Connect with us

DÜNYA

Başbakan Binali Yıldırım, Emek, alın teri ve istihdam dostu bir büyümeyi hedefliyoruz

Yayınlanan

on

Başbakan Binali Yıldırım, “Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 10. Avrupa Bölge Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, toplantı için İstanbul’un seçilmiş olmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Toplantı için gelen konukları İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yıldırım, son yıllarda bölgede önemli gelişmeler ve değişiklikler yaşandığını vurguladı.

Küresel ekonomik krizden bu yana başlayan değişim ve gelişmelerin, işveren, işçi ve ülkeler üzerinde kalıcı ve önemli etkileri olduğuna değinen Yıldırım, büyük ekonomik krizin başladığı 2008’den bu yana bölgedeki 51 ülkeden bir bölümünün bu krizi derinden yaşadığını, bazılarının ise daha az etkilendiğini ifade etti.

Bölgede yaşanan terör, iç çatışma, demografideki değişim, nüfus hareketleri, siyasi istikrarsızlıkların artarak bugünlere geldiğini dile getiren Yıldırım, Suriye’de yaşanan iç savaş yüzünden milyonlarca Suriyelinin yurtlarını terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Yaklaşık 3,5 milyon Suriyeliyi 6 yılı aşkın süredir Türkiye’de misafir ettiklerini kaydeden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Biz canını kurtarmak isteyen, bunun için yollara düşen bu insanlara sahip çıktık, ekmeğimizi bölüştük, evimizi açtık, onlara her türlü sıcak ilgi ve alakayı sağladık. Bu, bizim kültürümüzde olan bir şey. Bu, bizim geçmişimizde olan bir şey. Ancak Türkiye, bütün bunları yaparken, dünyadan da sadece ‘Türkiye iyi işler yapıyor, mültecilere, zordakilere yardım ediyor.’ demekten daha fazlasını beklerdik. Maalesef Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere bütün dünya, bu gelişmeleri izlemekle yetindi ve Türkiye’nin sırtını sıvazlamakla yetindi.”

“TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE”

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu ve imkanlarının da çok geniş olduğunu söyledi. Türkiye’nin insanlık adına yapılan bu işlerden hiçbir pişmanlık duymadığını ve yapmaya da devam edeceğini vurgulayan Yıldırım, son açıklanan uluslararası raporlara göre, dünya genelinde insani yardım açısından gayrisafi milli hasıladan ayırdığı pay bakımından Türkiye’nin, dünyada ABD’den sonra ikinci sırada geldiğini bildirdi.

2008’de başlayan küresel ekonomik krizin etkilerinin de henüz tam anlamıyla geçmediğinin altını çizen Yıldırım, şöyle devam etti:

“Küresel büyüme son bir, iki yıl içinde az da olsa artış eğilimine girmiş olmakla beraber, yeni yeni küresel sorunlar kapımızı çalıyor. Öylesine derin bir kriz yaşadı ki dünya, maalesef birçok ülke iflasın eşiğine geldi. Türkiye, etrafında var olan iç savaş, kaos, kargaşaya rağmen ve üstüne üstlük bir darbe olayıyla karşı karşıya kalmış olmasına rağmen, bütün bu güçlüklerin üstesinden gelmeyi başarmış ve krizden itibaren büyümesinde hiçbir gerileme olmadan sürdürülebilir büyümeyi yakalamıştır. 2017’nin ilk yarısında yüzde 5 üzerinde büyüme sağladık. Bu, Çin ve Hindistan’dan sonra en büyük büyümedir. OECD içerinde de yine en büyük ikinci büyümedir. 28 Avrupa Birliği ülkesinin toplam ortalama büyümesinin iki katından fazladır. Bunu nasıl sağladık? Bunu, kararlı bir şekilde, mali disiplinden taviz vermeden, hayata geçirdiğimiz ekonomi ve sosyal politikalarla bu krizin etkilerini en az şekilde hissederek bugünlere geldik. Bir anlamda Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, küresel kriz, Türkiye’yi teğet geçti.”

