üzerine şöyle devam etti: “Maalesef bu dediğiniz tipler, burjuvazi sınıfı, bunlar yerli olamadılar, millî olamadılar. Bu milletin ekmeğini yediler, ama bu millete hâlâ ekmeğini yedikleri hâlde ne yazık ki bazıları ihanet etmeye devam ediyorlar. Geçenlerde bir tanesini zaten bir toplantıda söylemek zorunda kaldım, söyledim. Çünkü ben bu milletin değerlerine saygısızlık yapana eyvallah edemem, bu da benim yapım. Çünkü kalkıp da Hans’ın, George’un ağzıyla konuşanlara haddini bildirmek gerekir. İstihdamı konuşuyor; sen bu kadar zenginsin, ne olur fabrikana 50 kişi daha fazla alsan, 25 kişi daha fazla alsan ölür müsün, biter misin ya? Yapmazlar. Ama onlar öyle yapmasa da biz yapanı bulacağız ve onlarla da bu yolda yürüyeceğiz. Krediye sıkıştığın zaman bizim kapıyı çalışıyorsun, bizden kredi yardımı istiyorsun, destek istiyorsun. İşçiye, işsize bu noktada münasebeti kurmak gerektiği zaman niçin orada devreye girmiyorsun? Ben burada bütün STK’larla beraber çalışırım, onlardan gerekli desteği de isterim, bu da benim görevimdir. Vermeyenler yoluna, verenlerle de biz yolumuza devam ederiz; olay bu kadar basit ve bunu da yaparız, yapacağız, buna mecburuz.”

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul Dolmabahçe Sarayı

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

DÜNYA

SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş’nin Başkanı Gunter Seymus Oldu

Yayınlanan

on

YAZAR

EWE TURKEY ŞİRKETLERİ, SOCAR TÜRKİYE DOĞALGAZ YATIRIM A.Ş ALTINDA FAALİYET GÖSTERECEK

SOCAR Türkiye çatısı altında 17 Haziran’dan itibaren faaliyet göstermeye başlayan Bursagaz, Kayserigaz, EWE Enerji, Enervis ve Millenicom şirketlerinin yönetimi için kurulan SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş’nin Başkanı Gunter Seymus oldu.

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı SOCAR, Alman EWE’den satın aldığı şirketlerin yönetimi için SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş’yi kurdu. Bursagaz, Kayserigaz, EWE Enerji, Enervis ve Millenicom’un çatı şirketi SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş’nin Başkanı Gunter Seymus oldu.

Gunter Seymus, Türkiye’de Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, Petkim Rüzgar Enerji Santrali (RES) gibi dev projelere sahip olan SOCAR bünyesinde farklı görevlerde bulundu. Seymus, hem Türkiye’de hem de yurtdışındaki iştiraklerinde 10 yılı aşkın süredir çalıştığı SOCAR’da; ticaret, dağıtım ve iletim iştiraklerinin kurumsal gelişim ve yönetim fonksiyonlarında görev aldı. Petrol, doğalgaz ve enerji sektörlerinde şirket ve ortaklık geliştirmenin yanı sıra birleşme sonrası entegrasyon, kriz yönetimi, yeniden yapılanma ve organizasyonel dizayn konularında liderlik eden Seymus, Mayıs 2016’dan beri SOCAR Türkiye’de çalışıyor. Gunter Seymus, Haziran 2019 itibarıyla SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş Başkanı olarak görevine devam edecek.

 

 

Rövnag Abdullayev / SOCAR Başkanı , Vagif ALİYEV,David MAMMADOV,Süleyman GASİMOV,Farrukh GASİMOV,Volker Bernd Schultz,Socar Türkiye ,Türkiye Socar ,Socar Haberleri ,

