Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal D-CNN TÜRK özel yayınına katıldı

Yayınlanan

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal D ve CNN Türk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Mitinglerin yapıldığı meydanları nasıl gördüğü ve seçimin ilk turda tamamlanacağı yönünde bir izleniminin oluşup oluşmadığına ilişkin soru üzerine Erdoğan, şu anda meydanların ısınmaya başladığını, bugün Mersin, Tarsus ve Hatay’da bulunduğunu, oralarda farklı bir heyecan yaşadığını söyledi.

Erdoğan, bugün hava sıcaklıklarının yüksek olmasına rağmen vatandaşların sabrettiğini de belirtti. Ardından Ankara’ya geldiğini anlatan Erdoğan, “Külliye’nin içinde yeni bir sergi, çok amaçlı, salonu muhtarlarımızla açtık. 2 bin 500’e yakın muhtarımıza bu akşam iftar verdik.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar muhtarlarla periyodik görüşmeler yaptığını anımsatarak, “Onlara hitabım, onlarla Kış Bahçesi’ndeki 400 kişilik iftar sofralarımız oluyordu. Burada bugün zirve yaptı ve 47’inci toplantımız oldu. Onların mahallesinde veya köyünde ihtiyaçları, sıkıntıları neyse bunların hepsini hazırlanan forma dolduruyorlar.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı’nın bunlara yönelik kurduğu birimde toplandığını, daha sonra ilgili bakanlıklarla görüşmeler yapılarak bu sorunların çözümü üzerine gidildiğini vurgulayan Erdoğan, “Bugün de yine aynı şekilde bu formlar dağıtıldı. Muhtarlarımız bu formları doldurmak suretiyle toplandı, ilgili birimlere gönderiliyor ve ‘Muhtarlar Daire Başkanlığı’ adı altında bu çalışmalar sürdürülüyor.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, meydanlarda bugünkü havaya işaret ederek artık vatandaşın seçimin havasına tam manasıyla girdiğine dikkati çekti.

Yarın da Kayseri’de bulunacağını ve çok coşkulu bir mitingin olacağına inandığını vurgulayan Erdoğan, “Kayseri mitingiyle artık bu trend iyice yükselecek.” dedi. Erdoğan, ayrıca Kayseri’den Nevşehir’e geçeceğini de bildirdi.

ERDOĞAN’DAN, KARAKOÇ İLE ZARİFOĞLU DİZELERİ

Merhum şairler Abdurrahim Karakoç ile Cahit Zarifoğlu’nun ölüm yıl dönümlerinin olduğu anımsatılan Erdoğan, “Cahit Zarifoğlu aslında çocukların şairiydi. O çocuklara yönelik şiirleriyle temayüz etmiş değerli bir abimizdi, şairimizdi.” diye konuştu.

Erdoğan, Zarifoğlu’nun “Bir duruşu olmalı insanın; bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı” dizelerini okuyarak, “Büyük insanlar böyledir, hayatını, aşkını, davasını birbirinden ayırmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Abdurrahim Karakoç’un da “Beden ölür, çürür, cana bakın siz. Kim kiminle yürür,
ona bakın siz. Bırakın dönsün dönme dolaplar. Haktan, hakikatten yana bakın siz.” dizelerini okuyan Erdoğan, Allah’tan her iki şaire de rahmet diledi.

Bu iki şiiri özel olarak seçtiğinin sorulması üzerine Erdoğan, “Biraz öyle oldu. Zaten şu anda inşallah Abdurrahim Karakoç’un oğlu da bizim adaylar arasında. Temenni ederim ki inşallah parlamentoda onu da babasını temsilen görürüz.” dedi.

“GENİŞ KAPSAMLI BİR EKİBİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 yıldır AK Parti iktidarda, ne yapamadı ya da bu kadar uzun sürede neden yapmadı da şimdi böyle bir kapsamlı bir beyanname hazırladı?” şeklinde eleştirilerin anımsatılmasına, “Her şeyden önce şunu değerlendirmemiz lazım; Bizim beyannamemizin detayı, teferruatı anamuhalefeti veya muhalefeti niye rahatsız ediyor? Biz bir tecrübeyi gündeme getiriyoruz, biz 16 yılın bir tecrübesini konuşuyoruz.” yanıtını verdi.

Son 16 yıldır çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de ne eksik ne fazla bunu gördük. Ben diyorum ya ‘rahatsız oluyorlar’, bunlar daha çırak bile değil. Bir bakkalı çırağa teslim eder misiniz? Etmezsiniz. Ama biz çıraklığı, kalfalığı, ustalığı geride bıraktık. Şimdi halkımıza diyoruz ki ‘bize başustalık için icazet verin.’

Bunun için de bizim geniş kapsamlı bir ekibimiz var. Bu ekip aylardır çalışıyor. Daha yeni başlamadık bu çalışmaya. Aylardır bu seçim beyannamesinin hazırlanmasıyla ilgili çalışmalar yapıldı. Bizzat hem bakan arkadaşlarımızın hem sivilde olan arkadaşlarımızın katkıları var. Bunları birbiriyle hercümerc etmek suretiyle seçim beyannamemizi ortaya koyduk. Bitti mi? Hayır. Hala çalışıyoruz.”

Erdoğan, dün gece eşi Emine Erdoğan’ın gençlere Külliye’de sahur daveti verdiğini hatırlatarak, “O sahurdan önce çalışmalarımızı yaptık, o çalışmaları bitirip ben de hanımın davetine icap ettim. Ve 400 kadar üniversiteli gençle sahurumuzu gerçekleştirdik. Durmuyoruz. O saate kadar yine devam.” dedi.

“BUNLARI BİR ‘PROJE’ OLARAK DEĞERLENDİRİYORUM”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, “yeni yönetim sistemi” diye bir anlayışı veya derdinin bulunmadığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Öyle bir şey duymadım ben. Meydanlarda teröre yönelik ağzından bir şey duydunuz mu? Açın, bakın, ben duymadım. Eğer sizler duyduysanız ayrı bir şey. Ama ben meydanlarda terörü anlatıyorum. O ise terörle mücadele eden bir kahraman komutanın üzerine gidiyor. Aramızdaki fark bu. Ve biz şu ana kadar terörle mücadelede kaç tane teröristi etkisiz hale getirdik, bunu anlatıyoruz.

O ise terörist başının desteğiyle meydanlara gelen, o 7 Haziran seçimlerinde malum seçimlerin hemen arkasından ‘dökülün meydana’ diye, bizim Diyarbakır’daki Kürt kardeşlerimizi sokağa döken bir Demirtaş’ı Edirne Cezaevi’nde gidip ziyaret ediyor. Şimdi bunları doğrusu ben bir ‘proje’ olarak değerlendiriyorum. Bunlar bir proje örgütü ve bu proje örgütle dayanışmayı anlamak mümkün değil. Zaten Genel Başkanı’nın Ankara’dan İstanbul’a malum sözde demokrasi ve adalet yürüyüşünde de kimler vardı yanlarında, aynı şekilde bu terör örgütlerinin desteğiyle parlamentoya girmiş olanlar vardı. Onlarla beraber bunlar İstanbul’a yürüyüş yaptılar, bunların bir kısmı şu anda yurt dışında kaçak, bir kısmı şu anda cezaevlerinde. Bunlarla uğraşıyoruz, bunlar da gidip Edirne’de böyle bir zatı ziyaret ediyorlar.”

Erdoğan, “Siz, bu ülkede cumhurbaşkanlığına adaysınız, cumhurbaşkanlığına aday olan bir insanın bu tür insanlarla bir ilintisi, ilişkisi olabilir mi?” sorusunu yönelterek, “Burada özellikle mesafeyi iyi koymak lazım. Bu milletin terörle bir mücadelesi var, bu mücadelede de herkes konumunu iyi belirlemesi gerekir diye düşünüyorum, böyle inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Özellikle İnce’nin kendi partisinin içerisinde kaybettiğini belirten Erdoğan, “Şimdi TRT ile bir mücadele içine girdi. ‘Yok çıkmayacakmış…’ Yaparsın, yapmazsın ayrı bir şey. Keşke TRT’deki bu yayınlar hiç olmasa. Biz açıkça bunu söyleriz ama o TRT’ye değil Türkiye’ye talipmiş.” açıklamasında bulundu.

Kanal İstanbul Projesi’ne dair muhalefetin açıklamaları ve Kanal İstanbul’un neden gerekli olduğuna ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, kısa süre öncesinde Boğaz’da bir yalıya geminin çarptığını anımsattı.

Yalıya tanker çarptığı takdirde büyük bir felaket yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, “Bu her an olabilir. Bu tür gemiler yalılara çarptı. Bu zevk için yapılan bir şey değil. Kanal İstanbul, stratejik bir projedir. Bunu yaptığımız anda İstanbul’umuza ayrı bir güzelliği katarken stratejik bir damgayı da vuracağız.” diye konuştu.

Erdoğan, Kanal İstanbul’un bütünüyle gerçekleştiği anda İstanbul’a çok farklı bir güzellik katacağını, kentsel dönüşümle birçok insanı Kanal İstanbul çevresine taşıyacaklarını, doğal yeni alanları değerlendireceklerini, yeni yapılanmalara gideceklerini ifade etti.

“DERSLERİNE DAHA İYİ ÇALIŞMASI LAZIM”

Bölgeye kat sayısı itibarıyla zemin+5 şeklinde binalar yaparak ayrı bir güzellik getirmenin gayreti içinde olacaklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kanal İstanbul’u anlamayanlar ne İstanbul’u ne Türkiye’yi anlayabilirler. Demek ki bunların böyle bir ufku, hayali, derdi yok. Benim böyle bir derdim var ve şimdi başlamadı bu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemden başladı. Dedim ya çıraklık, kalfalık. İşte o çıraklığınız, kalfalığınız olursa siz bunu yakalarsınız ama öyle bir durumunuz olmazsa bunu yakalayamazsınız. Bir zamanlar, birinci ve ikinci köprü olayında komünistler ‘istemezük’ diyordu. Şimdi bunlar da aynısını söylüyor. Bu biraz daha farklı gidiyor. ‘Birinciyi Demirel yaptı, ikinciyi Özal, üçüncüsünü Erdoğan yaptı, dördüncüyü de ben yapacağım’ diyor. Bunlar Özal’ın karşısına Necdet Calp’ı çıkardı. Özal karşısında Calp kalkıp da bu ülkeye bir şey kazandırabilir mi? Şimdi de durum aynı. İnce ince bir şeyler yapmaya çalışıyor. Şu süreci şöyle süratle geçeriz. Ondan sonra da bu konuları daha iyi anlayacak. Derslerine daha iyi çalışması lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemini son hafta bir programla açıklayacağını belirtti.

OFANSİF ANLAYIŞ

Erdoğan, yeni dönemde bakan sayısının kaç olacağına ilişkin soru üzerine, “Bunları şimdi açıklamayalım, sermayeyi bitirmeyelim. Kurullarımız ve ajanslar olacak. Her şeyden önce bakan sayılarının ciddi manada azalması lazım. Şu andaki olayda bileklerimiz bağlı, bazen gidemiyorsunuz. Bu yeni dönemde inşallah daha çok futbolda olduğu gibi ofansif bir anlayışla, ortak aklı devreye sokarak, yanımızda ciddi bir ekip ve o ekiple beraber de süreyi hızla işleten bir yapıyla Türkiye’yi uçurmanın gayreti içinde olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

İNCE’NİN “HUZUR” VAADİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin çılgın projesi mutluluk, huzur ve toplumsal barış. İnsanlar mutsuz ve toplum kavgalı mı?” sorusu üzerine, İnce’nin söylediklerinin bir proje değil temenni olduğunu, mutluluğu ve huzuru neyle getirecekse bunu ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

Mutluluk ve huzur için somut bir şeyler gerektiğine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Biz ‘Türkiye’yi dört ana sütunun üzerinde yükselteceğiz’ dedik. Bunlar nedir? Eğitim, sağlık, adalet, emniyet. Bunun devamında ulaşım, enerji, tarım, dış politika var ama bu şimdi kalkıp projeyle konuşmuyor, hep kaçak güreşiyor. Biz bir şey söylüyorsak, ‘Onu ben söylemiştim’ diyor. Millet bahçeleri diyoruz, ‘Ben onu söylemiştim’ diyor. Bunlar, bizim büyükşehir belediye başkanlığımız sürecinden gelen projeler. Şu anda biz İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nı gündeme getirirken bir şey ortaya koyduk. Bu bambaşka olacak. Central Park’ın dört katı falan bu. Şimdi yeni statlar yapıyoruz, eski statları da Millet Bahçesi’ne dönüştürüyoruz.”

