Connect with us

DÜNYA

Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir

Yayınlanan

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada; ülkemize yönelik saldırıların, aptalların değil ancak alçakların işi olabileceğini vurgulayarak, “Samimi olarak dostlarımızın sayısını çoğaltmanın, düşmanlarımızın sayısını azaltmanın peşindeyiz. Ama bu asla, bizi can evimizden vurmaya kalkanları öylece oturup seyredeceğimiz anlamına gelmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Dün yapılan seçimde yeniden TBMM Başkanlığına getirilen İsmail Kahraman’ı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar TBMM’nin önünde yoğun ve önemli bir gündem olduğuna işaret etti.

“AK PARTİ, MİLLETİN PARTİSİ OLARAK DOĞMUŞ, BUGÜNE DE AYNI ANLAYIŞLA GELMİŞTİR”

2019 yılında yapılacak seçimlere, AK Parti’nin teşkilatını güçlendirmiş, yenilemiş ve tahkim etmiş olarak gireceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, milletin partisi olarak doğup bugüne de aynı anlayışla geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmet etme şerefine nail olduğumuz davanın büyüklüğü bize, kendi şahsi hesaplarımızın peşinde koşma imkânı tanımıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde 15 Temmuz’da olduğu gibi ölümün üzerine giderek, gerektiğinde 15 yıldır yaptığımız gibi gece-gündüz çalışarak, gerektiğinde tehditleri, tuzakları, kumpasları bozarak bu yolda yürümeye mecburuz” şeklinde konuştu.

Milletin teveccühü ve desteğiyle elde ettikleri başarılar sayesinde Türkiye’yi bugünkü seviyeye getirdiklerini; şimdi de, çok daha büyük mücadeleler için, yine milletin destek ve teveccühüne talip olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için her seçim sadece bir güven tazeleme değil, onunla birlikte yeni bir yol açma, yeni bir vites yükseltmedir. Dünyada ve özellikle de bölgemizde öyle bir değişim süreci yaşanıyor ki, eğer hedeflerimizin çıtasını ve çalışma tempomuzu sürekli yükseltmezsek, hem kendimizi, hem ülkemizi geriletiriz. Böyle bir vebalin altına giremeyiz” dedi.

“İLK DEFA MİLLÎ BİR TAVIR GÖSTEREBİLECEKLERİ ÜMİDİNE KAPILMIŞTIK”

Meselenin AK Parti’nin geleceği değil, Türkiye’nin mukadderatı olduğunu çok iyi bildiklerini; sadece kendi çıkarları için, Türkiye’nin zarar görmesi pahasına AK Parti’ye ve kendisine yüklenenlere milletin bu yüzden itibar etmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bakınız, 17-25 Aralık’ta hukuk kisvesi altında ülkemize tarihin en büyük tuzaklarından biri kuruldu. Bizim dik duruşumuz ve milletimizin feraseti sayesinde bu tuzak başarısız olunca, aynı tezgâhı götürdüler Amerika’da kurdular. Birileri hâlâ FETÖ’nün ağzıyla bizi itham etmeyi sürdürüyorsa, sebebi ancak aynı tuzakta onlara verilen rolü oynamaktır. Ana muhalefet partisi kendi resmî raporunda, bölücü terör örgütünün eylemlerini, ‘halkın PKK ile iktidar arasında sıkışması’ olarak tarif edebiliyorsa, bu üstlenilmiş bir misyonun itirafıdır. Aynı çevreler, hepimizin gözü önünde yaşanan 15 Temmuz ihanetine hâlâ ‘tiyatro’, hâlâ ‘kontrollü darbe’ diyebiliyorsa, bu sözü onlara kimlerin söylettiğine bakmak gerekir. Bunların, NATO’da yaşanan şahsım ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’le ilgili skandal üzerine, ilk defa millî bir tavır gösterebilecekleri ümidine kapılmıştık. Maalesef, aradan 3 gün geçmeden, gerçek tıynetleri ortaya çıktı ve bu hadiseyi de, tıpkı 15 Temmuz gibi ‘tezgâh’ diye yaftalamaya başladılar. Bugün ülkemizi dünyada sıkıntıya sokan ne kadar hadise varsa, hepsinin de arkasında, ya FETÖ, ya PKK, ya işte bu örneklerdeki gibi kifayetsiz muhterislerin parmağı bulunuyor. Biz FETÖ’yü vatanımızdan söküp attık; ama görüyoruz ki bu örgüt kendi anavatanında rahatça faaliyetlerini sürdürüyor.”

“BİZE ASIL CAN ACITICI DARBELER ZAHİRDE BİZDEN GÖRÜNEN ALÇAKLARDAN GELİYOR!”

Aynı şekilde PKK’nın, alelade bir terör örgütü olmaktan çıkıp Türkiye’ye saldırmak isteyen herkesin kullanımına açık bir pislik yuvasına dönüştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gerçek düşmanlarımızla baş ederiz, hamdolsun bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Bize asıl can acıtıcı darbeler düşmanlarımızdan değil onlarla birlikte hareket eden ve zahirde bizden görünen alçaklardan geliyor!” değerlendirmesinde bulundu.