Okumaya devam et

DÜNYA

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Yavuz Sondaj Gemisinin Akdeniz’e uğurlama törenine katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Dilovası’ndaki Belde Limanı’nda düzenlenen Yavuz Sondaj Gemisi Uğurlama Programı’nda yaptığı konuşmada, Fatih sondaj gemisinin ardından Türkiye’nin ikinci gemisiyle ayakları yere sağlam basan planlı bir adım daha ortaya koyduklarını söyledi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığını sorgulayanların hem tarihten hem de hukuktan bihaber olduklarını ifade eden Dönmez, “Biz dün de buradaydık, bugün de buradayız, yarın da yine burada olacağız. Hiçbir güç bu tarihi gerçeği değiştiremez.” diye konuştu.
Dönmez, Türkiye’nin hem kendi kıta sahanlığında hem de KKTC’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) verdiği ruhsat alanlarında çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini vurguladı.
Türkiye’nin kıta sahanlığıyla ilgili tutumunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu ve Birleşmiş Milletler nezdinde kayda geçirdiğini kaydeden Dönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Güney Kıbrıs Rum kesiminin bölge ülkeleriyle yaptığı tek yanlı, Türkiye ve KKTC’nin haklarını gasp etmeye çalışan anlaşmalarının hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını ilettik. Bir kez daha ifade edelim ki, Güney Kıbrıs Rum kesimi adanın tamamını ilgilendiren hiçbir konuda karar alamaz, hatta söz sahibi bile olamaz. Ayrıca bölge dışı aktörlerin, kendilerini uluslararası mahkeme ya da karar verici merci yerine koyarak bölgenin sınırlarını belirleme çalışmalarını da hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Akdeniz’de ülkemizin ve KKTC’nin meşru haklarını sonuna kadar savunacağız. Kendi meşru haklarımızdan kaynaklanan sondaj faaliyetlerimize aralıksız devam edeceğiz. Yavuz da milletimizin bu kararlılığını tüm dünyaya bir kere daha gösterecek. Barbaros, Oruç Reis, Fatih ve Yavuz denizlerimizdeki tam bağımsızlığımızın adıdır, Türkiye’nin hidrokarbon faaliyetlerinde kendi öz yeterliliği, gücü ve kabiliyetidir. Denizlerimizde petrol ve doğal gaz neredeyse Fatih ve Yavuz orada olacak. Gün gelecek Akdeniz’de, gün gelecek Karadeniz’de.”

“Kaynaklar adil paylaşılmalı”

Dönmez, Türkiye’nin hiçbir zaman tek taraflı, merkeze kendisini koyup çevreyi yok sayan ve kendi çıkarlarına “aç gözlülükle” ulaşmaya çalışan bir anlayışta olmadığını ve bölgede istikrarı desteklediğini vurguladı.
Türkiye’nin, adanın kaynaklarının her zaman adil paylaşım esasına göre pay edilmesini savunduğunun altını çizen Dönmez, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) adanın tamamına ilişkin hukuksuz kararlarına meşruiyet kazandırmak ve taraftar toplamak için bölge dışı aktörlerin ya da AB’nin arkasına sığınması kendi acziyetini ve düştüğü durumun vahametini göstermektedir. Doğu Akdeniz’de en büyük kıyı şeridine sahip Türkiye’nin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin dışarıda kaldığı her denklem başarısızlığa mahkumdur, geleceği muallaktır, sonu hüsrandır. Buradan özellikle, GKRY ile ortaklık kuran bazı bölge dışı aktörleri de bir kez daha uyarıyoruz. Sonu olmayan ve hiçbir sonuca ulaşamayacak olan illüzyonların peşine düşmeyin. Hukuksuz planların parçası olmayın.” uyarısında bulundu.

“Galata Kulesi’nden 36 metre daha uzun”

Dönmez, Türkiye’nin bu alandaki yürüyüşünün sonunda müjdeli haberler alacağını belirterek, Yavuz sondaj gemisinin özelliklerini şöyle anlattı:
“6. nesil ultra derin deniz sondaj gemimiz Yavuz, yaklaşık 230 metre uzunluğa ve 36 metre genişliğe sahip. Sondaj kulesinin yüksekliği deniz seviyesinden yaklaşık 103 metre. Yani Galata Kulesi’nden yaklaşık 36 metre daha uzun. Gemimiz 12 bin 200 metre derinliğe kadar çok yüksek basınç altında dahi sondaj yapabiliyor. Dinamik Pozisyonlama sistemiyle 6 metreye ulaşan dalgalarda dahi sondaja devam edebiliyor. Gemimiz çift kuleli tasarımla hem asıl hem yardımcı işlerin yapılabildiği eş zamanlı operasyona imkan sağlıyor. Her iki kuleyi de sondaj ekipmanlarıyla donattık. Böylece operasyon gücümüzü ikiye katladık.”
Yapılacak bütün operasyonların uluslararası kural ve düzenlemelere göre gerçekleştirileceğini ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:
“İş güvenliği standartlarımız en üst düzeyde olacak. Sondaj esnasında çevreye, deniz yaşamına ve canlılara hiçbir zarar vermeyen çevre dostu bir teknoloji kullanacağız. Teknik ve teknolojik üstünlüğünün yanı sıra Fatih gemimizden edindiğimiz ‘know how’ın katkısı ve uluslararası eğitim ve iş becerisine sahip mühendislerimizin özverisi sayesinde Yavuz daha büyük bir özgüvenle denizlere açılmaya tam anlamıyla hazır. KKTC’nin Magosa Körfezi’nde bulunan Karpaz-1 kuyumuzda 3 bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacak olan Yavuz, buradaki çalışmalarını yaklaşık 3 ayda tamamlayacak. Türk ve yabancı yaklaşık 140 personelimiz sondaj boyunca emeklerini ve bilgilerini milletimizin geleceği için ortaya koyacak.”
Konuşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TPAO personeli ve KKTC’ye teşekkür ederek sonlandıran Dönmez, daha sonra alanda bulunan yetkililerle Yavuz sondaj gemisini uğurladı.