“PROJELER İHTİYAÇLARA GÖRE ŞEKİL ALIR”

Erdoğan, “Yeşile dönüş biraz da öz eleştiri mi?” sorusu üzerine, Atatürk Havalimanı’nın olduğu yerin İstanbul’un çok içinde kaldığını dile getirdi.

Havalimanındaki terminal binasını fuar ve müze olarak kullanabileceklerini, bunun üzerinde çalışıldığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Projeler ihtiyaçlara göre şekil alır. Bizim proje mimarları bu çalışmayı buna göre yürütüyorlar. Benim buradaki derdim şu: Geçen sahilde baktım, herkes iftar için hazırlık yapıyor. Arabadan indim ve hemen bir ailenin yanına yaklaştım. Herkes gelmeye başladı. Demek ki bir ihtiyaç var. Benim vatandaşım iftar saatinde sahile inip orada bulduğu ağacın altına giriyorsa bizim bunun çok daha büyüğünü yapmamız lazım. Atatürk Havalimanı inşallah bu işi görecek.”

Erdoğan, 29 Ekim’de açılışı yapılacak havaalanının dünyanın ilk üç havalimanından biri olacağını ve bağlantı yollarıyla şehre çok uzak olmadığını anlattı.

“DÜNYANIN TÜRKİYE’YE BAKIŞINI DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Üçüncü havalimanının isminin ne olacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Oranın 5 tane patronu var. Onlarla konuşup ondan sonra bunun adımını hayırlısı ile atarız. Gerçekten kendisine yakışan bir isim oraya bulalım. Şimdi orada biz bir televizyon programı yapacağız. O programla havaalanının geldiği son noktayı paylaşalım istiyoruz. Yüzde 90 bitmiş vaziyette. Bununla biz Türkiye’nin dünyaya bakışını, dünyanın da Türkiye’ye bakışını değiştireceğiz. İlk anlarda buranın yolcu potansiyeli yılda 90 milyon olacak. 2023’te yeni etaplarıyla yolcu potansiyeli 150 milyona çıkacak. Bu 150 ile 200 milyon arasında değişebilir.

Niye bize hasım, rakip gözüyle bakıyorlar? Türkiye büyüyor, uçuyor ama cumhurbaşkanı adaylığına soyunan kişi böyle bir havalimanını hazmedemiyor. Böyle bir Kanal İstanbul’u hazmedemiyor. Kanal İstanbul’un her iki tarafında biz yeni butik şehirler kuracağız. Bu şehirlerle İstanbul’un güzelliğine bir güzellik katacağız. Şu anda Panama’yı kimse bilmez ama kanalıyla tanınıyor. Aynı şekilde Süveyş. Kanal İstanbul da bizim stratejik önemimizi artıracak. Boğaz, o tehditlerden kurtulmuş olacak. Sadece orada turistleri gezdiren gemiler olacak. Büyük gemilerin hepsini Kanal İstanbul’dan geçirmek suretiyle bu tehditten kurtulalım.”

Kılıçdaroğlu’nun Atatürk Havalimanı’na ilişkin kendilerinin bir park projesi olduğunu söylediği ve telefonlarının dinlendiğini iddia ettiğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Türkiye’de telefonu en çok dinlenen kişi benim. Bu Feto takımı burada olduğu zamandan tutun, bütün hepsi dinliyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun böyle bir projesi varsa bu projeyi bugüne kadar niye açıklamadı? Sayın Kılıçdaroğlu ne anlar projeden.” diye konuştu.

Daha önce Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü yaptığını anımsatan Erdoğan, “SSK’nın genel müdürlüğünü yaptığı zaman Allah aşkına hastanelerimizin hali neydi? Sen bu kadar projeye yönelik kabiliyeti olan bir insansan niçin genel müdür olduğun zaman bir tane, iki tane şöyle doğru dürüst bir hastane ortaya koymadın? Niye? Bunlar proje insanı değil. Bunlar projeden anlamaz, proje bizim işimiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, şehir hastanelerinin, belediye başkanlığı döneminden beri idealleri arasında olduğunu söyledi.

Bu hastanelerin işlevlerine değinen Erdoğan, “Niçin benim insanım ta buradan Cleveland’a gidecek? Onlar buraya gelsin, Avrupalı buraya gelsin. Bizim tek derdimiz var, hakikaten kalifikasyonu yüksek, kariyer sahibi doktorlarımızın sayısını artırmak. Biz onları artırdığımız zaman inşallah bu hastanelerin müşterisi çok daha fazlasıyla artacak.” değerlendirmesini yaptı.

Halihazırda bile vatandaşların bu hastanelere geldiği zaman mutlu olduklarını anlatan Erdoğan, “Gidiyorum, gözleri doluyor. ‘Ey Tayyip’im sen bu hastaneleri yaptın ben şimdi köyden ne davarımı sattım, ne bileziğimi sattım, geldim, buraya para vermeden yattım’ mesele bu. Bizim derdimiz ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Sağlık diyorsak, işte mutluluk diyorsak bu.” açıklamasında bulundu.

Kendilerinden önceki dönemde hastanelerde cihaz sıkıntısı yaşandığını söyleyen Erdoğan, şimdi bu sıkıntıların aşıldığını bildirdi.

Göreve geldiklerinde birkaç çürük ambulansın çalıştığını, şimdi ise hepsinin pırıl pırıl olduğunu anlatan Erdoğan, uçak, helikopter ve paletli ambulansların da hizmette olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları Bay İnce neyine anlatacaksın? Bunları nasıl görmemezlikten gelirsin? Biz bu süreçte 5 bin ambulansı sağlık örgütümüzün içerisine dahil ettik. Yapıyoruz ve yapacağız. Mutluluk bu, huzur bu. Yani halk kendisini yönetene güvenecek.” sözlerine yer verdi.

“SÜREKLİ YURTLAR YAPIYORUZ”

Ücret politikalarına ilişkin değerlendirmeler yapıldığını anımsatan Erdoğan, göreve geldiklerinde 45 lira olan öğrenci bursunun şu anda 450 lira olduğunu aktardı.

Erdoğan, “Şu anda biz yurt yapımında da ‘durmak yok yola devam’ diyoruz, sürekli yurtlar yapıyoruz çünkü öğrencilerimizin gerçekten kaldıkları yerdeki maliyetlerini bizim düşürmemiz lazım.” dedi.

Yurtlarda yer bulamayan öğrencilerin mecburen özel sektöre ait apartman veya evlerde kaldıklarına işaret eden Erdoğan, yoğun bir şekilde Kredi ve Yurtlar Kurumu olarak bu çalışmaları yürüttüklerini belirtti.

Lisans üstü ve doktora öğrencilerine lisans öğrencilerine göre daha yüksek para verdiklerini dile getiren Erdoğan, yurtlarda da 600 binin üzerinde öğrenciyi barındırdıklarını ifade etti.

“NE KADAR TAZMİNAT KAZANDIĞIMIZIN HESABINI TUTAMAZ OLDUM”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Man Adası ile ilgili iddialarına ilişkin açılan tazminat davasında mahkemenin mahkumiyet kararı verdiğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu tür iftiraları çok çirkin bir iftiraydı, bu da adalet duvarına çarptı. Şahsımı ve aile bireylerimi Man Adası’na para kaçırmakla itham eden Kılıçdaroğlu iftirasının cezasını ilk derece mahkemede buldu. Mahkeme, Kılıçdaroğlu’nu bu iftiraları sebebiyle toplamda 197 milyar tazminata mahkum etti. Siyaset yapmak ile haysiyet cellatlığını birbirine karıştıran bu zatın, ne kadar tazminat kazandığımızın hesabını ben artık tutamaz oldum. Bugüne kadar çok tazminatlar bu noktada aldım.

Bu partinin cumhurbaşkanı adayı da geçenlerde tüm milletvekillerini biliyorsunuz hırsız olmakla itham etti. Bir boyacı diyor ki ‘Parlamentodaki bütün milletvekilleri hırsız.’ Şimdi kendisi de buna katılıyor, biliyor musunuz? Şimdi ‘Parlamentodaki bütün milletvekilleri hırsız’ dediği zaman bu senin genel başkanını da kapsıyor, seni de kapsıyor. Demek ki sen de hırsızsın, o da hırsız, eğer kabul ediyorsun. Parlamento gibi bir kutlu mekanın mensuplarını böyle bir iftira ile veya böyle bir ithamla boyacı sandığı başındaki kişinin söylemesiyle kabullenmek olabilir mi? Şu anda bir defa bizim arkadaşlarımız hepsi dava açıyorlar. Bu davayı açmak suretiyle, tabii Muharrem İnce burada nereye varır ben bilemem ama hırsızlık ithamı karşısında iftira etmek, yalan söylemek, gerçekleri çarpıtmak bunların tabii iliğine kadar işlemiş vaziyette. Her seferinde yargıda boylarının ölçüsünü almalarına rağmen akıl almaz bir yüzsüzlükle, aymazlıkla, pişkinlikle yine buna devam ediyorlar.”

Davaların açıldığını ancak yargının ne karar vereceğini bilemediğini dile getiren Erdoğan, “Hırsızlık ithamının ben ciddi bir cezayı müeyyidesi olduğunu biliyorum. Onun için buradan da gerekli cezayı alacaklarına da inanıyorum.” yorumunu yaptı.

“YENİ SİSTEM TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRACAK?”

Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Yeni sistem Türkiye’ye ne kazandıracak?” sorusu da yöneltildi.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirilerine değinen Erdoğan, “Yeni sisteme girişimizin en önemli sebebi Cumhur İttifakı’yla ayrımı bir kenara koyalım, bir bütünlük, bir bütünleştirme bunu başaralım ve devlet yönetimine seri anlamda bir üretim getirelim çünkü eğer parlamentonun çalışması ağır olursa, yasa üretmede parlamento ağır giderse siz de yürütme olarak ne yapamıyorsunuz? Maalesef seri üretimde daha hızlı bir çalışmayı ortaya koyamıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanı yasa yapacak.” diye saptırmalar olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bir defa cumhurbaşkanının yasa yapma yetkisi yok. Cumhurbaşkanı sadece kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisini almış oldu. Bununla beraber yasa noktasında atacağımız adımlar konusunda parlamento bize müsaade etmedikçe bizim herhangi bir şey yapmamız da mümkün değil. Onun için belli bir sürede belli bazı çalışmaları yapma konusu ki o da bizim için tabii özellikle yemini yaptıktan sonra orada bir 10-15 günlük süreç bizim için önem arz eden bir süreç. O da nedir? Devletin üst düzeyde Cumhurbaşkanlığı katında yapılandırılması sürecidir, onu yapılandıracağız. Bu yapılandırma süreci içerisinde de bizler bir defa 16 Nisan kararlarıyla milletimiz eski sisteme son verdi. Şimdi yeni sistem bu 24 Haziran seçimiyle beraber sinyali alacak.”