‘Ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş’ sözüne atıfta bulunarak, “Devletimize ve milletimize yönelik saldırıların çoğunun gerisinde ya teşvik edici, ya kullanılan olarak bir şekilde ülkemizde bağlantılı çevreleri görmekten üzüntü duyuyoruz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bunlara rağmen hedeflerine varabilecek güçte bir ülke olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE’Yİ, DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Hedeflerindeki “Kızılelma”nın Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimize ulaşmak için ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız. Bizim önümüzü kapatmak isteyenlere en güzel cevabı ise yeni yöntemler, yeni imkânlar keşfederek vereceğiz” dedi.

Rusya’nın Soçi şehrinde, Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesini gerçekleştireceklerine değinerek, bölgenin geleceği bakımından çok önemli temaslarda bulunacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi de yakından ilgilendiren gelişmelerin, Türkiye’yi kendi çözümlerini üretebileceği yöntemler geliştirmeye zorladığını söyledi.

Kimi konularda anlaşmazlıklar olsa da Rusya’yla kurulan yakın ilişkiden elde edilen sonuçların önemli olduğunu, İran’ın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeten bir tutum içine girmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezî Irak Yönetimiyle de uzun zamandır olamadığı kadar müspet bir noktaya gelmiş durumdayız. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi çok hayati bir yanlışa saplamamış olsaydı onlarla da gayet güzel ilişkilerimizi sürdürüyor olacaktık. Ancak her şeye rağmen, geçtiğimiz hafta yaşanan depremin ardından insani vazifemizi yapmayı, bölgeye ilk intikal eden ülke olmayı da ihmal etmedik” dedi.

“DEAŞ’IN ORTAYA ÇIKIŞ VE KAYBOLUŞ SÜRECİ SORU İŞARETLERİYLE DOLU”

Fransa’yla yakın diyalog içinde olduklarını; Almanya, Hollanda’da, Belçika’nın Türkiye’nin en rahat iş birliği yapacağı ülkeler olacakken, bir süredir ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının pençesine düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen bu ülkelerle de hem ikili, hem de Avrupa Birliği çerçevesindeki ilişkileri geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun bir süre ülkemizin güvenilir bir müttefiki olarak görülen Amerika’nın bölgemizde izlediği politikanın yanlışlığı konusundaki endişelerimizi her fırsatta kendileriyle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. DEAŞ’ın ortaya çıkış ve ortadan kayboluş süreci baştan sona muammalarla ve soru işaretleriyle dolu. Hani DEAŞ’ı temizlediğinizi söylüyordunuz, peki hâlâ silah yüklü tırlar niçin kuzey Suriye’ye veya Suriye’ye geliyor, hâlâ bu niye devam ediyor? Siz bu silahlanmayı Kuzey Suriye’de veya Suriye’de hangi ülkeye karşı yapıyorsunuz, niçin yapıyorsunuz? Bunları izah etmeleri lazım, anlatmaları gerekiyor. Dert başka, neyin ne olduğunu biliyoruz, ona göre de adımlarımızı atacağız. Kimse Türkiye’nin kendi bekasını ilgilendiren bu senaryolar karşısında eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez.”

“DEAŞ’IN NE KADAR KOF BİR YAPI OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA TÜRKİYE GÖSTERDİ”

Fırat Kalkanı Harekâtı ile Türkiye’nin elde ettiği başarının, DEAŞ balonunu söndüren ilk hamle olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır adeta yenilmez bir canavar gibi takdim edilen DEAŞ’ın sahada sergilenen tüm kirli ayak oyunlarına rağmen aslında ne kadar kof bir yapı olduğunu tüm dünyaya gösteren Türkiye olmuştur” şeklinde konuştu.

DEAŞ terör örgütünün, Suriye ve Irak’tan neredeyse tamamen kazanıp atılmasına rağmen her iki ülkede de toprak bütünlüğü, barış ve huzur konularında bir mesafe kat edilemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok yerde bir terör örgütü gitmiş, yerine bir başka terör örgütü gelmiştir. Elinde yüzbinlerce vatandaşının kanı olan Esed rejimi hâlâ yerli yerinde durmaktadır. Buna karşılık vatanlarını sevmekten ve demokrasi talebinden başka suçları olmayan Suriyeli muhalifler neredeyse terörist durumuna düşürülmüştür” görüşlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Velhasıl çok şey söylenmiş, çok toplantı yapılmış, çok silah kullanılmış, çok fedakârlık talep edilmiş, ama hiçbir netice ortaya konamamıştır. Öyleyse bu coğrafyada bunca kan niçin dökülmüştür? Bunca acı niye çekilmiştir? Bunca yıkım niye yaşanmıştır. Akan kan kimin kanıdır? Bu ölenler kimdir? Bunun üzerinde durmayacak mıyız? Bizim derdimiz budur. Demek ki mesele terör değildir, demek ki mesele demokrasinin getirilmesi değildir, demek ki mesele mazlumların, mağdurların haklarının korunması da değildir. Evet, geldiğimiz noktada zaten bildiğimiz bir gerçeğin artık inkârı mümkün olmayan teyidini görüyoruz. Bu gerçek, bölgemizin terör örgütleri bahanesiyle tıpkı geçen asırda olduğu gibi yeni bir dizayna tabi tutulmaya çalışıldığıdır.”