“TÜRKİYE’NİN KONUMU ÇOK ÖZEL”

Yıldırım, Türkiye’nin siyasi istikrarı, güçlü demokrasisi ve güvencesiyle sorunların üstesinden başarıyla geldiğini dile getirdi. İnsan ve toplum merkezli yaklaşımları, vatandaşlar ve çalışma hayatının bütün kesimleriyle ortak diyaloglarının toplumsal barışa ciddi katkı sağladığının altını çizen Yıldırım, “Büyük ekonomik kriz tabiatıyla sadece ekonomileri küçültmedi. Aynı zamanda iş piyasalarını da olumsuz etkiledi, istihdamı da olumsuz etkiledi. Bunun yanı sıra ekonomik ve sosyal hayatta da ciddi çalkantılar meydana getirdi.” dedi.

Türkiye’nin bulunduğu konumunun da çok özel olduğuna değinen Yıldırım, ülkenin hem coğrafi hem de medeniyet ve kültür birikimi olarak Avrupa ile Asya arasında bir köprü görevi ifa ettiğini bildirdi. Yıldırım, “Bu öylesine bir görev ki medeniyetlerin çatışmasını önlediği gibi, medeniyetlerin buluşmasına da fırsat sağlıyor. Aynı zamanda doğu ile batı arasındaki, zaman zaman değişen hareketliliği, ekonomik geçirgenliği de bir ölçüde köprü vazifesiyle sağlamış oluyor.” diye konuştu.

“ZENGİNLİK NOKTALARI ARTIK BATIDAN DOĞUYA GÖÇÜYOR”

40 yıl öncesinde zenginliğin doğudan batıya doğru göç ettiğini de belirten Yıldırım, o yıllarda Anadolu topraklarının bu göçte köprü görevi gördüğünü dile getirdi.

Bugün bu durumun tersine döndüğünün altını çizen Yıldırım, gelişmiş batı ülkelerinin doygunluk seviyesine geldiğini, Uzak Doğu ülkelerinin dinamik bir şekilde büyümeye ve kalkınma hızını artırmaya başladığını bildirdi.

Bu sefer de zenginlik noktalarının batıdan doğuya doğru hareket ettiğini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:

“Bunu nereden anlıyoruz? Havacılık bunun en güzel örneği. 70’li yılların başında havacılık merkezi Amerika kıtasıydı, 80’li yıllarda Avrupa’nın batısı oldu, 90’lı yıllarda Avrupa’nın merkezi oldu ve içinde bulunduğumuz yıllarda da havacılığın merkezi bizim coğrafyamız oldu. Bu nedenledir ki Türkiye bugün, dünyanın en büyük havalimanını yapıyor, kapasite olarak. 200 milyon yolcu kapasiteli bir havaalanı inşa ediyoruz. Öyle bir ülkedesiniz ki 3 saat uçuşla 56 ülkeye ulaşabiliyorsunuz, 1,5 milyar insana ulaşabiliyorsunuz, 30 trilyon dolarlık bir ekonomik yıllık varlığın döndüğü bir ülkede bu toplantıyı gerçekleştiriyorsunuz. Küreselleşen dünyada artık hiçbir ülke, ‘Sorunlarımızı biz kendimiz çözeriz, başkalarına ihtiyacımız yok.’ deme şansına sahip değil. Bütün ülkelerin kaderi, şöyle böyle birbirine bağlı. Dolayısıyla sorunların çözümüne birlikte kafa yormak lazım, birlikte çare üretmek lazım. Belirli ön yargılarla kapıları kapatmak, bir ülkeyi tasnif dışı yapmak, başka ülkelerle iş tutmak, bölgesel barışa da küresel kardeşliğe de hiçbir katkı sağlamaz.”

Yıldırım, geçen yıl Türkiye’nin yaşadığı vahim darbe olayını ve sonrasındaki gelişmeleri kısaca anlatmak istediğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasiye, özgürlüklere ve insan haklarına yapılmış en alçak, en ağır saldırıdır. FETÖ’nün ülkemizde asker içinde, bürokraside, yargıda, poliste, ticaret hayatında yıllardan beri yetiştirdiği, geliştirdiği sakat ruhlar, sakat kafalarla aklını kiraya vermiş insanlarla devletin tankını, uçağını, topunu, tüfeğini çalarak milletin üzerine doğrultması suretiyle seçilmiş hükümeti, seçilmiş Cumhurbaşkanını, ortadan kaldırmak, ülkeye bir darbe rejimini getirmek için başlattığı kalkışma, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Türk milletinin aziz duruşu, silahlara karşı hayatını ortaya koymasıyla başarısız hale gelmiştir ve demokrasimiz kurtulmuştur, Türkiye’nin karanlığa gömülmesinin önüne geçilmiştir.”