TCG Fatih Fırkateyni eşlik edecek

Türkiye’nin “Milli Enerji ve Maden Politikası” kapsamında, denizlerdeki arama ve sondaj faaliyetlerinin artırılması amacıyla TPAO tarafından satın alınan Yavuz’a Akdeniz’deki seyri sırasında TCG Fatih Fırkateyni eşlik edecek.
Dünya genelinde bu konseptteki 16 gemiden biri olma özelliğini taşıyan Yavuz’da spor ve sinema salonu, dinlenme odaları bulunuyor. Gemide tam zamanlı bir doktorun görev aldığı 4 yataklı mini bir hastane yer alıyor.
Maksimum yatak kapasitesi 210 olan Yavuz’da çalışan Türk personeller genellikle 21 günlük çalışmanın ardından bir haftalık süreyle eve dönüyor. Yabancı personeller ise 28 günde bir izin kullanabiliyor.
Elektrik ihtiyacını 42 megavat kapasiteli dizel yakıtlı jeneratörlerden karşılayan Yavuz’un 7,5 milyon litre yakıt kapasitesi bulunuyor.
Yapımı 2011’de tamamlanan Yavuz, daha önce Tanzanya, Kenya, Malezya ve Filipinler başta olmak üzere farklı ülkelerde görev aldı.

PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir”

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Okumaya devam et

TAKVİM

Mayıs 2019
P S Ç P C C P
« Nis   Haz »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

PETROL TV

SON DAKİKA HABERLER

DÜNYA11 saat ago

SOCAR Türkiye Doğalgaz Yatırım A.Ş’nin Başkanı Gunter Seymus Oldu

EWE TURKEY ŞİRKETLERİ, SOCAR TÜRKİYE DOĞALGAZ YATIRIM A.Ş ALTINDA FAALİYET GÖSTERECEK SOCAR Türkiye çatısı altında 17 Haziran’dan itibaren faaliyet göstermeye...

DÜNYA2 gün ago

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Yavuz Sondaj Gemisinin Akdeniz’e uğurlama törenine katıldı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Dilovası’ndaki Belde Limanı’nda düzenlenen Yavuz Sondaj Gemisi Uğurlama Programı’nda yaptığı konuşmada, Fatih sondaj...

DÜNYA3 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır....

DÜNYA4 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin gıyabi cenaze namazına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için Fatih Cami’nde kılınan gıyabi cenaze namazına katıldı. Diyanet İşleri...

DÜNYA4 gün ago

“Milletimizden aldığımız cesaretle ekonomik tuzaklara eyvallah etmeden dimdik yolumuza devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultangazi Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bunca yaşadığımız badireyi, milletimizle hasbilik temelinde kurduğumuz güçlü gönül bağı sayesinde atlatmayı...

DÜNYA4 gün ago

“Tüm Müslümanlar merhum Mursi’yi son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadeleyle hatırlayacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “94 Ruhuyla Cihannüma ve Kadim Dostlar Buluşması” programında yaptığı konuşmada, eski Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin vefatıyla ilgili olarak, “Biz...

DÜNYA5 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan,”İhracatta 200 milyar dolar sınırını geçmemiz gerekiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “2018 ihracatını 168 milyar dolar olarak kapatmıştık. Bu yıl Mayıs ayı itibariyle ihracatımız...

DÜNYA6 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Duşanbe’de gerçekleştirilen CICA Zirvesi kapsamında ikili görüşmelerde bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 5. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi temasları kapsamında...

DÜNYA7 gün ago

Emine Erdoğan: “Engelli bireylerin içlerindeki potansiyeli ortaya çıkarmalarına yardımcı olmak hepimizin görevidir”

Emine Erdoğan, Tacikistan’da Engelli ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bildiğiniz gibi toplumların güçlenmesi, o toplumu oluşturan her bireyin...

DÜNYA7 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı 5. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Altını çizerek ifade...

REKLAM

En Çok Okunanlar