“ONLAR SALDIRDIKÇA BİZ SAFLARIMIZI DAHA DA SIKLAŞTIRDIK”

Körfez’deki ve Kuzey Afrika’daki gelişmelerin hiçbirinin Irak ve Suriye’deki olaylardan bağımsız olmadığını, Güney Asya’daki hadiseleri de bu sürecin dışında görmediklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de aynı oyunun birer parçasıdır. Biz ne kendimizin, ne de öz kardeşlerimiz mesafesindeki komşularımızın böyle bir muameleye tabi tutulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küçümseyenlere, NATO toplantılarındaki gibi terbiyesizliklere, diziler, raporlar, gizli-açık mesajlar aracılığıyla Türkiye’yi tehdit edenlere karşı mesajlarının ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ ilkeleri olduğunu söyledi. Türkiye’ye karşı eldeki tüm imkânların kullanıldığını; ancak bu 4 güçlü temele zarar verilemediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar saldırdıkça biz saflarımızı daha da sıklaştırdık. Onlar üzerimize geldikçe biz ileriye doğru daha kararlı adımlar attık” diye ekledi.

Türkiye’nin 2013’ten itibaren bölgedeki senaryolar çerçevesinde belirli bir istikamete doğru itilmeye başlandığında, birilerinin teslimiyet bayrağını çektiğini; kendilerinin ise oyunu en başından itibaren görerek milletle birlikte mücadele etme kararı aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir ahlakı ve kuralı olmayan bir oyunda ayakta kalmak öyle kolay olmadı, ama başardık. Her şeyi denediler, ama Türkiye’yi teslim alamadılar. Türk milletinin mücadele azmini kıramadılar” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE YÖNELİK SALDIRILAR APTALLARIN DEĞİL ANCAK ALÇAKLARIN İŞİ OLABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Şimdi işi ülkemizi uluslararası alanda itibarsızlaştırmaya, istikrarsızlaştırmaya, ithama, lekelemeye, köşeye sıkıştırmaya ve böylece kendi istedikleri yöne itmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde de ifade ettim, ülkemize yönelik saldırılar aptalların değil ancak alçakların işi olabilecek mahiyettedir. Kardeşlerim; biz bu mesajların anlamını ve işlerin ne yöne evrilmek istendiğinin gayet iyi farkındayız. Daha önce yapıldığında hiçbir sorun teşkil etmeyen işlerin konu biz olduğumuzda bir anda krize dönüşmesinin sebebini elbette biliyoruz. Ülkemize yönelik sinsi tehditlerin gerisindeki siyasi ve ekonomik amaçlar apaçık ortadadır. Tabii bu işleri yapanlar sanıyorlar ki her şey kâğıt üzerinde olduğu gibi yürüyecek. Öyle olmayacak, öyle olmayacağının onlarca mesajını son birkaç yılda verdik. Anlamadıysalar buradan bir kez daha tekrarlayayım; Türkiye öyle sizin oyuncak gibi oynadığınız ülkelerden biri değildir.”

Türkiye’nin dostluğu ne kadar hasbi ise husumetinin de o derece şiddetli olacağını vurgulayarak, samimi olarak dostların sayısını çoğaltıp düşmanların sayısını azaltmanın peşinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu, asla bizi can evimizden vurmaya kalkanları öylece oturup seyredeceğimiz anlamına gelmiyor. Türkiye ve Türk milleti krizlere, çatışmalara, saldırılara, hatta ihanetlere karşı şerbetlidir. Biz bunların hepsini de göğüsler, Allah’ın izniyle hepsinin de üstesinden geliriz. Peki, bugün bize yaptıklarına yarın kendileri maruz kalanlar aynı mukavemeti gösterebilecekler mi? Hiç sanmıyorum. Güç zehirlemesiyle hareket edenlerin sonu mutlaka hüsran olacaktır” sözlerine yer verdi.

“KENDİ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTA ZORLANAN AB, HER FIRSATTA BİZE PARMAK SALLIYOR”

Türkiye’ye karşı kullanılan malzemelerin giderek azaldığını belirterek, “Bu uğurda FETÖ gibi, PKK gibi 40 yıllık emeklerinin ürünü örgütleri dahi harcamayı göze aldılar; ama yine de neticeye ulaşamadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi bütünlüğünü korumakta zorlanan Avrupa Birliği’nin kendince her fırsatta Türkiye’ye parmak salladığını söyledi.

AB’nin, Türkiye’de AB fonlarında kesintiye gidileceği yönündeki açıklamasına işaret ederek, “Siz önce kendi içinizdeki teröristleri bir temizleyin, kendi ülkelerinizde hükûmetlerinizi bir kurun” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bize sürekli hukukun üstünlüğünden bahseden bir başka ülkenin hukuku kendi siyasi amaçları uğruna nasıl ayaklar altına aldığını görüyoruz. Diğer yöntemlerden de sonuç alamayacaklar. Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Kardeşlerim, bunu başardığımızda Akif’in deyimiyle; ‘Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz / Bu yol ki Hak yoludur dönme bilmez yürürüz.’ Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

 

 

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

Yayınlanan

on

YAZAR

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yılı nedeniyle KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’ya kutlama mesajı gönderdi.

Kıbrıs Türkü’nü barış ve özgürlüğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’nın 45’inci yıldönümünde, Türk Milleti ve şahsım adına Kıbrıs Türk Halkı’nın Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlarım.

Türkiye, Barış Harekâtı’nı, Kıbrıs Adasının eşit sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu konudaki kararlılığımızı tüm dünya bugün de görmektedir.