Bunda en büyük güvencelerinin, 80 milyonluk milletin, ülkesine, devletine, geleceğine sahip çıkması olduğunu vurgulayan Yıldırım, bunun en fazla övünecekleri konu olduğunu söyledi.

Başbakan Yıldırım, bu girişimde bulunanların hukuk devleti içinde gerekli cezayı almaları için Türk yargısının hemen harekete geçtiğini anlatarak, bu bağlamda devlet içerisinde yargıda, orduda, poliste, bürokraside yuvalanan ve bu darbe girişiminin içinde olanlarla öyle veya böyle ilişkide olan bu unsurların da temizlenmesinin bir ülkenin en doğal hakkı olduğunun altını çizdi.

“ALMANYA’DA 500 BİN KAMU ÇALIŞANININ İŞİNE BİR GÜNDE SON VERİLDİ”

Hiçbir devletin kendisine sadakatle tabi olmayan memurlarla, kamu görevlileriyle yoluna devam edemeyeceğine dikkati çeken Yıldırım, “Bunun en yakın örneği, iki Almaya’nın birleşmesinde görülmüştür. Doğu Almanya, Batı Almanya birleştiği andan itibaren 500 bin kamu çalışanının bir günde işine son verildi. Kimse Almanya’yı protesto etmedi. Kimse Almanya’ya bu konuda bir şey söylemedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘Doğrudur. Hiçbir ülke kendisine sadakatle bağlı olmayanlarla çalışmaz’ dedi, noktayı koydu. Burada da maalesef Türkiye’de çifte standartlı yaklaşımı görmek bizi üzüyor. Kim ne derse desin, Türkiye bir hukuk devleti. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak.” diye konuştu.

Yıldırım, bu tasfiye işinde haksızlığa uğramış olanların çıkabileceğini anlatarak, “Dedik ki itirazlar gelsin, bunlar incelenecek gerekli cevaplar verilecek ve haksızlığa uğrayanlar varsa bunlar da tekrar işine dönebilecekler. Hala tatmin olmayanlar varsa onlara da yargı yolu açılacak. Şu anda Olağanüstü Hal uygulaması içindeyiz, yargı yolu kapalı. Bu mekanizmayla yargı yolunu da açmış oluyoruz. O bakımdan ben bu konularda çok farklı düşünceler ve önyargılar olduğundan dolayı bu açıklamayı yapma ihtiyacını duydum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgenin, Batı ile Doğu arasındaki farklılıkların azaltılması, sorunların çözüme ulaştırılması bakımından dinamik bir bölge olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye’nin burada misyon itibarıyla bir yandan Suriye’de, Irak’ta ve Ortadoğu’da cereyan eden otorite boşluğundan kaynaklanan terör faaliyetlerinin Balkanlar’a, Avrupa’ya yayılmasını önlediği gibi, Suriye’de kalıcı barışın tesisi için büyük bir gayret içinde olduğunu ifade etti.

“GEREK IRAK’TA, SURİYE’DE GEREKSE KUDÜS’TE, FİLİSTİN’DE HER TÜRLÜ İSTİKRARSIZLIĞIN FATURASINI BİZ ÖDÜYORUZ”

Diğer partner ülkelerle, İran’la, Rusya’yla, Avrupa koalisyon ülkeleriyle yoğun çalışma içinde olduklarını dile getiren Başbakan Yıldırım, gerek Irak’ta, Suriye’de gerekse Kudüs’te, Filistin’de her türlü istikrarsızlığın birinci derecedeki faturasını, Türkiye’nin ödediğini vurgulayarak, “Bu faturayı ödüyoruz ama bunu Avrupalı dostlarımıza ödetmemek için büyük bir fedakarlık gösteriyoruz. Ege Denizi’nden, kara yolundan Avrupa’ya mülteci geçişlerini günlük 3 bin, 3 bin 500’lerden sıfıra indirdik. Bütün bu fedakarlıkların görülmesini beklerken hala sitem dolu sözler yapılması, hala darbenin arkasındaki FETÖ unsurlarına, ülkemizi bölmeye çalışan PKK sempatizanlarına kucak açılması, onlara alan açılması doğrusu bizi üzüyor. Bunu dostlarımıza hep söylüyoruz. Bir kez de buradan ifade etmek istedim.” diye konuştu.