“KİMİN HANGİ GÖREVE GELECEĞİ KONUSUNDA EKİBİMİZLE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde kimin hangi göreve geleceği konusunda ekibiyle çalışacaklarını ve ardından bu kişileri tanıtacaklarını aktardı.

Erdoğan, yeni sistemde milletvekillerinden bakan olarak görevlendirme yapılmasının partinin Meclisteki sandalye sayısında azalmaya yol açacağına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Burada parlamentodan milletvekili alabilirsiniz, alırsınız ama bir defa o arkadaşımızın yeri boşalmış olur. Yani bir milletvekilliğini kaybedersiniz. İkiyse ikiyi, üçse üçü kaybedersiniz. Onun için daha çok ağırlıklı olarak dışarıdan bu kabineye elemanlar almak bizi bu noktada daha da rahatlatacaktır. Parlamentonun sayısı biraz da bunu belirleyecek çünkü burada eğer güçlü bir Meclis kurabilirsek şu anda bizim meydanlardaki önemli sloganımız ‘güçlü Meclis, güçlü hükümet’. Bunu bir defa bizim başarmamız lazım. Şimdi güçlü Meclis olması halinde o zaman bizim güçlü hükümet kurmamız da daha rahat olacaktır. Bu da tabii Cumhur İttifakı’nın bir yerde bize sağlayacağı bir imkandır.”

Cumhur İttifakı’nın ne kadar milletvekili çıkaracağının kendileri için büyük önem arz ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de tabii şu anda meydanlarda Cumhur İttifakı’na oy talebimiz var ama Cumhur İttifakı’na oy talebinde bulunurken ister istemez mensubu olduğumuz partimizin bu noktada oyunun da yüksek olması şart.” açıklamasını yaptı.

“Biz Cumhur İttifakı’nın herhangi bir kırılma yaşamasını, leke almasını asla arzu etmeyiz.” diyen Erdoğan, “Böyle bir endişeniz mi var?” sorusuna, “Hayır, birileri tabii bunu kurcalamak isteyebilir, karıştırmak isteyebilir, onlara da fırsat vermemek lazım. Şurada zaten 16 gün gibi bir süreç var. Bu 16 günü birlik, beraberlik, dayanışma içerisinde sürdürmemiz lazım.” yanıtını verdi.

“Hiç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nereden çıktı ya da -birtakım isimler dile getiriyor- AK Parti’ye bir tuzak mı diye düşündünüz mü?” sorusu üzerine Erdoğan, bunların hepsini en başta A’dan Z’ye düşünerek bu adımı attıklarını söyledi.

Dünyayı yeniden keşfetmediklerini belirten Erdoğan, “Tayyip Erdoğan da dedim ya çırak değil.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, 11,5 yıl başbakanlık, daha sonra 3,5 yıl da cumhurbaşkanlığı yaptığını hatırlatarak, dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamını gezip dolaşan bir lider olduğunu vurguladı.

“Dolayısıyla nerede ne var, kim var, orada sistem nedir, nasıl çalışıyor? Bunları tabii biliyoruz ve gittiğimiz yerlerde de bunların hepsiyle görüşüyoruz.” diyen Erdoğan, yerel modeller ve merkezi yönetimlerde sistemin ne olduğunu gördüğünü ve bildiğini anlattı.

Başkanlık sistemiyle ilgili daha önce katıldığı bir televizyon programında “gerekli olduğu” şeklinde bir açıklaması olduğunu anımsatan Erdoğan, bunun kendisiyle başlayan bir süreç olmadığına dikkati çekti.

Merhum Turgut Özal ve Süleyman Demirel’in de bu sistemi savunduğunu dile getiren Erdoğan, “Hatta hatta Türkeş de savundu, Erbakan da savundu fakat birileri daha sonra oradan, o çarktan gelenler bile sonra bunu reddetmeye başladılar. Halbuki oradan gelen bir anlayış bu.” ifadelerine yer verdi.

Dünyada da bu sistemi şu anda uygulayanların netice elde ettiğini söyleyen Erdoğan, “Ama şunu görmemiz lazım: Bu sistem bir koalisyon sistemi değildir. Aslında koalisyondan ayıklanma sistemidir bu. Şimdi 50+1 bir bakıma böyle görünüşte zor da olsa daha sonra işi ne yapacak, bu netleştirecek. Halk burada artık kendini belli bir yere doğru bir defa kararını verip sevk edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçmişten bugüne koalisyon hükümetlerinde hiçbir netice alamadığını, tam aksine hep geri gittiğini kaydetti.

Kendi dönemlerinde ise hiç koalisyon hükümeti olmadığı için sürekli irtifa kazandıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bundan sonra aynı eskiye dönmeyelim, o koalisyon dönemlerinin darbesini yemeyelim istiyoruz. Bu adımı şu anda kararlı bir şekilde atalım istiyoruz. İnanıyorum ki bu seçimde inşallah başkanlığı almamız, parlamento da Cumhur İttifakı olarak güçlü bir yere ulaşmamız halinde bizim Türkiye’yi nasıl uçuracağımızı sadece milletimiz değil, dünya görecek. Bunu her alanda görecek.”

“İTTİFAKTA BÖYLE BİR YANLIŞ OLMAZ”

“Bahçeli’nin de katılacağı bir ortak miting yapmayı düşünüyor musunuz? İttifak nasıl gidiyor?” sorularının yöneltilmesi, ardından “MHP tabanından oy alamayacakları” yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Her şeyden önce biz Cumhur İttifakı olarak gönlüm birlikte miting… Hiç olmazsa İstanbul, Ankara gibi önemli bazı illerimizde miting yapsak çok daha isabetli olabilir ama burada bir zorlamayı gündeme getirmek gereksiz. Biz sadece teklif yaptık ama şimdi kendileri de herhalde bunu sadece kendileri olarak yapmayı planlıyorlar. Bizim de burada daha fazla ısrar etmeye gerek yok. Kendilerinin yapacağı mitinge saygı duyarız. Aynı şekilde biz de tabii kendi yapacağımız, bu hafta Ankara mitingimiz var, önümüzdeki hafta İstanbul mitingimiz var.”

Erdoğan, bunları yaparken ilçe mitinglerinin de olacağını, Ankara ve İstanbul’un ilçelerinde de mitingler yapacaklarını aktardı.

Bu yarışı çok sıkı tutmalarının nedenini özellikle en ufak bir suistimale veya sıkıntıya fırsat vermemek olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“(MHP’den oy alıyor mu, almıyor mu?) Bizim bunu bir defa konuşmamızı bile ben doğru bulmuyorum. Niye? Hedefimiz bizim MHP tabanından oy almak veya oraya yönelmek; böyle bir şey değil. Zaten biz neler yapacağımızı anlattığımız zaman halkımız, vatandaşımız ne yapacaktır; iradesini o istikamette yönlendirecektir. Ama biz şu anda Cumhur İttifakı’nın içerisinde ben kalkıp, ‘Ortağımdan nasıl oy alabilirim’ diye bunun hesabına girersem, bu yanlış olur. Biz onun hesabına gireceğimize, diğer siyasi partilerin tabanından nasıl oy alırız, onun hesabını yapalım. Yapmamız gereken odur. Arkadaşlarıma da ben bunu telkin ediyorum. Bırakın siz ‘MHP’nin tabanından nasıl oy alırız?’ Geçin o işi. Diğer siyasi partilerin tabanından nasıl oy alırız, bunun üzerinde oynayın çünkü öbür tarafta biz bir ittifak kurmuşuz. İttifakta böyle bir yanlış olmaz.”

“DEVLETİ ŞİRKET GİBİ YÖNETMEK”

Erdoğan programda, “Kabinenizi oluştururken MHP’ye de sıcak gelebilecek kökenli isimler olabilir mi, buna dikkat edecek misiniz?” sorusunu da yanıtladı.

Böyle bir durumun da yine bir nevi koalisyon mantığı anlamına geldiğini kaydeden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şimdi bu yetkiyi yeni düzen kime veriyor? Cumhurbaşkanına. Şimdi Cumhurbaşkanı olarak biz de tabii en ideal kabineyi, kurulları, ajansları nasıl kuracağımı, bunun çalışmasını tüm mesai arkadaşlarımla beraber şu anda yürüttüğümüz çalışma arkadaşlarımla oturacağız, konuşacağız ona göre inşallah en ideal olanına, bu işi en başarılı şekilde yürütecek olan, Türkiye’ye yakışan bir kabineyi inşallah oluşturmuş olacağız.”

“Teknokratlar kabinesi gibi mi?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Ben bir defa bir teknokratlar kabinesi asla düşünmem. Niye? Çünkü biz bürokratik oligarşiden çok çektik. Benim bir ifadem vardır her zaman; devleti şirket gibi yönetmek. Eğer bunu başarırsak, biz netice alırız. Şu anda birçok dünya ülkesine baktığımız zaman piyasadan gelen insanlar belli yerlere yerleşiyor. Bizim için de burada özellikle böyle bürokratik oligarşi içerisinde yoğrulmuş, orada tamamen erimiş, bitmiş değil. Siyasi vizyon sahibi olacak. Ama hakikaten adeta bir şirket yönetir gibi işi yönetebilecek kabiliyete sahip, üretken, vizyon sahibi bir kabine. Sonuç odaklı olacak.”

“ŞU ANDA İŞTE BU İTTİFAKLA ZATEN BARAJ MARAJ KALMADI”

Millet İttifakı’nın hedefinin “güçlü parlamenter sistem” olduğu hatırlatılarak, Kılıçdaroğlu’nun bunu “darbe hukukundan arındırılmış, parlamentonun güçlü olduğu, yüzde 10 seçim barajı olmayan bir yapı” olarak tanımladığının belirtilmesi üzerine Erdoğan, şöyle dedi:

“Bir defa şu anda işte bu ittifakla zaten baraj maraj kalmadı. Öyle mi? Bunu niye konuşuyor ki? Bunu anlamak mümkün değil. Şimdi artık 16 Nisan ile farklı bir süreç başladı. Bu farklı süreçte ne var? İşte ittifaklar var. Şimdi bu ittifaklar içerisinde diyelim ki bizim ittifakımız, Cumhur İttifakı içerisinde baraj sorunu diye bir şey var mı? Kalmadı. Yani burada MHP için de böyle bir sorun söz konusu değil, bizim için de böyle bir sorun söz konusu değil. Peki Millet İttifakı diye ortaya çıkanlarda böyle bir sorun var mı? Onlarda da böyle bir sorun yok. Niye? Hiç belki çok çok düşük oy alma durumunda olan parti diğerine sığınarak, o da çıkma şansına sahip olacak. Ama sayısı az olur, çok olur ayrı bir konu. Ama burada sadece HDP böyle bir ittifakın içinde yer almadığı için, o kendi gayretiyle, kendi şansını tanımak suretiyle burada barajı aşar veya aşmaz. O onun sorunu. Dolayısıyla da şu anda zaten bu oluşturduğumuz yeni yapı bu sorunu ortadan kaldırıyor. Temenni ederiz ki bundan sonra da yine bu süreci biz aynı şekilde işletir ve artık gündemden bunu tamamıyla düşürmüş oluruz.”