Kıbrıs’ı kendi vatanından ayrı tutmayan kahraman Türk ordusunun, Kıbrıs Türkü’nün canı ve güvenliği sözkonusu olduğunda, 45 yıl önce attığı adımı gerekmesi halinde yine atmakta tereddüt etmeyeceğinden kimse şüphe duymamalıdır.

Barış Harekâtı 20 Temmuz 1974’te, uluslararası hukuka uygun bir biçimde, diplomasinin tüm yolları tüketildikten sonra gerçekleştirilmiştir. Kıbrıs meselesinde uluslararası meşruiyet, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da temel ilkelerimizin başında gelecektir.

Kıbrıs’ta olası bir çözüm, ancak Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin teminat altına alındığı, güvenlik kaygılarının karşılandığı koşullarda gerçekleşecektir. Ada’daki gerçeklerin gereği olan bu hedeften hiçbir koşulda vazgeçilmeyecektir. Türkiye, her halükârda Kıbrıs Türkü’nün refahının, güvenliğinin ve geleceğinin garantisi olmaya devam edecektir.

Ada’nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, bugün olduğu gibi gelecekte de, karşılarında Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kararlılığını bulacaklardır. Bu minvalde Türkiye, Ada’da adil ve kalıcı çözümün sağlanması için, Doğu Akdeniz’de gerginliğin değil, barışın hüküm sürmesi için tüm imkânlarını kullanacaktır.

Ekselansları Sayın Mustafa AKINCI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dayanışmanın, Türk halkı ile Kıbrıs Türk halkının karşılıklı bağlılığının gücünü sorgulayanlar, ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını acı tecrübelerle anlamışlardır. Kıbrıs Türkü, Büyük Türk Milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu gerçeği değiştirme hayali içinde olanlar beyhude bir amaç uğruna çabaladıklarını er ya da geç fark edeceklerdir.

Bu duygu ve düşüncelerle, milli davamız uğruna canlarını veren aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükran ve saygıyla yâd ediyor, Kıbrıs Türk Halkı’na barış, huzur ve mutluluklar temenni ediyorum..

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Buluşması’na katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil, onunla birlikte ülkemizin ve milletimizin yaşadığı tüm bu hadiseleri hatırlatması gereken bir semboldür. Biz, son nefesimize kadar bu çabayı sürdürmekte kararlıyız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Buluşması’na katıldı.

Programda vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsünde Türkiye’nin istikbalini korumak için uçakların, tankların, kurşunların karşısına dikilen kahraman milletin her bir ferdini selamlayarak konuşmasına başladı.

“MİLLETİN İRADESİNE UZANAN ELLER BİZZAT MİLLET TARAFINDAN KIRILDI”

15 Temmuz’da şehit düşenlere bir kez daha Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet teşkilatı ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkesine bağlı mensuplarını da alınlarından öptüğünü söyledi.

Atatürk Havalimanı’nın anlamlı bir mekân olduğuna ve 15 Temmuz gecesi burada iki anın yaşandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan bir tanesi saat 23:15 civarı ve tankların arasından Sayın Bay Kemal gelip Bakırköy’e geçti. Bakırköy Belediyesinde kendi ifadesiyle, ‘Gidebilecek bir otel bulamadığım için oraya gittim’ dedi. 01:15 ve biz de yine buraya indik. Eşim, kızım, torunlarım ve damadımla beraber buraya indik. Burada kim vardı, burada millet vardı. Beraberce buradan üzerimizden geçen F16’lar vardı, üzerimizden geçen helikopterler vardı, onlar mermilerini yağdırıyordu. Fakat biz bir şeye inanıyorduk: ‘La tahzen innallahe meana’, ‘Korkmayın Allah bizimle beraberdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da dik duruş sergileyen medyaya, sivil toplum kuruluşlarına, aydınlara, sabaha kadar kesintisiz ezan ve sela okuyan imamlara, müezzinlere, sabaha kadar dua edenlere, Cape Town’dan İslamabat’a, Kudüs’ten Mogadişu’ya kadar dünyanın dört bir köşesinde Türk bayraklarıyla sokaklara çıkan Türk vatandaşlarına ve bombalara rağmen vakur duruşlarını bozmayan milletvekillerine selamlarını iletti.

Millî Mücadele döneminde işgal kuvvetlerinin dâhi Meclis’e saldırmadığını, daha önceki darbelerde bile Meclis binasının fiilen hedef alınmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’daki darbeye teşebbüs eden caniler bunu bile yaptılar. Hamdolsun, milletin iradesine de evine de uzanan eller, bizzat millet tarafından kırıldı. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmadı, Allah’ın izniyle bundan sonra da kalmayacaktır” diye konuştu.