BM, AB ve uluslarası kuruluşlarla birlikte İLO’nun da bir BM kuruluşu olarak önemli görevleri olduğunu anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Çatışma yerine uzlaşma, işbirliğini esas alan bir yaklaşımla geleceği inşa etme ihtiyacımız var. Bu toplantının ana temasını oluşturan bölgede istihdamın geleceği, bir taraftan da bir endişeyi ifade ediyor. Küreselleşemenin yanında teknolojik değişimler, demografik değişimler, ekonomik ve sosyal gelişmeler karşısında insanlar gelecekten doğal olarak kaygı duyuyor. Bilinen bazı meslekler ortadan kalkıyor. Yeni meslekler geliyor. Sanal gerçeklik diye birşey var, robotlarla iş yapma. Emek yoğun alınteri yerini, akıl terine bırakıyor.”

Yıldırım, bütün bu değişime karşı ülkenin hem dinamik tedbirler alması hem de işveren-işçi taraflarının iş yerinin de devamını esas alarak değişimi-dönüşümü gerçekleştirmesi gerektiğini belirterek, sendikacılığın da artık ücret sendikacılığı olmaktan çıktığına dikkati çekti.

Bu sendikacılık anlayışının çok eskide kaldığını ifade eden Yıldırım, 30-40 yıl önceki “Ben alacağım ücrete bakarım, gerisi beni ilgilendirmez.” sendikacılık anlayışının artık bittiğini söyledi.

Yıldırım, şimdi iş yerinin, işin devamının, işverenin ne kadar sorumluluğundaysa çalışanları temsil eden sendikaların da o kadar sorumluluğunda olduğunu anlatarak, şöyle konuştu:

“Zira eğer iş yeri devam edemezse bu sefer ne işçi kalır, ne de işçi haklarından bahsedebiliriz. Daha büyük toplumsal sorun olarak önümüze gelir. Değşim kaçınılmaz bir gerçek olmakla beraber her zaman da endişeyle karşılanır. Bu da insan tabiatında olan şeydir. Değişime her zaman direnç olmuştur ama değişimi ıskarlarsak bu sefer mücadele imkanımız ortadan kalkar. Bugün de haklı olarak insanlarımız bu kaygıyı duymakta ve bizden rahatlatıcı, etkin çözüm yollarını beklemektedir.”

Yıldırım, bölgenin ve Türkiye’nin huzuru, istikrarı ve toplumsal barışı için yapılması gereken şeyin vatandaşın sesine kulak vermek, birlikte çalışmak olduğunu vurgulayarak, tüm değişim unsurlarını dikkate alarak insanlara çalışacakları iyi bir iş imkanı oluşturmanın, her hükümetin görevi olması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğuna dikkati çeken Yıldırım, 30 olan ortalama yaşın doğu ve güneydoğuda 20’ye indiğini ifade etti.

Türkiye’nin son 10 yılda istihdama katılım açısından yüzde 45’lerden, yüzde 55’lere yükseldiğini kaydeden Yıldırım, her yıl iş gücüne katılımın, bulunan iş sayısından fazla olduğunu anlattı.

Yıldırım, “Her yıl Türkiye 1 miyon vatandaşına iş buluyor. Bu ne demektir? Yeni fabrikalar, iş alanları açılıyor ama istihdama katılım 1 milyon 300 bin. Demek ki daha fazla fabrika açmamız daha fazla iş alanı oluşturmamız lazım. Bunu da neyle yapacağız? İstikrarla yapacağız. İstikrar, güçlü iktidar ve ekonomi her şeyin çözümüdür. Toplumsal barışa, farklılıklarımızı zenginlik olarak görme anlayışı ile sorunlarımızı çözeceğiz.” dedi.

Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin uzun yıllar sonra istikrar yanında ekonomik büyümenin nimetlerini, adil paylaşımı önemseyerek başardığını anlattı.

Kalkınmanın en önemli unsurunun elde edilen istatistikler, grafikler değil, vatandaşların mutluluğu, huzuru ve refahı olduğunu anlatan Yıldırım, “Bizim politikalarımızın esası insanlarımızı mutlu etmek, hayatını kolaylaşırmak, yaşam kalitesini arttırmak ve kendilerini ülkelerinin mutlu, gurur duyduğu bir vatandaş haline gelmesini hissettirmek. Bu yüzden de sosyal adaleti, gelir dağılımındaki birbirine yakınlığı, çalışma hakkını, iş güvenliğini,iş güvencesini ve örgütlenmeyi son derece önemsiyoruz. Sendikalılaşmaktan, örgütlü olmaktan korkmayalım. Hiç bir zararı yok. Yeter ki olaylara bakış ortak olsun. Zıtlaşmakla, inatlaşmakla değil. Sendikacılık ideolojik ayrışma anlamına gelmemeli. Sendikacılık temsil ettiğiniz işçilerin hakkını, hukukunu her ortamda, her şart altında savunmak, ülkenin gerçeklerini göz ardı etmemek ve iş veren, işçi, iş yeri gerçeğini, o altın üçgeni asla bir yerinden koparmamak. Bunu başardığımızda her sorunun üstesinden geliriz.” diye konuştu.

Demokrasinin olmazsa olmaz şartının, bugün bütün kesimlerin, kendilerini özgürce ifade etmesine imkan tanınması olduğunu belirten Yıldırım, son 15 yıllık iktidarlarda attıkları adımlarla ekonomide olduğu gibi özgürlükler alanında da ciddi mesafe kat ettiklerini söyledi.

Yapacaklarının henüz bitmediğini aktaran Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisi üç kat büyüdü. Kişi başı milli gelir üç kat büyüdü. Yeni orta vadeli programda üç, dört yıllık programda Türkiye 2020’de orta gelir grubundan, yüksek gelir grubu ülkeler arasına geçmiş olacak. Reform ve icraatlarımızı, insan odaklı anlayışla, yatırım, istihdam, üretime öncelik veren, refahın daha da adil paylaşımını ön gören hedefler çerçevesinde yeniden gözden geçirdik. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu hem bizim ülkemiz hem de civarımızdaki ülkeler için önemli bir fırsat olmaya devam edecek.”

Bu gerçekten hareketle, eğitimde fırsat eşitliği ve herkesin eğitim imkanlarına erişimi konusunda ciddi bir mesafe aldıklarını vurgulayan Yıldırım, Türkiye’nin 2019 yılından itibaren tekli öğretim sistemine geçecek hale geldiğini, büyük illerde de okul altyapısı geliştirilerek tamamen tam gün boyu eğitime geçilmiş olacağını aktardı.

Türkiye’nin okul öncesi eğitimde, yüzde 60 seviyelerine çıktığını belirten Yıldırım, ilkokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 20 civarında olduğunu kaydetti.

Bunların önemli gelişmeler olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Bilgi toplumu anlamında Türkiye, bugün yüzde 65’e ulaşmıştır. İnternet erişimine sahip hanelerin sayısı, yüzde 87’dir. Her okulumuzda geniş bant internet erişimi, akıllı tahta vardır. Bilgi iletişim teknolojilerinden toplumun bütün kesimleri azami oranda faydalanmaktadır. Eğitimde uzmanlaşmaya, her seviyede kaliteyi arttırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Eğitim, istihdam bağlantısının hükümetin önem verdiği konuların başında geldiğine değinen Yıldırım, bu anlamda iş dünyasının ihtiyaç duyduğu meslek alanlarında nitelikli insan yetiştirilmesini sağlayacak mesleki eğitimin kalitesini arttıracak düzenlemeleri yaptıklarını aktardı.

Organize sanayi bölgelerinde meslek okullarının açılması, çıraklar yetiştirilmesi ve bunların maliyetlerinin devlet tarafından karşılanması gibi birçok tedbiri hayata geçirdiklerini anlatan Yıldırım, eğitimi, ekonominin ihtiyacı, toplumun talepleri doğrultusunda sürekli yenilediklerini söyledi.