FETÖ İLE MÜCADELE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ile mücadelenin nasıl ilerlediğine yönelik soru üzerine bu konudaki değerlendirmelerini aktardı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“FETÖ terör örgütüyle ilgili mücadelede bizim 15 Temmuz gecesinin sıcaklığı neyse şu anda da biz aynı sıcaklık içerisinde bu mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir defa KHK’lerle bu süreç aynen devam ediyor ve biz asla buradan taviz vermeyeceğiz. Çünkü bunlar milleti böldüler, milleti parçaladılar. Bu milleti bölen, parçalayan FETÖ terör örgütüne asla cezaevinde olanlar zaten belli. Ağırlaştırılmış alanlar, müebbet alanlar, uzun yıllara sari ceza alanlar; bunların hepsi içeride. Tabii bu arada kaçanlar var, onları da kovalıyoruz. Bazılarını kaçtıkları yerde yakalayıp, oradan alıp geliyoruz. Bu mücadele bu şekilde devam ediyor. Şimdi tabii burada Adalet Bakanlığının bir çalışması var, o da yıl sonuna kadar bu davaların büyük bir kısmını bitirmek. Öyle bir gayretin inşallah içerisindeyiz fakat tabii Amerika kalkıp da şunu yapmıyor? Nedir o? Yani FETÖ terör örgütünün başını bize teslim etmiyor. Bu da tabii 15 Temmuz ile ilgili düşüncelerimizi bizim ciddi manada etkiliyor.”

CHP’nin seçim beyannamesine de değinen Erdoğan, bunda FETÖ ile ilgili herhangi bir şey bulunmadığını belirtti.

Terör konusunun da beyannamede “es geçildiğini” ifade eden Erdoğan, “Niye? Beraber geziyor onlarla da onun için. Şimdi tabii bir şeyin üzerinde özellikle duracağım. İnşallah yani seçim sonrası olağanüstü hali biz şöyle masaya bir yatırıp, yani olağanüstü hal ile ilgili gözden geçirip onu kaldırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız.” diye konuştu.

Olağanüstü hal uygulamasının kaldırılma sürecine yönelik soru üzerine Erdoğan, “İnşallah kabineyi kurduktan sonra kabineyle birlikte hemen Adalet Bakanlığına vesaire talimatı verip çalışmayı sürdüreceğiz. Tabii öyle fazla bu işler sürüncemede kalmaz. Hemen adımı atıp yola devam edeceğiz.” yanıtını verdi.

Erdoğan, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, katıldığı bir TV kanalında “ABD’liler beni aradı. Türkiye Gülen’in iadesini usulüne uygun istememiş.” ifadeleri ve arayan ABD’li kişinin kim olduğunu henüz açıklamaması anımsatılması üzerine, şunları kaydetti:

“Yanıt alamazsınız. Bunlarda yalan diz boyu. Ve Amerikalı bir yetkili değil, CHP’nin kendi yetkilisi. Eğer Amerikalı bir yetkiliyse gelin Milli İstihbarata, Adalet Bakanlığına bunu söyleyin. Şu ana kadar ne Adalet Bakanlığına ne MİT’e söylediler çünkü bunlar yalancı.

Şimdi en son hani o ’85 koli’ meselesi var ya bunlar orada da aynı şeyi yapmadılar mı? Ben Sayın Bakan’a ‘Tamam çağır, gelsinler’ dedim. Ne oldu, gönderdiler adamlarını, ne buldular, dört tane adam işte çalışmış filan. Buldukları bir şey var mı? Biz bunlar üzerinde aylarca çalıştık ve ne dediler, yalancı diyorum ya bilerek söylüyorum, hepsi ‘gazete kupürü’ diyor. Burada iddianameler var, iddianamelerin yanında gazetelerin bu iddianamelerden çıkardığı kupürler de var.”

“YURT DIŞINDAKİ OKULLARINI ERDAL İNÖNÜ’NÜN ZİYARET ETTİĞİNİ İYİ BİLİRİM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetelerin yargıya çoğu zaman bilgilendirme noktasında haber kaynağı teşkil ettiğini anlatarak, “Kendileri yeri geldiği zaman parlamentoda gazetelerin sayfalarını açar gösterirler ama burada da işine gelince kalkıyor bakıyorsun buradan hemen kayış atıyor. Yok böyle bir şey.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “İşte bakın Man Adası. Ben size yargının verdiği kararla konuşuyorum. Ve şu anda ilk derece mahkeme kararını verdi. Şimdi onlar tabii istinafa gidecek, istinaftan sonra ne çıkar onu bilemiyorum. Ama bunlar her zaman bu tür cezaları da almaya hazır olsunlar.” diye konuştu.

CHP’nin “FETÖ’nün AK Parti hükümeti döneminde büyüdüğü” eleştirilerinin sorulması üzerine Erdoğan, “FETÖ’nün bizim zamanımızda büyüdüğü iddiasını ben reddetmem, doğrudur. Bizim zamanımızda biz bunların bu tür bir ihanet içerisinde olmalarını gerçekten başta şahsım olmak üzere hiç düşünmedik. Ama meğerse bunlar büyük bir ihanet şebekesiymiş. Aldatıldık.” değerlendirmesini yaptı.

FETÖ’nün sadece AK Parti dönemi değil, uzun bir geçmişi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçmişi var, ta Erdal İnönü’ye git. Bülent Ecevit, Erdal İnönü bunların en yakın dostuydu. Bunların yurt dışındaki okullarını Erdal İnönü’nün ziyaret ettiğini iyi bilirim, Ecevit’in aynı şekilde bilirim. Onların davetlerine katıldıklarını, icabet ettiklerini iyi bilirim. Burada kimse kimseyi aldatmasın. Gelsinler, işin doğrusunu ayrıca konuşalım kendileriyle. Ama samimi değiller.

Bak ben ne diyorum, biz yanıldık. Bunlara biz çok inandık. Ama bizim bir defa 2004’te Milli Güvenlik Kurulu’ndaki hedef sadece FETÖ değil, bu noktadaki tüm terör örgütlerine yönelik bir süreçti. Bunun üzerine biz ısrarla da gittik. FETÖ terör örgütünün dışında bir çok STK’da masaya yatırıldı. Onların üzerine yine gidildi. 2010’dan sonra da ayıklama süreci başladı.”

“MAHMUR’DA TERÖRİST YETİŞTİRİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK/PYD ile süreci anımsatılarak, “Türkiye Kandil’e operasyon gerçekleştirecek mi?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Olayın tabii iki boyutu var. Kandil var, Sincar var. Bizim şu anda eğer Irak’tan Türkiye’ye herhangi bir tehdit olursa ki zaman zaman oluyor. Tabii burada Bağdat yönetimiyle de bu konuyu süratle görüşürüz. Bağdat yönetimi ‘ben bu işi çözerim’ dediği takdirde ne ala. Ama Bağdat yönetimi ‘çözemem’ dediği takdirde kimseden icazet almayız, Sincar’ı da Kandil’i de vururuz. Hatta hatta, bunu ilk defa dillendiriyorum Mahmur. Mahmur çok önemli. Birleşmiş Milletler şöyle demiş, böyle demiş. Birleşmiş Milletler’in Mahmur meselesini de halletmesi lazım çünkü Mahmur’da terörist yetiştiriliyor. Orası bir kuluçka yuvasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler’le bu konuda bir temas var mı?” sorusu üzerine, bu temasların geçmişte yapıldığını, bu konuları eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile çok konuştuğunu anlatarak, “Şimdi de Guterres ile konuşuruz. Birisi gelsin bu işi çözsün. Çözdünüz çözdünüz, çözmediğiniz takdirde gereğini yaparız. Burası çünkü kuluçka yuvası.” açıklamasında bulundu.

Bağdat yönetimi ile hep birlikte konuşulup adım atılmasının önemine işaret eden Erdoğan, “Kandil nereden besleniyor zannediyorsunuz, Mahmur’dan besleniyor. Bunları yutmayalım. Sincar, küçük bir Kandil’dir aslında.” dedi.

Erdoğan, bu konuda Amerika’nın bir desteği olup olmadığının sorulmasına karşılık, “Bir gece ansızın gelebiliriz.” sözlerini anımsatarak, bu konuda mesafeli gitmenin isabetli olacağını vurguladı.

“POMPEO BU İŞTE ÇOK DAHA İDDİALI GÖRÜNÜYOR”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İnce’nin “Kandil’de terörist falan kalmadı.” dediğinin anımsatılması üzerine Erdoğan, “Demek ki iç içeler. Çok iyi biliyor. Böyle diyorsa demek ki oradan istihbarat gayet iyi çalışıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo ile Münbiç için ortak yol haritasını onaylaması sonrasında sürecin ne aşamada olduğu ve bu noktada ABD’ye yeniden güvenilip güvenilmeyeceğine ilişkin soruya karşılık, bu konuda bir zamanlamanın bulunduğuna dikkati çekti.

“Bu ‘timing’ (zamanlama) içerisinde Pompeo bu işte çok daha iddialı görünüyor.” diyen Erdoğan, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisine verdiği sözlerini tutmadığını, Münbiç’e terör örgütü PYD/YPG’nin sokulduğunu hatırlattı.

Erdoğan, bu bölgenin yüzde 90-95 Arap bölgesi olduğuna ama Arapların oradan çıkarılıp terör örgütlerinin sokulduğuna ve bu süreçte sorulduğunda “Bunlar terör örgütü değil.” denildiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama şimdi Pompeo ile bu iş daha farklı bir yere geldi. O kabul gösteriyor ve bunlar Fırat’ın doğusuna çıkarılacak diyorlar. Şimdi sözünde inşallah durursa ki Mevlüt Bey’in (Çavuşoğlu) de bana söylediği şey çok samimi bir görüntü verdiği, ‘duracak’ diyor. İnşallah durursa o zaman Münbiç sorununu çok daha hızla halletme imkanı doğmuş olur.”

FIRAT’IN DOĞUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün Fırat’ın doğusuna geçişinden sonra ne olacağının sorulması üzerine, şu açıklamaları yaptı:

“Fırat’ın doğusunda bu topraklar öyle yerleşim bölgeleri şeklinde değil. Çok daha rahat bölgeler. Burada en sıkıntılı bölge aslında Deyrizor’dur. Deyrizor tamamen verimli bölge olarak, yer altı zenginlikleri olarak çok farklı bir bölge. Tabii orada Amerika’nın da hassasiyetleri var. O hassasiyetler sebebiyle belki oraları daha da emniyet altında tutmak için öyle bir adım atabilir. Ama Suriye’nin merkezi yönetimi de Deyrizor konusunda hassas. Niye, orası onlar için petrol yatağı.”

Bu noktada terör örgütü DEAŞ’ın da orada hesapları bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, “DEAŞ bu hesapları yürütürken, bakıyorsunuz merkezi yönetimle pazarlık halinde. Oraya petrol satmak, oradan petrol almak gibi alışverişleri de oluyor. Bundan dolayı da tabii Suriye’nin kendi içinde bu meseleyi koalisyon güçleriyle farklı yürütüyor.” dedi.

Diğer taraftan Türkiye’nin de bu konuyu Rusya ile beraber yürütme süreci bulunduğunu aktaran Erdoğan, teröristler temizlenene kadar bu mücadeleyi yürüteceklerini kaydetti.

Erdoğan, Türkiye’nin hassasiyetinin şu an daha çok Suriye’nin kuzeyinde bulunduğunu belirterek, Suriye’nin kuzeyinde, Afrin’de şu an itibarıyla 4 bin 500 teröristi etkisiz hale getirdiklerini bildirdi.

“Benim bu rakamı açıklamamdan da bazıları rahatsız oluyor. Niye rahatsız oluyorsun, bu terörist.” diyen Erdoğan, bu teröristlerin etkisiz hale getirilmesi gerektiğini, aksi takdirde Türkiye’deki vatandaşların şehit edildiğini belirtti.