“15 TEMMUZ’DAN SONRA HİÇ KİMSE MİLLETİN İRADESİNE EL UZATMAYI AKLININ UCUNDAN GEÇİREMEZ”

15 Temmuz’dan sonra artık hiç kimsenin milletin iradesine el uzatmayı aklının ucundan bile geçiremeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler milletçe, vatanımıza,  bayrağımıza, ezanımıza, demokrasimize, devletimize sahip çıktıkça, hiçbir gücün eli Allah’ın izniyle oralara ulaşamayacaktır. Ruhlarını iblise satanlar var. O müptezeller Türkiye’yi ele geçiremeyecek. O karanlık gecede okunan ezanlar ve selalar kalplerimizi nasıl bütünleştirdiyse, inşallah bundan sonra da aynı inançla, aynı heyecanla, aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Şehit;15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’ı, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’u, 63 yaşındaki Ümit Güder’i unutmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit; Ömer Halisdemir, Sait Ertürk, Erol Olçok, İlhan Varank ve Halil Kantarcı’nın adlarını anarak bu kişileri de unutmayacaklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emniyet teşkilatımızın her biri diğerinden kıymetli 63 mensubunu unutmayacağız. Her yaştan, her meslekten, her meşrepten, çoğunun selaları son nefeslerini vermeden önce okunan 251 şehidimizin hiçbirini unutmayacağız. Şehitlerini unutanların yürekleri kurur” dedi.

“O KARANLIK GECEYİ AYDINLATAN HERKESE MİNNETTARIZ”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlıkları yürütülen Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’nın kuruluşunun resmen tamamlandığı müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili tüm bakanlıklar ve kurumların mütevelli heyetinde yer aldığı vakıfla hizmetlerin daha derli toplu yürütüleceğini söyledi.

15 Temmuz gecesi Türkiye’yi karanlığa gömmek isteyenlerin bunu başaramadığını, Allah’ın tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirdiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir üstadımız, ‘Geceye yenilmeyen her insana ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır’ diyor. O karanlık geceye teslim olmadıkları için milletimin her bir ferdine minnettarız. O karanlık geceyi aydınlatan herkese minnettarız. Siz kurşunların, mermilerin üzerine gittiniz yılmadınız. Bazı gençlerimiz kendini tankların önüne attı, bazıları gazi oldu. Bu yürektir yürek, kürek değil. Bunu ancak bu millet yapar ve siz yaptınız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Vatan Kimin?” şiirini okuyarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rabbim bu ülkenin gelecekteki tüm nesillerini de Asım şuuruna erenlerden eylesin diyorum. Biz imanımıza, tarihimize, kültürümüze ve elbette en önemlisi neslimize sahip çıktıkça, Allah’ın izniyle bu ülkeyi kimse işgal edemez, bu milleti kimse köle yapamaz. İşte bunun için gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını emanet ediyoruz. Şayet geleceğimize bu şuurla bakmazsak, Rabbim muhafaza etsin, 15 Temmuz darbe girişimi işte o zaman başarıya ulaşmış olur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin ruhlarını muazzep etmemek için daha çok çalışacaklarını, daha çok mücadele edeceklerini ve kendilerini daha çok muhasebeye ve murakabeye çekeceklerini dile getirdi.

“15 TEMMUZ MİLLETİMİZE ESARET BOYUNDURUĞU VURMA ÇABALARININ FARKLI BİR YÖNTEMİYDİ”

Özgürlüğün önemine işaret ederek, özgür olmayanın iradesinin de olamayacağını, özgürlüğü elde etmek, kullanmak ve korumanın da kolay olmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca hep bu mücadeleyi verdiğini, kurduğu devletler, inşa ettiği medeniyetler ve geliştirdiği kültürle hep özgür bir toplum olarak hayatını sürdürmeye çalıştığını kaydetti.

Türk milletine esaret boyunduruğu vurabilenin çıkmadığını ancak buna niyetlenenlerin de hiç eksilmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, İstiklal Harbi’nde bu niyetleri toprağa gömdük. 15 Temmuz milletimize esaret boyunduruğu vurma çabalarının farklı bir yöntemiydi. Ülkemizin içine yerleştirdikleri ihanet çetesiyle milletimizi esir alacaklarını sananlar, tıpkı asırlar boyunca hep olduğu gibi, bir kez daha derslerini aldılar” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin önündeki engellerin, yaşadığı sıkıntıların ve maruz kaldığı saldırıların hepsinin Türk milletinin kadim kavgasının tezahürleri olduğuna işaret ederek, “Suriye meselesini böyle okumayan, müstevlilerin emellerine hizmet ederler. Irak meselesini böyle okumayan, bu oyuna figüranlık yapar. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege konularında karşı tarafı haklı bulanların zihinleri iğfal edilmiş demektir. Ülkemizin diplomatik, askerî, ekonomik alanda verdiği mücadeleyi sıradan bir siyasi çekişme parantezine hapseden, zaten iflah olmaz bir mankurta dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLETİMİZİN REFAHINI, HUZURU DÜŞÜNMEKLE MÜKELLEFİZ”

İçinden geçilen dönemin Türkiye’nin gelecek çeyrek asrını, yarım asrını biçimlendirecek öneme sahip olduğunu göremeyenlere söyleyecek bir sözleri kalmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 savunma sistemlerinin de “alamaz, yerleştiremez” diyenlere rağmen Türkiye’ye geldiğini, montajlarına başlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle Nisan 2020 de tamamı yerlerine yerleştirilmiş olacak. Biz, dik durduk, dikleşmedik. Ama biz Türk’üz verdiğimiz sözün arkasında dururuz, durduk. Bu bir taarruz sistemi değildir, savunma sistemidir. Ülkemize saldırmak isteyenlere karşı S-400’ler en güçlü savunma sistemidir. Bunu inşallah Rusya ile  birlikte ortak yatırım olarak yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dedi.