“EMEK, ALIN TERİ VE İSTİHDAM DOSTU BİR BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Bu dönemde büyük önem verdikleri genç işsizliğin önüne geçmek için “Ulusal Genç İstihdam Stratejisi”ni hedeflediklerini ve bu belgenin tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Hükümet olarak istihdam alanındaki temel yaklaşımımız daha fazla daha nitelikli iş imkanı oluşturmaktır. Burada çalışma barışı ve çalışanlarımızın huzuru, bizim önceliğimizdir. Bu amaca yönelik olarak bir yandan ekonomi büyürken, diğer yandan mevcut iş gücü, potansiyelimizin niteliklerine uygun emek, alın teri ve istihdam dostu bir büyümeyi hedefliyoruz. İş gücü piyasasının daha etkin işlediği bir ortamda işsizliği kalıcı şekilde makul oranlara indirmeyi amaçlıyoruz. İşsizliği azaltmak, iş gücü piyasalarında arz ve talep uyumunu sağlamak, daha planlı şekilde ihtiyaçları karşılamak üzere sürekli bir çalışma, iş dünyasının taleplerini analiz ediyoruz. Buna bağlı olarak mesleki eğitim başta olmak üzere politikalarımızı geleceğe yönelik şekillendiriyoruz. Çalışma hayatının düzenlenmesi konusunda atacağımız daha birçok adım var. Bunu işçi, memur sendikalarımız, işverenlerimiz, hükümet, bakanlığımız bir mutabakat içinde. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla değil. Karşılıklı görüşerek, konuşarak, ülke gerçeklerini, ülke ihtiyaçlarını dikkate alarak bütün kesimlerin makul bir zeminde buluşmasını sağlayarak başaracağız. Bu kolay bir iş değil. Oksijen ile ateş gibi. Farklı beklentileri makul bir yerde buluşturmak… Asıl başarı burdadır. Her iki tarafı da mağdur etmeyecek.”

“FİKRİN BİTTİĞİ YERDE TERÖR BAŞLIYOR”

Hem işvereni, hem çalışanı hem de iş yerinin geleceğini riske atmadan bunu başaracaklarını belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

“ILO, sendikalarımız bunun için var. Birlikte konuşarak bu işleri halletmiş olacağız. Devletlerin ve hükümetlerin görevi bu kesimler arasındaki diyaloğun sağlıklı bir şekilde işlemesine zemin hazırlamaktır. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Sizin yaptığınız da bölgesel ve küresel toplantılarda bu farkındalığı arttırmak. Bölgesel ve küresel iş hayatına bakıştaki farklılıkları ortadan kaldırmak. Siz de buna gayret ediyorsunuz. Eğer bu yapılmazsa küresel terör daha da artacak. Çünkü adaletsizlik alıp başını gittiği zaman bunun sonucu nedir? Terördür. Fikrin bittiği yerde terör başlıyor. Onun için küresel ve bölgesel barışı sağlamanın, kalıcı hale getirmenin tek yolu var, birlikte çalışmak, sorunları birlikte çözmek. Sorunları torunlara bırakmamaktır. Bu anlayışla biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün, bu bölgesel toplantısında Türkiye’yi, İstanbul’u tercih etmesinden dolayı teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

ILO GENEL DİREKTÖRÜ RYDER’İ KABUL

Başbakan Binali Yıldırım, ILO 10. Avrupa Bölge Toplantısı kapsamında ILO Genel Direktörü Guy Ryder’ı kabul etti. Başbakan Yıldırım, ILO defterini imzaladı. Görüşmede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu da yer aldı.

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi eşi benzeri görülmemiş eser ve hizmetlere kavuşturmakla kalmadık. Aynı zamanda, terör örgütlerinden darbecilere, küresel vesayetçilerden ekonomik tetikçilere kadar, istiklalimize ve istikbalimize göz dikenlerin tamamının da hakkından geldik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla Adliye Sarayı yanındaki miting alanında Marmaris-Datça Yolu, Milas İçme Suyu Arıtma Tesisi ve Bodrum Devlet Hastanesi ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni’nde konuştu.