Benzer şekilde Cerablus’tan da DEAŞ’ın çıkarıldığını söyleyen Erdoğan, “Şimdi Sincar bizim için tehdit oluşturuyorsa… Kandil ki bizim için tehdit oluşturuyor. Orada da biz gereğini yapacağız. Biz bunu Sayın İbadi’ye de söylemiştik ama olmadı. Temenni ederiz ki bakalım şimdi hükümet nasıl kurulacak bunu görelim…” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte İran’ın rolünün ne olduğunun sorulması üzerine, bu konuda İran’la görüşmelerin çok yapıldığını ve hala da devam ettiğini aktararak, “Ayrıca tabii o bölgeyi İran’la görüşmemiz söz konusu. Tabii özel temsilcilerimiz vasıtasıyla yaptığımız görüşmeler var. Direkt olarak Sayın Ruhani’yle yaptığım, yaptığımız görüşmeler var. Bir de tabii bölge için de biliyorsunuz, Rusya-İran-Türkiye olarak üçlü yaptığımız çalışma var. İlk iki ayağını Soçi ve Ankara olarak yapmıştık. Üçüncü ayağını da büyük ihtimalle Tahran olarak yapacağız.” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, bu konuda tarihin henüz belirlenmediği bilgisini aktardı.

BEDELLİ ASKERLİK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bedelli askerlik seçim sonrası tekrar gündeme gelebilir mi?” sorusuna, şu sözlerle yanıt verdi:

“Bedelli askerlik konusunda Sayın Başbakan bir açıklama yaptı. Tabii bu bizim daha çok askerle çalışmamız gereken bir konu. Nasip olursa, 24 Haziran’dan sonra hemen ‘Bizim ilk işimiz budur’ diye girmek olmaz. Niye? Biz bu işe bakarken hassas bakmamız lazım. Çok ciddi bir birikim var, kabul ama bir tarafta da Afrin var, Cerablus var. Bir tarafta şimdi Sincar’ı, Kandil’i konuşuyoruz. Bütün bunlar da ortada. Bunların konuşulduğu bir dönemde eğer hemen bedelliyi öne çıkarma noktasına gelirsek bu yanlış olur ve halkım bize bu noktada ‘Ne yapıyorsunuz’ der. Onun için seçimi atlatalım, seçimden sonra bu işin hem askeri boyutunu bir değerlendiririz, ondan sonra kendi kabinemizde, ekibimizle ortak aklı oluştururuz. Ona göre de inşallah onun adımını hayırlısıyla atarız.”

Programda bir soru üzerine Erdoğan, 2005 yılında Diyarbakır’da yaptığı konuşmayı hatırlattı.

O gün çok önemli bir şey söylediğini belirten Erdoğan, “Eğer, bu bir sorunsa benim sorunumdur ama şunu unutmayın; Türkiye’de sadece Kürt’ün sorunu yok, Türk’ün de sorunu var, Boşnak’ın da Laz’ın da hepsinin sorunu var.” ifadesini kullandı. Erdoğan, şimdi bu sorunların değil, terör sorununun olduğunu vurguladı.

Bu terör sorununun baş aktörünün PKK olduğuna işaret eden Erdoğan, “Şimdi biz, terör sorunuyla mücadele ediyoruz. Bu terör sorununu sıfırlayana, ortadan kaldırana kadar, son teröriste kadar bu mücadelemizi devam ettireceğiz.” diye konuştu.

Diyarbakır mitinginde karşısındaki 40 bin kişiye “Artık Kürt sorunu yoktur.” dediğini anımsatan Erdoğan, bu konuşmasını herkesin alkışladığını ifade etti.

“Ret politikalarını kim kaldırdı? Biz kaldırdık. İnkar politikalarını kim kaldırdı? Biz kaldırdık. Baskıcı politikaları kim kaldırdı? Biz kaldırdık.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi öz dilinde eğitim öğretimi alma imkanını kim getirdi? Biz getirdik. Kürt kardeşlerimizi çok aldattılar. Kendi devletine onları düşman hale getirdiler. Şimdi ben diyorum ki ey benim Kürt kardeşim, seni kendi devletine düşman hale getirenlere karşı tavrını koy, bu oyuna gelme. Diyarbakır’da 6-7 Ekim’de 53 tane Kürt evladımızı öldürenler, senin siyasi temsilini alabilecek kişiler olamaz. Diyarbakır Belediyesi’nin önünde ağlatılan o Kürt anneler, unutma ki senin annen. Onların kızlarını Kandil’e kaçıranlar kimler? PKK terör örgütü. Bunlar mı sizin temsilciniz olacak? İşte 24 Haziran bunlara gerekli dersi, cevabı verme günüdür. Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak size ‘kardeşlerim’ olarak hitap ediyorum. Niye? Çünkü benim Rabbim bizi kardeş olarak yarattı. ‘Müminler kardeştir’ buyuruyor Rabbim. Madem ki müminler kardeştir, o zaman kardeşliğimizin gereğini yerine getirelim. Yunus’un diliyle de birbirimizi sevelim. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevelim.”

“KENETLENİRSEK, BU MİLLETİ KİMSE BÖLEMEZ”

Ayrımcılığa gidilmemesi gerektiğini anlatan Erdoğan, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Roman ayrılığının olamayacağına dikkati çekti.

“Eğer biz, birbirimizi sever kenetlenirsek, bu milleti kimse bölemez.” diyen Erdoğan, “Rabia” işaretini hatırlatarak, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Buna kimse ‘hayır’ der mi? Şu anda bunu yapıyoruz.” dedi ve ırkçılığı kesinlikle reddettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kandil operasyonuna ilişkin ayrıntılar” hakkında bir soruya karşılık, “Artık biz, eski Türkiye değiliz. Üslerin üzerine düşen görevler var ama bunun yanında İHA’larla, SİHA’larla yaptıklarımız var. Bir de koordinatların belirlenmesinin ardından F-16’larla yapılacak olanlar var. Şimdi bir terörle mücadele süreci içerisinde kalkıp da bizler düşmana herhalde malzeme verme yolunu tercih edemeyiz. Bir gece ansızın gelebiliriz. Bizim stratejimiz bu olacak. Bir gece ansızın vurabiliriz.” yanıtını verdi.

“İSTERİZ Kİ ULUSLARARASI BAZDA ZORLASINLAR”

“Ali Koç’un Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığına seçilmesine” ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, Ali Koç’un açık ara bir başarı elde ettiğini hatırlattı.

Koç’u tebrik ettiğini belirten Erdoğan, “Yeni dönemde onun da artık bu beklenen başarıyı ortaya koyması lazım. Çünkü sadece Fenerbahçe’nin ulusal bazda müsabakaları olmayacak, onun da uluslararası bazda müsabakaları olacak. Zannediyorum hocayla devam etme gibi bir şey var. Ali Bey’in teknik ekiple, bütün futbolcularla atılacak adımlarla isteriz ki güçlü bir Fenerbahçe ortaya çıksın.” değerlendirmesini yaptı.

Galatasaray’ın da Fatih Terim’in kendine has üslubu ve ispatlamış olduğu bir konumuyla iyi bir noktaya geldiğini, Beşiktaş’ta Şenol Güneş’in tartışılmaz bir durumunun olduğunu belirten Erdoğan, Trabzonspor ve Başakşehir futbol takımlarının ulusal ve uluslararası bazda ortaya koyacağı başarının da kendilerini sevindireceğini söyledi.

Spor kulüplerine başarılar dileyen Erdoğan, “Galatasaray, Başakşehir, Fenerbahçe ve Beşiktaş uluslararası bazda artık şöyle bir zorlarlarsa işin başını bunlarla biz de tabii iftihar ederiz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Spor yapıyor musunuz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bu ara yok, nerede yapayım ama normal zamanda haftada üç gün böyle bir şeyim var, bu üç gün içerisinde ben bir aletli jimnastik çalışmasını yapıyorum. Bunun dışında şimdi havalar tabii artık güzel, havalar güzel olduğu için de hem basketbol hem futbol ekibimiz var. Onlarla beraber evin orada onları yapabiliyoruz. Tabii burada bütün mesele ter atmak. Teri atmak suretiyle işte o stresi onunla beraber zaten atabiliyorsunuz. Ekibimiz de iyi bir ekip ama ben tabii Cumhurbaşkanı olduğum için bana fazla dokunmuyorlar.”

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi eşi benzeri görülmemiş eser ve hizmetlere kavuşturmakla kalmadık. Aynı zamanda, terör örgütlerinden darbecilere, küresel vesayetçilerden ekonomik tetikçilere kadar, istiklalimize ve istikbalimize göz dikenlerin tamamının da hakkından geldik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla Adliye Sarayı yanındaki miting alanında Marmaris-Datça Yolu, Milas İçme Suyu Arıtma Tesisi ve Bodrum Devlet Hastanesi ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni’nde konuştu.

Marmaris ziyaretleri dışında epeydir Muğla’yla hasret gideremediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğlalılara “Sizleri özlemişiz” diye seslendi.

Bugün hem özlem gidermeye hem de şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlerin resmî açılışlarını yapmaya geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımda muhteşem bir katılım görüyorum. Bugün Muğla bir başka” dedi.

Eser ve hizmet siyasetlerinin en güzel örneklerini Muğla’da görmenin mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muğla’nın her karış toprağında izimiz var, emeğimiz var. Hamdolsun Muğla’mız da tarımıyla, turizmiyle, ticaretiyle bu emeklerimizi üretime, istihdama, kazanca dönüştürme konusunda çok başarılı” değerlendirmesini yaptı.

Geride kalan 20 yılda ülkenin altyapısından üstyapısına kadar tüm eksiklerini gidermiş, Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını önemli ölçüde tamamlamış olarak milletin huzurunda olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın geçmeye hazırlandığı yeni yönetim ve ekonomi düzeninde, Türkiye’yi hak ettiği seviyeye çıkarmanın ilk adımını attıklarını gördüğünü söyledi.

“ÜLKEMİZİ EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ ESER VE HİZMETLERE KAVUŞTURDUK”

Şimdi daha büyük hedeflerle, daha büyük bir öz güven ve güçle yönlerini geleceğe dönmüş durumda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan 12 yıl önce 2023 hedeflerimizi ilk açıkladığımızda zihinlerini geri kalmışlık ve faşizm kapanına hapsetmiş birileri, kendi akıllarınca bizi küçümsemiş, alaya almışlardı. Hep yaptıkları gibi 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek için başlattığımız her programa, her projeye, yatırıma ne diyorlardı? ‘Yapamazsınız.’ diyorlardı. Böyle engellemeye çalıştılar ve bu onlar için hezeyandı ama bunu dün gibi hatırlıyoruz” diye konuştu.

Yatırımlara karşı çıkanlara kulak asmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii biz AK Gençlik’le, AK kadrolarla bunlara yüz vermedik. Hiç kulak asmadık. Bizim baktığımız tek yer milletimizdir, milletimizin özlemleridir, milletimizin talepleridir, milletimizin ihtiyaçlarıdır. Hamdolsun her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde sadece ülkemizi eşi benzeri görülmemiş eser ve hizmetlere kavuşturmakla kalmadık aynı zamanda terör örgütlerinden darbecilere, küresel vesayetçilerden ekonomik tetikçilere kadar istiklalimize ve istikbalimize göz dikenlerin tamamının da hakkından geldik. Kendi milletinden umudunu kesenlerin, ülkemizin kutlu yürüyüşünü engellemek için sergiledikleri kepazeliklere rağmen Cumhuriyetimizin 100. yılına coşkuyla, gururla, heyecanla girdiğimiz bir döneme ulaştık.”

“BU MİLLET TERÖRDEN BESLENENLERE, KAN EMİCİLERE BU ÜLKEDE YOL VERMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havaalanından buraya gelene kadar yol boyu tıklım tıklım olduğunu aktardı.