“Türkiye’nin, son 17 yılda demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği hamlelerle çağ atladığını inkâr edenin gözü görmüyor, kulağı duymuyor, dili lal olmuş demektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen terörle mücadele operasyonlarını hatırlatarak bu operasyonların hepsinin birer ekonomik karşılığı bulunduğunu, bu harekâtların parayla yapıldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi terörü arkasına alan siyasi partiler ne diyor? ‘Madem ki böyle yapmayın’ diyor. Yapmayalım da bu canımızdan daha mı değerli? Milletimizin refahını, huzuru düşünmekle mükellefiz bunun için bu süreci devam ettiriyoruz” sözlerine yer verdi.

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE ÇIKTIĞIMIZ KUTLU YOLCULUĞU MENZİLİNE ULAŞTIRANA KADAR DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil, onunla birlikte ülkemizin ve milletimizin yaşadığı tüm bu hadiseleri hatırlatması gereken bir semboldür. Biz, son nefesimize kadar bu çabayı sürdürmekte kararlıyız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek’in “Şarkımız Bizim” şiirini okuyarak tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kez daha 15 Temmuz şehitlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerine de sıhhat ve afiyet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptırdığı duaya iştirak etti.

Sahnede yer alan, tarihteki 16 Türk Devleti’nin bayraklarını taşıyan, tören kıtasındaki askerleri her birini yanına giderek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları da selamlayarak sahneden ayrıldı.

 

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü Yeni Binası Açılış Töreni’ne Katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü yeni binası açılış törenine katılarak vatandaşlara hitap etti.

“ÖZEL HAREKÂTÇILARIMIZ, YETİŞEBİLDİKLERİ HER YERDE DARBECİLERE KÖK SÖKTÜRDÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsü sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü hizmet binasının zarar gördüğünü anımsatarak polis teşkilatının 15 Temmuz gecesi vatandaşlarla sırt sırta vererek âdeta tarih yazdığını söyledi.

Polislerin FETÖ’cülerin işgal ettiği yerleri kısa sürede kurtararak darbenin bastırılmasında büyük başarı elde ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel Harekâtçılarımız, yetişebildikleri her yerde darbecilere kök söktürdüler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz 2016 gecesi polislerin aslanlar gibi mücadele ettiğinin altını çizerek, “Az önce kendisini dinledik, soyadı Aslan, Turgut Aslan kardeşimiz, bu mücadelede önde gelenlerden bir tanesi oldu. Kendisini buradan dinlerken hâlâ yüreğinden gelen ifadeleri de duydunuz. İşte bizim polisimiz bu. Kendilerine bir kez daha yürekten şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam İstanbul’da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Atatürk Havalimanı’ndaki etkinliklere katılacağını bildirerek Hafıza 15 Temmuz Müzesi’nin açılışını yapacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çemberlitaş’ta, Çengelköy’de ve diğer yerlerde canlarını hiçe sayan emniyet güçlerimizi de tebrik ediyorum. Özellikle o gece burada, Ankara Emniyet Müdürlüğünde, FETÖ’cülerin her türlü ihanetine, saldırısına direnen tüm yiğitlere ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” ifadesini kullandı.

“BU GÜZEL BİNA ÖNCELİKLE SİZLERİN FEDAKÂRLIĞININ BİR TİMSALİDİR”

15 Temmuz gecesi darbecilerin hedef tahtasına koyduğu kurumlardan ilkinin emniyet teşkilatı olduğunu belirterek Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Başkanlığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün gece boyu FETÖ’cülerin saldırılarına maruz kaldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaya çıkan her görüntü, darbecilerin yok ettiklerini sandıkları her kayıt, o gece burada yaşanan vahşetin boyutlarını bizlere tekrar hatırlatıyor. Bu hainlerin gözlerini, kendi insanına, kendi meslektaşlarına karşı, ‘Vurun, öldürün, acımayın, üzerine sıkın’ diyecek kadar kin bürümüştür. Acımasızca şehit ettikleri şehitleri yerde sürükleyecek, bir de utanmadan onların fotoğraflarını çekecek kadar insanlıktan çıkmışlardı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cülerin bu kin ve nefretinden Ankara Emniyetimiz de maalesef nasibini aldı. Tanklarla kuşatılan, helikopterlerle taranan, uçakla bombalanan bu bina, oluşan tahribat nedeniyle artık kullanılamaz hâle gelmişti. Ne yaptılar? Sakalımızı kestiler ama kesilen sakal çok daha gür bitti; biz ise onların kollarını kestik, kolay kolay bir daha ayağa kalkamayacaklar. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, beraber olalım, kardeş olalım, bu işi bitiririz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’un ardından daha modern, donamlı bir hizmet binası için çalışmalara başladıklarını ifade ederek Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Başkanlığı binasının da yenilendiğini söyledi.