Marmaris ziyaretleri dışında epeydir Muğla’yla hasret gideremediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğlalılara “Sizleri özlemişiz” diye seslendi.

Bugün hem özlem gidermeye hem de şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlerin resmî açılışlarını yapmaya geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımda muhteşem bir katılım görüyorum. Bugün Muğla bir başka” dedi.

Eser ve hizmet siyasetlerinin en güzel örneklerini Muğla’da görmenin mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muğla’nın her karış toprağında izimiz var, emeğimiz var. Hamdolsun Muğla’mız da tarımıyla, turizmiyle, ticaretiyle bu emeklerimizi üretime, istihdama, kazanca dönüştürme konusunda çok başarılı” değerlendirmesini yaptı.

Geride kalan 20 yılda ülkenin altyapısından üstyapısına kadar tüm eksiklerini gidermiş, Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını önemli ölçüde tamamlamış olarak milletin huzurunda olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın geçmeye hazırlandığı yeni yönetim ve ekonomi düzeninde, Türkiye’yi hak ettiği seviyeye çıkarmanın ilk adımını attıklarını gördüğünü söyledi.

“ÜLKEMİZİ EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ ESER VE HİZMETLERE KAVUŞTURDUK”

Şimdi daha büyük hedeflerle, daha büyük bir öz güven ve güçle yönlerini geleceğe dönmüş durumda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan 12 yıl önce 2023 hedeflerimizi ilk açıkladığımızda zihinlerini geri kalmışlık ve faşizm kapanına hapsetmiş birileri, kendi akıllarınca bizi küçümsemiş, alaya almışlardı. Hep yaptıkları gibi 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek için başlattığımız her programa, her projeye, yatırıma ne diyorlardı? ‘Yapamazsınız.’ diyorlardı. Böyle engellemeye çalıştılar ve bu onlar için hezeyandı ama bunu dün gibi hatırlıyoruz” diye konuştu.

Yatırımlara karşı çıkanlara kulak asmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii biz AK Gençlik’le, AK kadrolarla bunlara yüz vermedik. Hiç kulak asmadık. Bizim baktığımız tek yer milletimizdir, milletimizin özlemleridir, milletimizin talepleridir, milletimizin ihtiyaçlarıdır. Hamdolsun her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde sadece ülkemizi eşi benzeri görülmemiş eser ve hizmetlere kavuşturmakla kalmadık aynı zamanda terör örgütlerinden darbecilere, küresel vesayetçilerden ekonomik tetikçilere kadar istiklalimize ve istikbalimize göz dikenlerin tamamının da hakkından geldik. Kendi milletinden umudunu kesenlerin, ülkemizin kutlu yürüyüşünü engellemek için sergiledikleri kepazeliklere rağmen Cumhuriyetimizin 100. yılına coşkuyla, gururla, heyecanla girdiğimiz bir döneme ulaştık.”

“BU MİLLET TERÖRDEN BESLENENLERE, KAN EMİCİLERE BU ÜLKEDE YOL VERMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havaalanından buraya gelene kadar yol boyu tıklım tıklım olduğunu aktardı.

Müstemleke zihniyetlilerin kepazeliklerinin bitip tükenmek bilmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacak bir savunma sanayi projemizin açılışında, ordumuzun komutanlarıyla birlikte yaşadığımız sevince tahammül edemediklerini hep birlikte gördük. Bay Kemal, Sakarya Arifiye’de bu ordunun başkomutanı olarak Tayyip Erdoğan ne yaptı? Orada Fırtına obüslerinin teslim törenini yaptı. Senin hayatında, senin aklında böyle bir şey var mı, böyle bir şey yapabilir misiniz? Altay tanklarının teslimini yaptık Bay Kemal. Bunlarla ordumuz çok daha güçlü. Ordumuz bunlarla o terör örgütlerini ne yaptı? İnlerine gömdü inlerine. Bay Kemal, sen bu teröristlerle dirsek dirseğe dolaştın. Cezaevlerindeki teröristleri de nasıl çıkarırız diye bunun gayreti içerisindesin. Boşuna uğraşma, o teröristler öyle oralardan çıkamazlar. Ama bu şimdiden vadediyor. Yahu, Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan bu Demirtaş değil miydi? Şimdi çıkmış bu, ‘onları çıkaracağım’ diyor. Bu millet sana bu yolu açmaz. Bu millet terörden beslenenlere, kan emicilere bu ülkede yol vermez.”