Müstemleke zihniyetlilerin kepazeliklerinin bitip tükenmek bilmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacak bir savunma sanayi projemizin açılışında, ordumuzun komutanlarıyla birlikte yaşadığımız sevince tahammül edemediklerini hep birlikte gördük. Bay Kemal, Sakarya Arifiye’de bu ordunun başkomutanı olarak Tayyip Erdoğan ne yaptı? Orada Fırtına obüslerinin teslim törenini yaptı. Senin hayatında, senin aklında böyle bir şey var mı, böyle bir şey yapabilir misiniz? Altay tanklarının teslimini yaptık Bay Kemal. Bunlarla ordumuz çok daha güçlü. Ordumuz bunlarla o terör örgütlerini ne yaptı? İnlerine gömdü inlerine. Bay Kemal, sen bu teröristlerle dirsek dirseğe dolaştın. Cezaevlerindeki teröristleri de nasıl çıkarırız diye bunun gayreti içerisindesin. Boşuna uğraşma, o teröristler öyle oralardan çıkamazlar. Ama bu şimdiden vadediyor. Yahu, Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan bu Demirtaş değil miydi? Şimdi çıkmış bu, ‘onları çıkaracağım’ diyor. Bu millet sana bu yolu açmaz. Bu millet terörden beslenenlere, kan emicilere bu ülkede yol vermez.”

Millete güvendiğini ve millete inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu yolda böyle yürüyeceğiz. El ele yürüyeceğiz, omuz omuza yürüyeceğiz. Hak ve özgürlük denilince biz milletimizle el ele olmayı anlarız, kan emicilere asla prim vermeyiz. Ama bu zihniyet önce Sakarya Arifiye’deki fabrikanın bu seviyeye gelmesini sağlayan yatırımlarımızı sabote etmek için yapmadığını bırakmadı. Her türlü yalan ve iftirayı kullanarak yürüttüğü bu ihanet kampanyasında başarılı olamayan bu habis zihniyet, bu defa doğrudan kahraman ordumuzu ve şerefli komutanlarımızı hedef alarak asıl niyetini gösterdi.”

“Muğla seninle gurur duyuyor” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de sizinle gurur duyuyorum. Gönüllerde köprüler kuralım ve destanları beraber yazalım” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her gün sınırlarımızı taciz eden Yunanistan’a, elinde on binlerce masumun kanı olan PKK’ya, ülkemizin son dönemde gördüğü en büyük ihanet çetesi olan FETÖ’ye, egemenliğimizi hedef alan ülkelere, velhasıl Türkiye ve Türk milleti düşmanlarına göstermediği, gösteremediği tepkiyi, ordumuzun komutanlarına fütursuzca sergileyen, seviyesizce hakaret eden bir kişi bu ülkenin siyasetçisi olabilir mi? Kardeşlerim anayasamıza göre bu kardeşiniz, bu ordunun başkomutanıdır. Bunu ben söylemiyorum anayasamız söylüyor.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerin “Bir gece ansızın gelebiliriz” sloganları üzerine de “Aynen öyle, bir gece ansızın gelebiliriz ve geleceğiz” ifadesini kullandı.

“KENDİ ÜRETİMİNİ YAPABİLEN TÜRKİYE GERÇEĞİNE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”

Muhalefetin, ülkenin ve milletin hangi menfaatini savunacağını ve hangi hedefini hayata geçirebileceğini soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii biz bunların asıl karın ağrılarını çok iyi biliyoruz. Bunlar Arifiye’deki atıl fabrikanın, ülkenin savunma sanayiinin en önemli üretim tesislerinden biri olmasından rahatsızlar. Bunlar karasından havasına, denizinden siberine kadar savunma sanayiinin her alanında kendi tasarımını, kendi üretimini yapabilen Türkiye gerçeğine tahammül edemiyorlar. Bunlar, terörü sınırları içinde bitirmekle kalmayıp sınırları ötesinde de teröristlerin başını ezen Türkiye fotoğrafına dayanamıyorlar” dedi.

Muhalefetin, küresel krizler karşısında diz çöküp teslim olmak yerine krizleri fırsata dönüştüren Türkiye tablosunu içlerine sindiremediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü bunların tüm hayatları, vesayetçilerin ve darbecilerin yönetimini kendilerine altın tepside sunduğu ülke hayaliyle geçmiştir. Rahmetli Menderes’i idam sehpasına gönderip ülkenin başına böyle çullandılar. Rahmetli Demirel’i muhtıralarla yıpratıp ülkenin başına böyle çöreklendiler. Rahmetli Özal’ı binbir yalan ve iftirayla devreden çıkartıp ülkenin başına böyle musallat oldular. İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bize de aynısını yapmak için çok uğraştılar. Ülkeye ve millete daha büyük hizmetler kazandırmak için harcamamız gereken vaktimizin ve enerjimizin bir kısmını, bunlarla mücadeleye ayırmak mecburiyetinde kaldık. Partimizi kapatmaya teşebbüs etmekten sokakları karıştırmaya, terör örgütlerini cesaretlendirmekten darbecilere alkış tutmaya kadar her yolu denediler. Dışarıda ve içeride Türkiye’yi hedef alan kim varsa hepsinin yanında bunlar yer aldılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, işte ben şu anda karşımdaki bu muhteşem kalabalığın, az önce resmî rakamını sordum, dedim ne kadar? Resmî rakamı aldım, elhamdülillah 50 bine varan bir katılımla bugün buradayız. Bunlar bir tek kendi ülkelerinin, kendi insanlarının mücadelesine destek olmadılar. Şimdi de aynı kafayla, yeni oyunlar peşinde koşuyorlar.”

“BUNLAR ANAYASA’YI DA HİÇ OKUMAMIŞLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masaya değinerek, “Bir masa kurmuşlar, etrafındaki herkesten ayrı ses çıkıyor. Herkes ayrı baş çekiyor, herkes ayrı hesap yapıyor. Bunlar Anayasa’yı da hiç okumamışlar. Sen nasıl oluyor da daha seçilmemişsin ve seçilmediğin hâlde nasıl oluyor da ‘hemen seçime gideriz’ diyorsun? Neyse, olanlar oldu. Bunların, ‘Allah bir’ dediğine inanın, başka hiçbir şeye inanmayın. Çünkü Allah bir” dedi.

“Masanın altında, üstünde sakladıkları, gözükmeyen ortakları ayrı telden çalıyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha ortada fol yok, yumurta yok. Sizin deyiminizle şerlenmelerinden, şımarmalarından yanlarına varılmıyor. Çünkü bunlar sadece zarar dostudur. Ülkenin ve milletin iyiliğini istedikleri tek bir örnek görülmemiştir. Ülkemize 20 yıldır kazandırdığımız her eser ve hizmeti, demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın tamamını nasıl bunlara rağmen yaptıysak inşallah Türkiye Yüzyılı vizyonunu da aynı şekilde hayata geçireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “Bunun için şimdi Muğla’dan destek istiyoruz. Öyle bir ses verin ki altta Akdeniz’in, üstte Marmara’nın her karışından duyulsun. Muğla, 2023’te güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu bir kez daha açmaya hazır mıyız? Muğla, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? Muğla, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride onların maşalarının heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Muğla, bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak 2023’te Cumhuriyetimizin yeni asrını karşılamaya hazır mıyız?” diye seslendi.

Alandakilerin hep bir ağızdan “evet” karşılığını vermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim sizlerden razı olsun” dedi.

“5 MİLYAR 221 MİLYON LİRA YATIRIM BEDELİNE SAHİP PROJELER”

Vatandaşlarla her buluşmalarının bir eser ve hizmet şöleni şeklinde gerçekleştiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün de Muğla’da çeşitli kurumlarımızca şehrimize kazandırılan 5 milyar 221 milyon lira yatırım bedeline sahip projeler ile ilçe belediyelerimizin 523 milyon liralık yatırımlarının resmî açılışını yapıyoruz. Eğitimde, anaokulundan liseye kadar çok sayıda yeni okulumuz ile aralarında deprem güçlendirme çalışmalarının da bulunduğu diğer yatırımlardan oluşan 17 projeyi resmen hizmete açıyoruz. Ziya Paşa ne diyor? ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Üniversitemizin yeni fakülte ve yüksekokul binaları ile altyapı ve çevre düzenlemeleri çalışmalarının resmî açılışını da buradan yapıyoruz. Menteşe’deki 2’şer bin kişi kapasiteli iki öğrenci yurdunun, Fethiye’deki 1350 kişilik öğrenci yurdunun, Bodrum Gençlik Merkezi ve Spor Salonu’nun, Dalaman Spor Salonu’nun, Marmaris Stadı’nın, Milas Spor Salonu’nun resmî açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Sağlıkta, Bodrum’da 150 yataklı, Milas’ta 150 yataklı, Yatağan’da 100 yataklı devlet hastanelerimiz ile Ula Sağlık Merkezi’ni hizmete açıyoruz. Ulaştırmada, Muğla-Kale yolunun tamamlanan 6 kilometresi ve tünelinin, Bozburun-Datça yolunun tamamlanan kısımlarının, Milas tarihî Sarıçay Köprüsü restorasyonunun açılışlarını da bugün yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda, Milas İçmesuyu İsale Hattı ve Arıtma Tesisi, Menteşe Göktepe sulaması, Seydikemer Eşen Çayı ve Akçay Deresi ıslahı, Girme ve Seki Arazi Toplulaştırması, ilçelerdeki göletlerin ağaçlandırma çalışmaları ile ORKÖY ve kırsal kalkınma yatırımları hibe desteklerinin resmî açılışlarını gerçekleştireceklerini belirtti.

Çevre ve şehircilikte 644 milyon liralık bir yatırımla tamamlanan Muğla Kanalizasyon Şebekesi ve Arıtma Tesisi ile ilçelerdeki altyapı yatırımlarının da resmî açılışlarını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide aralarında 422 milyon liralık yatırım olan Yatağan Pamukkale Enerji İletim Hattı’nın da bulunduğu çok sayıda yatırımı da hizmete açacaklarını söyledi.

Valilik tarafından tamamlanan yol yapımları, antik kentlerdeki kazılar, restorasyonlar, çevre düzenlemeleri, çeşitli kurumların hizmet binaları ve diğer yatırımlar ile Köyceğiz, Ula, Kavaklıdere, Ortaca, Dalaman, Seydikemer ve Yatağan belediyelerinin 86 ayrı projesini de resmen hizmete açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi.

“MUĞLA’YA TOPLAM 50 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”

Emeği geçen bakanlıkları, belediyeleri ve kurumları da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İktidara geldiğimiz günden bugüne Muğla’ya toplam 50 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele yok, icraat, icraat, icraat” diye konuştu.

Eğitimde 3 bin 325 yeni derslik kazandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, toplam 69 spor tesisi inşa ettiklerini söyledi.

Kentteki ihtiyaç sahiplerine toplam 2,5 milyar lira tutarında kaynakla destek olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sağlıkta toplam 1541 yataklı 16 hastane dahil 38 sağlık tesisi inşa ettik. Çevre ve şehircilikte Muğla’da 3 bin 355 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 953 konutun yapımına devam ediyoruz. Muğla için İlk Evim projemiz kapsamında toplam 2 bin 599 konut inşa edecek, İlk Arsa projemiz kapsamında da 5 bin 500 altyapılı arsayı sizlerin hizmetine sunacağız. İktidara geldiğimizde Muğla’da 8 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine ulaşılabilir iken bugün 33 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 94’üne hizmet veriyoruz. Ulaştırmada 90 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna 367 kilometre ilave yaparak toplamda 457 kilometreye ulaştırdık. Geçtiğimiz yıl 4,6 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas Bodrum Havalimanı’nı yeniledik. Ören ve Turgut Reis yat limanlarını, Bodrum ve Güllük iskelelerini tamamlayıp şehrimize kazandırdık.”

“234 MİLYON FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURDUK”

Tarım orman alanında Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 18 sulama tesisi, bir arazi toplulaştırma, 66 taşkın koruma tesisi, 7 gölet ve 10 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptığımız sulama projeleriyle Muğla’da yaklaşık 105 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, 60 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 barajın inşası sürüyor. Şehir genelinde 110 bin hektar alanda çalışma yaparak 234 milyon fidanı toprakla buluşturduk” diye konuştu.