Ankara’nın bir Selçuklu şehri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle Selçuklu mimarisinin Ankara Emniyet Müdürlüğü binasında hâkim kılındığını, binanın aynı zamanda akıllı bina özelliği taşıdığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel bina öncelikle sizlerin fedakârlığının bir timsalidir. Bu bina, aynı zamanda polisiyle, istihbaratçısıyla, askeriyle, siviliyle 15 Temmuz gecesi FETÖ’cülere karşı verdiğimiz destansı mücadelenin de sembolüdür. Ankara Emniyet Müdürlüğümüz inşallah bu eserin ruhuna ve temsil ettiği değerlere uygun şekilde insanımıza hizmet etmeyi sürdürecektir. Türk demokrasisinin kazanımlarına gerektiğinde canı pahasına sahip çıkan kurumlarımız olduğu müddetçe Allah’ın izniyle hiç kimse bu millete diz çöktüremeyecektir. Milletine ve devletine bağlı askerlerimiz, polislerimiz, istihbaratçılarımız olduğu sürece hiçbir güç bir daha asla 15 Temmuz benzeri işgal girişimlerine teşebbüs edemeyecektir” ifadelerini kullandı.

“DÜNYANIN 34 FARKLI ÜLKESİNDE 78 ŞEHİTLİĞE SAHİP BİR MİLLETİN FERDİ OLMAKTAN DAİMA GURUR DUYDUK”

15 Temmuz gecesi 63’ü polis, beşi asker, 183’ü sivil olmak üzere toplam 251 vatandaşın şehit olduğunu, sadece Ankara Emniyet Müdürlüğü çevresinde 10 kişinin şehit düştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.

Bakara Suresi’ndeki “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” şeklindeki ayeti okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler şehitlerinin hay, yani canlı olduklarına inanan bir dinin mensuplarıyız. Biz şehitleriyle yaşayan, şehitleriyle var olan bir milletiz. Dünyanın 34 farklı ülkesinde 78 şehitliğe sahip bir milletin ferdi olmaktan daima gurur duyduk, gurur duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu bize aziz şehitlerimizin mübarek kanlarıyla vatan kılınmıştır. Üzerinde özgürce nefes aldığımız, yaşadığımız, hayatımızı sürdürdüğümüz bu topraklar bize şehit ve gazilerimizin emanetidir. Her karışında bir aslanın yattığı bu topraklar aynı zamanda dünyanın en büyük şehitliğidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerinin fedakârlıkları sayesinde dimdik ayaktadır” diye konuştu.

“82 MİLYONUN TAMAMININ ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE VEFA BORCU VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 82 milyon Türkiye vatandaşının tamamının şehit ve gazilere can borcu, minnet borcu, vefa borcu bulunduğunu ve bu borcu maddiyatla ödemenin mümkün olmadığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Hiçbir maddi imkân şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarının karşılığı olamaz. Bu borcu ancak bir nebze de olsa şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri mukaddes değerlere sahip çıkarak ödeyebiliriz. Onların çarpıştıkları, hatta ölümü göze aldıkları vatan, millet, bayrak, ezan gibi ortak hasletlerimizi yücelterek ruhlarını şad edebiliriz. Biz de çalışmalarımızı işte bu hassasiyetle yürütüyoruz. Ülkemizi ekonomide, güvenlikte, savunma sanayiinde, dış politikada çok daha ileriye taşıyacak adımları atıyoruz. İşte şu anda S-400’lerimizi almaya başladık. Alamazlar dediler, onları bir yerlere yerleştiremez dediler, almanız doğru olmaz dediler ve bugün itibariyle sekizinci uçak da geldi, o da evet içindekileri boşaltmaya başladı. İnşallah Nisan 2020’de son noktayı koyuyoruz. Ve bununla birlikte hava savunma sistemlerimizde dünyada sayılı ülkelerden biri hâline geliyoruz. Şimdi hedef, ortak üretimi Rusya ile beraber yapmak; bunu yapacağız, daha ileri gideceğiz.”

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile millî iradenin önündeki engelleri kaldırarak Türkiye’yi demokrasi liginde zirveye taşımanın mücadelesini verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, liyakat, ehliyet ve adalet ilkelerine göre millete ve memlekete sadakat çerçevesinde devletin kurumlarını yeniden yapılandırdıklarının altını çizdi.

“EMNİYET TEŞKİLATIMIZ 15 TEMMUZ ÖNCESİNDEN DAHA GÜÇLÜ BİR KONUMA GELMİŞTİR”

Devleti ve milleti, bünyesine sızmış FETÖ’cü teröristlerden arındırma sürecini 17-25 Aralık girişiminin hemen ardından başlattıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri o günlerde FETÖ’nun paçavraları önünde nöbet tutarken, grup kürsülerini FETÖ’nün propaganda aracı hâline getirirken biz meydan meydan FETÖ’nün ipliğini pazara çıkarıyorduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden önce emniyet ve yargı teşkilatı içinde FETÖ ile mücadele noktasında önemli adımlar attıklarına dikkati çekerek, Polis Akademisi gibi bir dönem âdeta FETÖ’nün militan yuvası hâline dönüşmüş kurumları aslına uygun şekilde yeniden yapılandırdıklarını, FETÖ’cülerin gizli haberleşme araçlarını kullanan şahısları tespit ederek bu kişilerin emniyet teşkilatıyla bağlantılarını kestiklerini kaydetti.

Emniyet teşkilatından 30 bin 714 FETÖ’cünün ihraç edildiğini, bin 801 kişinin de görevden uzaklaştırıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’cülerin temizlenmesiyle ortaya bir boşluk çıkmaması için de gereken tedbirlerin süratle alındığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, boşluk oluşturulmaması için 2017 yılında 2 bin 854 komiser yardımcısı ve 21 bin 846 polis memuru, 2018 yılında 3 bin 26 komiser yardımcısı ve 25 bin 373 polis memuru, 2019 yılında ise 2 bin 500 polis memurunun göreve başladığını, ayrıca 19 bin 538 çarşı ve mahalle bekçisinin vazife başı yaptığını açıkladı.