Arıcılığı geliştirmek ve organik bal üretimini desteklemek için 14 bal ormanı kurduklarına da işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere toplam 2,1 milyar liralık tarımsal destek verdiklerini, 9 tarımsal ovayı da koruma altına aldıklarını söyledi.

Muğla’daki turist sayılarına ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yabancı turist sayısına göre ilk üçte, iç turizmde ise ilk sırada yer alan Muğla’mızın toplam turist sayısı, önceki yıla göre yüzde 37 artış göstererek 6 milyonun üzerine çıktı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’ya sanayi ve teknolojide, bir teknopark ile 2 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını da belirterek şunları kaydetti: “İşverenlerimizi toplam 4,1 milyar lira tutarındaki prim teşvikiyle destekledik. Enerjide Muğla’ya, Menteşe’ye, Yatağan’a, Ula’ya, Kavaklıdere ve Bayır’a doğal gaz arzını sağladık. Bitmedi, önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını inşallah sağlayacağız. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Muğla’ya hizmetlerimizi anlatmakla bitiremiyoruz, inşallah önümüzdeki dönemde şehrimizi daha çok, daha büyük hizmetlerle buluşturacağız. Türkiye Yüzyılı destanını Muğla’yla, siz Muğlalılarla birlikte yazacağız. Zaman daraldı, seçime ana kademe yoğun bir şekilde gidiyor muyuz? Sandıkları patlatıyor muyuz? Şimdi öyle bir seslenelim ki tüm Türkiye duysun. Muğla’dan inşallah sandıkları patlatarak geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, hizmete alınacak projelerin bulunduğu noktalara canlı bağlantı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle kurdele keserek hizmete alınan eserlerin toplu açılışını yaptı.

Törene, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları selamlayarak kütüphanenin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Hayatını kaybeden sanatçı Burhan Çaçan’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burhan Çaçan yürek tellerimizi titreten, güçlü sesi, kendine özgü yorumu ve her zaman koruduğu vakur duruşuyla hem halkımızın gönlünde taht kurmuş hem de Türk halk müziğine eşsiz katkılar yapmış bir sanatçımızdır. Merhum sanatçımız bizim de ilk gençlik yıllarımızdan itibaren severek dinlediğimiz, şahsiyetini hep takdir ettiğimiz gerçekten müstesna bir insandı. 45 yıllık sanat hayatı boyunca birbirinden değerli albümlere imza atan Burhan Çaçan vefatıyla geride doldurulması zor bir boşluk bırakmıştır. Rabbim merhum sanatçımızı rahmeti ve merhametiyle kuşatsın. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır versin diyorum” ifadelerini kullandı.

Kütüphaneye dönüştürülen Rami Kışlası’nın ülkenin son 2,5 asırlık tarihinde çok önemli bir yeri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de buranın gıda çarşısına dönüştüğü dönemde peynir, sucuk ve pastırma satışı yaptığını söyledi.

Burada bir geçmişini kenara koymanın mümkün olmadığını, buranın top sahası olduğu dönemde futbol da oynadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama hepsinden öte Sultan 2. Mahmut 1828-1829’daki Osmanlı Rus Savaşı’nın askerî ve idari yönetimini bu kışladan yürütmüştür. Cumhuriyet döneminde de aynı amaçla uzunca bir süre kullanılan kışla daha sonra az önce ifade ettiğim gibi Gıda Toptancıları Sitesi de dâhil farklı biçimlerde değerlendirilmiştir” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman içinde ciddi bir tahribata uğrayan bu abide eseri İstanbul’un en büyük kütüphanesi olarak düzenlemek için yürüttükleri çalışmaların nihayet sona erdiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Rami’yi sadece bir kütüphane değil pek çok faaliyetin de yapılabileceği bir kültür merkezi olarak planladık. Buradaki kütüphanemiz haftanın her günü, günün 24 saati gençlerimiz başta olmak üzere kitapseverlere hizmet verecektir. Kullanım alanı 36 bin metrekareyi geçen, peyzaj alanı 51 bin metrekareyi bulan, diğer ilaveleriyle yaklaşık 110 bin metrekarelik bir alanda şu andaki yapıya kavuşmuş bulunuyoruz. Kütüphanemizde ilk etapta 2 milyonu aşkın kitap ve 4 bin 200 kişilik kapasitesiyle hizmete başlamasından memnuniyet duyuyorum. Kitap sayımız elbette zaman içinde daha da artacak. Kütüphane bünyesindeki Atatürk İhtisas Kütüphanesi de 25 bin ciltlik külliyatıyla kendi alanında önemli bir ihtiyacı karşılayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami bünyesindeki Yazma Eserler Kütüphanesi’nin de buraya ayrı bir derinlik katacağını dile getirerek günümüzün olmazsa olmazı dijital kaynakların da burada meraklılarıyla buluşacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kütüphanede emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 100’üncü yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefine adım adım yaklaştıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin her türlü takdirin üzerinde olduğunu söyledi.

Ülkenin özellikle de İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmayı ecdada karşı sorumluluklarının bir gereği olarak gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstelik sadece bununla kalmadıklarını, modern sanatların ülkede yaygınlaşmasını sağlayacak projeleri de hayata geçirdiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesinde ülkenin en iyi altyapısına sahip bir kongre ve kültür merkezi, sergi merkezi ve kütüphaneyi milletin hizmetine sunduklarını anımsatarak, yine Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya Köşkü’ndeki, Tarabya Yerleşkesi’ndeki, Dolmabahçe’deki, Yıldız Sarayı’ndaki tarihî eserleri restore ederek, Vahdettin Köşkü’nü o yanmış hâlinden sonra bugünkü hâline getirerek, yeni baştan yaparak, tarihe sahip çıktıklarını dile getirdi.

Millî Saraylar Başkanlığını, Cumhurbaşkanlığına bağlayarak, ecdat yadigârı pek çok eserin ihyasını sağladıklarını, bunlarla beraber Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’ni yürütülen tüm olumsuz kampanyalara rağmen yeniden ve çok daha güzel bir şekilde İstanbul’un kültür sanat hayatına kazandırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Diğer yandan Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Bir taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığımız diğer taraftan Millet Bahçeleri bünyesindeki kütüphane çalışmalarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, öte yandan belediyelerimiz, ülkemizi ve gençlerimizi kitapla buluşturmak için canla başla çalışıyor. Tabii üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın son dönemde bu konuda gösterdiği gayretlerin de yakın takipçisiyiz. Yeni bir anlayışla dönüştürdüğümüz ve inşa ettiğimiz kütüphanelerimizin gençlerimiz nezdinde gördüğü kabule gittiğim her yerde şahit oluyorum. Eskiler ‘şerefü’l mekin bil mekân’ derler. Yani bir mekânın şerefi, değeri, anlamı orada bulunanlarladır. Bu mananın bu sözün en iyi vücut bulduğu yerlerin kütüphaneler olduğuna inanıyorum. İşte burası böyle bir eserdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle birlikte tüm vatandaşların kütüphaneyle ünsiyeti ne kadar güçlendirilirse geleceğin o derece emniyette olacağının altını çizerek, “Az önce buradaki bir Anadolu Lisesi’nin mensubu gençlerimizle bir arada olduk. Ve ‘Cumhurbaşkanım 5 dakikada artık okulumuzdan buraya geliyoruz’ dediler. 5 dakika. ‘Başka?’ dedim, ‘Onları da söyleyin bakalım.’ Artık burada çorbanızı içecek misiniz? İçeceksiniz. Çayınızı içecek misiniz? İçeceksiniz. Kahvenizi içecek misiniz? İçeceksiniz. Kek, onu da yiyeceksiniz, para yok. Tabii çok mutlular. Yarın sabahtan itibaren bu uygulama da başlıyor” diye konuştu.

Geriye doğru bakıldığında, kütüphanelerin ne kadar zengin, ne kadar yaygın, ne kadar hareketliyse medeniyetin o derece ürettiğini, devletin o derece güçlü, milletin o derece müreffeh olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim medeniyetimiz kitapla, defterle, kalemle, mürekkeple, okumakla, anlamakla, sormakla, anlatmakla yoğrulmuş, ilimle, irfanla, hikmet ve tefekkürle kıvamını bulmuştur. Duvarları kitaplarla dolu bir kütüphaneyi en kıymetli hazinelerden daha üstün tutan ecdadımız, her kütüphaneyi cennetten bir köşke benzetmiştir. Âlimleri, gölgelerinde soluklanılan cennet ağaçlarıyla kıyaslayan ecdat, onların eserlerini de bu ağaçların meyveleri olarak görmüştür. Elhamdülillah, nasıl bir ecdada sahibiz. İnşallah biz de onlara layık oluruz” değerlendirmesini yaptı.

“ADALET, HAK, HAKKANİYET VE FIRSAT EŞİTLİĞİ TEMELİNDE HİÇBİR AYRIM GÖZETMEKSİZİN ÇALIŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayırlı işlerin her biri gibi ilim, irfan, kültür, sanat faaliyetlerini de ibadet aşkıyla yürüten milletin, bu vasfı sayesinde asırlarca dünyaya ışık tuttuğunu, hâlen el üstünde tutulan eserler verdiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kütüphanelerimizin sembolü olduğu bereketli medeniyet iklimimiz, yerini fikri ve manevi kuraklığa bıraktıkça bu tablonun yerini gerileme, rehavet, sefalet almıştır. Kimi dönemlerde bu kuraklık iklimi özellikle tesis edilmiş, özellikle başımıza bir kara bulut gibi çöktürülmüştür. Ülkemizde yıllarca eğitim öğretimi ve entelektüel faaliyetleri hep tek yönlü bir formatlama aracı hem de belirli kesimlere mahsus bir ayrıcalık olarak tutmaya çalışan zihniyetin yol açtığı kısırlığı yaşadık. Çocuklarımızı ya okullara hiç almıyorlardı ya da faşizan baskılarla kendi ideolojik saplantıları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışıyorlardı. Rahmetli Menderes’in başlattığı, rahmetli Özal’ın sürdürdüğü bu ülkenin asli unsuru olan milletin evlatlarının akademiden bürokrasiye, medyadan iş dünyasına her alanda önlerini açma çabalarını hayırla yâd ediyoruz. Biz de hükûmete geldiğimiz günden beri adalet, hak, hakkaniyet ve fırsat eşitliği temelinde hiçbir ayrım gözetmeksizin, ülkemizin her köşesini ve milletimizin tamamını kuşatacak şekilde bu anlayışla çalıştık, çabaladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalkınmanın bir bütün olduğuna, en başında da eğitimin, kültür ve sanatın geldiğine inandığını ifade etti.

Bunun için önceliklerinin ilk sırasına eğitimi aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem geçmişin yanlışlarını düzeltecek, mağduriyetlerini giderecek hem de bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek bir eğitim altyapısı ve sistemi kurmak için kolları sıvadıklarını söyledi.

Okul öncesinden üniversiteye, oradan akademik basamakların en üstüne kadar tüm kademelerde köklü reformlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesleki eğitimi güçlendirmek dâhil tüm sistemi yeniden yapılandırdıklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteleri 81 vilayete yaygınlaştırdıklarını anımsatarak, şunları anlattı: “Çocuklarımızı ve gençlerimizi her alanda destekledik. Aynı şekilde kültür sanat altyapımızı tahkim ettik. Düşüncesine, yüreğine, becerisine, emeğine dayalı üretim yaparak ülkemize değer katan herkesin yanında olduk. Yaptığı işe, gerçekleştirdiği üretime, verdiği hizmete kendi değerlerinin damgasını vuran kültür sanat insanlarımızı özellikle teşvik ettik. Bunları yaparken asırlardır yolumuzu aydınlatan medeniyet güneşimizi tekrar en yükseğe taşıma peşinde koşuyorduk. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın diğer tüm başlıklarında kaydettiğimiz gelişmelerin de bu mücadeleyi destekleyen bir yönü vardı.”

Geçen 20 yılda ülkenin asırlık altyapı eksiklerini, demokrasi ve güvenlik ihtiyaçlarını gidermekte gerçekten çok büyük bir başarı yakaladıklarını ve bunu kimsenin inkâr edemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede eğitimde, kültür ve sanatta geldiğimiz yeri de çok önemli görüyoruz. Ama henüz bu alanlarda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadığımızın da farkındayız. Bizimki ancak hayalleri ve hedefleri büyük olanların yaşayabileceği bir hayıflanmadır. Yoksa asırlara bedel eserler ve hizmetler ortaya koyduğumuzdan asla şüphemiz yok” değerlendirmesinde bulundu.

“RAMİ KÜTÜPHANEMİZ GELECEĞE YATIRIMIN ESERİ OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya değişirken ülkemizin yerinde kalması demek gerileme işaretidir. Takip eden değil öncülük yapan diğer alanlar gibi kültürde de kendisine sunulanları tüketen değil, üreten bir Türkiye için gece gündüz çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla eğitim ve kültür başta olmak üzere ülkemizi küresel düzeyde marka hâline getirecek başlıkların tamamında da milletimizi hayallerine kavuşturacağız” diye konuştu.

Rami Kütüphanesi’ni, bu büyük yürüyüşte yeni bir halka, yeni bir safha olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rami Kütüphanemizi gezerken bütün gerek cilt hanesi yani mücellitlerimizi gördüm gerekse adeta bir ameliyathane gibi kitapların restorasyonlarının yapıldığı birimlere girdik. Oradaki arkadaşlarımızın nasıl bir hassasiyetle çalıştıklarını, adeta organ nakli yapar gibi o kitapların bütün gerçekten tahrip olmuş o yaprakları tek tek tek nasıl bir yerden bir yere naklettiklerini görmek, onlara şükran borcu olduğumuzu söylememek mümkün değil. Ve bu eserlerle beraber inşallah Rami Kütüphanemiz çok çok farklı geleceğe bir yatırımın eseri olacak. Ülkemize ve İstanbul’umuza hayırlı olmasını diliyorum. Dilediğimiz tüm kitapları buraya nakledebiliriz. Ve Kültür Turizm Bakanlığımızın bütçesine ayrıca bir destek vererek yurt içi, yurt dışından buraya her türlü inşallah kitapları alacağız. İthalatçılığımıza onu getireceğiz. Kitap ithali yapacağız dünyanın dört bir yanından ve Rami Kütüphanemizin bu uluslararası özelliğini de çok daha güçlü hâle getirmiş olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kütüphanede okuyacak, araştıracak, eser ortaya koyacak, yapılan faaliyetlerden istifade edecek herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına Rami Kütüphanesi’nin minyatürünü takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleriyle birlikte kurdele keserek kütüphanenin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesinde eşi Emine Erdoğan’la birlikte Rami Kütüphanesi’ni gezdi, öğrencilerle sohbet etti.

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir zihniyet devrimi de gerçekleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Arifiye Yerleşkesi BMC İşletmesi’nde Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’ne katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

BMC Power tarafından bugün teslim edilecek altı adet yeni nesil Fırtına Obüsü’nün hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu sayıyı önümüzdeki dönemde yeni teslimatlarla toplamda 140’a kadar çıkartacağız. Yeni nesil Fırtına Obüsleri şu an envanterde olan modellere kıyasla pek çok avantaja sahiptir. Yürütülen çalışmalar neticesinde obüslerimizin hem beka kabiliyeti hem de ateş gücü artırılmıştır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA HAMLELERİNİN ENGELLENMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin savunma hamlelerinin, geçmişte defalarca yaşandığı gibi, türlü ayak oyunlarıyla engellenmesine asla müsaade etmeyeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayii alanında da tam bağımsızlığımızı ilan edene kadar durmayacak, dinlenmeyecek, en küçük bir geri gidişe rıza göstermeyeceğiz. İşte bugün burada olduğu gibi, kamu ve özel sektör iş birliğiyle, inşallah ülkemizi başarıdan başarıya koşturacağız” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin zincirlerini kırdığı alanların başında savunma sanayiinin geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, teknoloji merkezleriyle son 20 yılda bu alanda hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir zihniyet devrimi de gerçekleştirdik. Daha önce başlattığı stratejik projeler emekleme aşamasındayken akim bırakılan ülkemiz, bizimle birlikle ilk defa projelerinin neticelendiği, uygulamaya geçtiği, başarısını ispatladığı günleri gördü. ‘Yapılamaz’ denilen, ‘hayal mahsulü’ olarak nitelenen birçok kritik projeyi, hamdolsun tek tek gerçeğe dönüştürdük.”

Okumaya devam et

TAKVİM

Haziran 2018
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

PETROL TV

SON DAKİKA HABERLER

DÜNYA4 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA4 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA3 hafta ago

“Krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2022 Yılı Dış Ticaret Rakamları Açıklaması” programında yaptığı konuşmada, “Tüm dünyayı derinden etkileyen Kovid-19 salgını, küresel tedarik zincirlerindeki...

DÜNYA3 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik...

DÜNYA4 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı. Cumhurbaşkanı...

DÜNYA4 hafta ago

“Senegal’le her alandaki iş birliğimizi geliştirme noktasında ortak iradeye sahibiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulunan Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Senegal...

DÜNYA4 hafta ago

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023 hedeflerimizle, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser...

DÜNYA1 ay ago

“TÜRKİYE YÜZYILI, UMUDUN, SEVİNCİN, HEYECANIN DA YÜZYILI OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’de gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sarılıyoruz, Türkiye Yüzyılı’yla vizyonumuzu genişletiyoruz. Her küresel...

ENERJİ1 ay ago

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri, Avrupa’daki en büyük yer altı depolama tesisi haline geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri Yer Altı Doğal Gaz Depolama Tesisi Kapasite Artış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kısa ve orta vadede küresel enerji...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK Genel Kurulu’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 28. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 ay ago

“Tarihî İpek Yolu’nun önemli güzergâhını konforlu, güvenli bir ulaşıma kavuşturuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos Devlet Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tarihî İpek Yolu’nun bu önemli güzergâhını 79 kilometrelik iki geliş, iki...

AKARYAKIT2 ay ago

Shell & Turcas Petrol A.Ş. | BUNUN ADI TİCARET OLAMAZ.

Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı ve Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı : Hak Hukuk Kanun Tanımıyorsunuz . Bazı Yöneticiler...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde dünya liderliğine yükselme yolumuz açıktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) 7. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında,...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ASELSAN Konya Silah Sistemleri Fabrikası, Büyükşehir Yatırımları ve Afşar Barajı ile Yapımı Tamamlanan Diğer Tesislerin Toplu...

DÜNYA2 ay ago

“PAKİSTAN, TÜRK MİLLETİNİN GÖNLÜNDE HER ZAMAN MÜSTESNA BİR KONUMA SAHİP OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan MİLGEM Korvet Projesi’nin üçüncü gemisinin denize indirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, “Kardeş Pakistan’la savunma sanayii alanındaki ilişkilerimizi taçlandıran...

DÜNYA2 ay ago

“Kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü münasebetiyle düzenlenen programda yaptığı konuşmada, “Bugün dünyadaki tüm ülkeler, kalkınma vizyonlarının...

DÜNYA2 ay ago

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN “YUSUFELİ İLE TÜRKİYE’YE AYRI BİR GÜÇ KATACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri, Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani’nin davetine icabetle 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılış törenine...

AKARYAKIT2 ay ago

Akaryakıt sektörü | Shell &Turcas | Ahmet erdem

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Ahmet erdem ,52 yıllık shell bayisine kumpas kurmaya utanmıyormusun? Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı...

AKARYAKIT2 ay ago

Shell | Ahmet erdem

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Ahmet erdem ,52 yıllık shell bayisine kumpas kurmaya utanmıyormusun? Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Devlet Başkanı Widodo ile bir araya geldi

G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Endonezya‘nın Bali Adası’nda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ile görüştü....

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Endonezya’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi nedeniyle gittiği Endonezya’nın Bali adasına ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Bali Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı’nda,...

DÜNYA2 ay ago

“Türkiye’yi ve Türk milletini terörle teslim alma çabaları, dün olduğu gibi bugün ve yarın da hedefine ulaşamayacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi nedeniyle Endonezya’ya hareketi öncesi düzenlediği basın toplantısında, İstiklal Caddesi’ndeki patlamada can kaybı ve yaralıların olduğunu...

DÜNYA2 ay ago

“Türkiye’yi doğal gazda merkez ülke hâline getirecek adımlar atıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu Bozkurt–Abana–Cide–İnebolu İlçelerine Doğal Gaz Verme Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Şehirlerimizi doğal gaz ağlarıyla örerken Türkiye’yi doğal gazda merkez...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Semerkant’ta “Türk Dünyası Ali Nişanı” verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi için bulunduğu Özbekistan’ın Semerkant şehrinde, Türk dünyasına hizmetlerinden...

DÜNYA2 ay ago

“Türk Yatırım Fonu’nun en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türk Yatırım Fonu’nun mümkün olan en kısa sürede hayata...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan’ın tarihî Semerkant şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi’ne katıldı. Özbekistan Cumhurbaşkanı...

DÜNYA2 ay ago

Emine Erdoğan, Semerkant’ta Özbekistan’ın Renkleri Sergisi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özbekistan ziyaretine eşlik eden eşi Emine Erdoğan, Özbekistan’ın Renkleri Sergisi’ni ziyaret etti. Emine Erdoğan, sosyal medya...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Özbekistan’ın Semerkant kentinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Özbekistan’da Yüksek Düzeyli İmam Buhari Nişanı takdim edildi

Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi nedeniyle Özbekistan’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından Yüksek Düzeyli İmam...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile bir araya geldi

Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Zirvesi’ne katılmak üzere Özbekistan’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya...

DÜNYA2 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Özbekistan’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi nedeniyle gittiği Özbekistan’ın Semerkant şehrine ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Semerkant Uluslararası Havalimanı’nda,...

DÜNYA2 ay ago

“Semerkant Zirvesi’nin Türk devletleri arasındaki iş birliğini çok daha ileri taşıyacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan ziyareti öncesinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Semerkant Zirvesi’nin ortak bir dili, tarihi ve kültürü paylaşan Türk devletleri arasındaki...

DÜNYA2 ay ago

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 84. yıl dönümü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 84. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı. Anıtkabir’deki...

AKARYAKIT2 ay ago

Royal Dutch Shell Başkan | Andrew Mackenzie

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Shell Yönetim Kurulu Başkanı  Sayın Andrew Mackenzie bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını...

AKARYAKIT3 ay ago

WAEL SAWAN ; SHELL CEO | TÜRKİYE

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Sayın WAEL SAWAN bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak...

AKARYAKIT3 ay ago

WAEL SAWAN ,SHELL TÜRKİYE

Sayın WAEL SAWAN bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak Gözlerine kestirdikleri bayilere Tuzak kurarak...

DÜNYA3 ay ago

“Türkiye Yüzyılımızın en iddialı alanlarından birisini sağlık olarak belirledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılımızın en iddialı alanlarından birisini de sağlık olarak belirledik. Büyük...

DÜNYA3 ay ago

“Togg, 85 milyonun ortak gururudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg Gemlik Kampüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Seri üretim bandından indirip sizlerin huzuruna çıkardığımız bu ilk araçla, 60...

DÜNYA3 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 99. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı...

DÜNYA3 ay ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

“Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne çıkarmak’ için kesintisiz bir mücadele içindeyiz” Cumhuriyetin kuruluşunun 99. yıl dönümü nedeniyle bir...

REKLAM

HABER BURADA