“Emniyet Teşkilatımız sadece iç disiplin ve görev bilinci bakımından değil personel sayısı itibariyle de 15 Temmuz öncesinden daha güçlü bir konuma gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir Müslüman bir kez ısırıldığı delikten ikinci defa ısırılmaz. Şunu samimiyetle söylüyorum, birileri bunu istismar edebilir: Bizim de geçmiş itibariyle bunlara karşı eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir, yine söylüyorum. Ama o delikten bir kez daha sokulmamayı 2010 itibariyle ortaya koyduk ve gereğini de yaptık, yapıyoruz. Basiret ve feraset sahibi olmak, aynı hataları tekrarlamamayı gerektirir” diye konuştu.

“KUŞATICI, KUCAKLAYICI BİR SİSTEMİ ÜLKEMİZE KAZANDIRMANIN GAYRETİNDEYİZ”

Asıl sorumluluklarının FETÖ’yü doğuran ve besleyen ekosistemi yok etmek olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz bunun yolu da; şeffaflıktan, ehliyet ve liyakate dayalı bir sistemi inşa etmekten geçiyor. Maalesef ülkemiz geçmişte ayrımcılığın hüküm sürdüğü, bazı kurumların kapılarının toplumumuzun ekseriyetine kapatıldığı dönemler yaşamıştır. Belli bir hayat tarzına, belli bir ideolojiye, dış görünüşe sahip olmayan vatandaşlarımız sırf bu farklılıklarından dolayı ötelenmiş, dışlanmıştır. Kimi yerlerde âdeta kurumsal bir kimlik kazanan bu ayrımcılık, FETÖ’ye de istismar edeceği mümbit bir zemin sunmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet, liyakat, hukuk ve demokrasi sütunları üzerinde yükselen bir yapıyı çökertebilecek hiçbir sinsi güç yoktur. Biz de bu anlayışla devletle millet arasındaki bağları yeniden tahkim ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ni sadece belli kesimlerin değil 82 milyonun her bir ferdinin sahipleneceği bir devlet hâline getirmeye çalışıyoruz. Hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötekileşmiş hissetmeyeceği, kuşatıcı, kucaklayıcı bir sistemi ülkemize kazandırmanın gayretindeyiz. Millî iradeyi esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi bu bakımdan siyasi tarihimiz boyunca bu yönde atılmış en büyük adımdır” açıklamasında bulundu.

“GEREKTİĞİNDE CANLARINIZ PAHASINA BU ÜLKENİN BİRLİĞİNİ, BAĞIMSIZLIĞINI KORUMAKLA MÜKELLEFSİNİZ”

Emniyet mensuplarına seslenerek, “Sizler, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin polislerisiniz. Sizler, gerektiğinde canlarınız pahasına bu ülkenin birliğini, beraberliğini, bağımsızlığını, huzurunu korumakla mükellefsiniz. Sizler ve bizler hep birlikte tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek geleceğe yürüyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görevinizi yaparken arkanızda devletin ve milletin, elbette bunların temsilcisi olan Cumhurbaşkanının bulunduğunu lütfen unutmayınız” hatırlatmasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev başında bulunan tüm polislere teşekkür ederek Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının hayırlı olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen’in yaptırdığı duanın ardından, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bakanlar ve konuklarla binanın açılış kurdelesini kesti.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, yüksek yargı organlarının başkanları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile 15 Temmuz 2016’da Ankara’da şehit olanların yakınları ve gaziler katıldı.

Okumaya devam et

TAKVİM

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

PETROL TV

SON DAKİKA HABERLER

DÜNYA2 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

  Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yılı nedeniyle KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’ya kutlama mesajı gönderdi. Kıbrıs Türkü’nü barış ve özgürlüğe...

DÜNYA6 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Buluşması’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil,...

DÜNYA6 gün ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü Yeni Binası Açılış Töreni’ne Katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü yeni binası açılış törenine katılarak vatandaşlara hitap etti. “ÖZEL HAREKÂTÇILARIMIZ, YETİŞEBİLDİKLERİ HER YERDE...

DÜNYA1 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü özel gündemli toplantıya katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’nda 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü özel gündemli toplantıyı izledi. TBMM’ye gelişinde...

DÜNYA1 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Abidesi’ne çiçek bıraktı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen program kapsamında 15 Temmuz Şehitler Abidesi’ne çiçek...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi...

DÜNYA2 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Balkanların barış, istikrar, huzur ve refahı bizim için son derece önemlidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, “Türkiye tarihî, beşeri, dini ve kültürel kökleriyle aynı zamanda bir Balkan ülkesidir....

Kiralık Yelkenli3 hafta ago

Çeşme | Kiralık Tekne | Setmarine Yachts

Setmarine yachts | Telefon | 0.532.4026422  

DÜNYA3 hafta ago

Çin | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Büyük Halk Meclisi’nde resmî törenle karşılandı

Resmî ziyareti için Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping...

DÜNYA3 hafta ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti’nde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’e ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Pekin Uluslararası Havalimanı’nda,...

REKLAM

En Çok Okunanlar