Millete güvendiğini ve millete inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu yolda böyle yürüyeceğiz. El ele yürüyeceğiz, omuz omuza yürüyeceğiz. Hak ve özgürlük denilince biz milletimizle el ele olmayı anlarız, kan emicilere asla prim vermeyiz. Ama bu zihniyet önce Sakarya Arifiye’deki fabrikanın bu seviyeye gelmesini sağlayan yatırımlarımızı sabote etmek için yapmadığını bırakmadı. Her türlü yalan ve iftirayı kullanarak yürüttüğü bu ihanet kampanyasında başarılı olamayan bu habis zihniyet, bu defa doğrudan kahraman ordumuzu ve şerefli komutanlarımızı hedef alarak asıl niyetini gösterdi.”

“Muğla seninle gurur duyuyor” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de sizinle gurur duyuyorum. Gönüllerde köprüler kuralım ve destanları beraber yazalım” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her gün sınırlarımızı taciz eden Yunanistan’a, elinde on binlerce masumun kanı olan PKK’ya, ülkemizin son dönemde gördüğü en büyük ihanet çetesi olan FETÖ’ye, egemenliğimizi hedef alan ülkelere, velhasıl Türkiye ve Türk milleti düşmanlarına göstermediği, gösteremediği tepkiyi, ordumuzun komutanlarına fütursuzca sergileyen, seviyesizce hakaret eden bir kişi bu ülkenin siyasetçisi olabilir mi? Kardeşlerim anayasamıza göre bu kardeşiniz, bu ordunun başkomutanıdır. Bunu ben söylemiyorum anayasamız söylüyor.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerin “Bir gece ansızın gelebiliriz” sloganları üzerine de “Aynen öyle, bir gece ansızın gelebiliriz ve geleceğiz” ifadesini kullandı.

“KENDİ ÜRETİMİNİ YAPABİLEN TÜRKİYE GERÇEĞİNE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”

Muhalefetin, ülkenin ve milletin hangi menfaatini savunacağını ve hangi hedefini hayata geçirebileceğini soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii biz bunların asıl karın ağrılarını çok iyi biliyoruz. Bunlar Arifiye’deki atıl fabrikanın, ülkenin savunma sanayiinin en önemli üretim tesislerinden biri olmasından rahatsızlar. Bunlar karasından havasına, denizinden siberine kadar savunma sanayiinin her alanında kendi tasarımını, kendi üretimini yapabilen Türkiye gerçeğine tahammül edemiyorlar. Bunlar, terörü sınırları içinde bitirmekle kalmayıp sınırları ötesinde de teröristlerin başını ezen Türkiye fotoğrafına dayanamıyorlar” dedi.

Muhalefetin, küresel krizler karşısında diz çöküp teslim olmak yerine krizleri fırsata dönüştüren Türkiye tablosunu içlerine sindiremediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü bunların tüm hayatları, vesayetçilerin ve darbecilerin yönetimini kendilerine altın tepside sunduğu ülke hayaliyle geçmiştir. Rahmetli Menderes’i idam sehpasına gönderip ülkenin başına böyle çullandılar. Rahmetli Demirel’i muhtıralarla yıpratıp ülkenin başına böyle çöreklendiler. Rahmetli Özal’ı binbir yalan ve iftirayla devreden çıkartıp ülkenin başına böyle musallat oldular. İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bize de aynısını yapmak için çok uğraştılar. Ülkeye ve millete daha büyük hizmetler kazandırmak için harcamamız gereken vaktimizin ve enerjimizin bir kısmını, bunlarla mücadeleye ayırmak mecburiyetinde kaldık. Partimizi kapatmaya teşebbüs etmekten sokakları karıştırmaya, terör örgütlerini cesaretlendirmekten darbecilere alkış tutmaya kadar her yolu denediler. Dışarıda ve içeride Türkiye’yi hedef alan kim varsa hepsinin yanında bunlar yer aldılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, işte ben şu anda karşımdaki bu muhteşem kalabalığın, az önce resmî rakamını sordum, dedim ne kadar? Resmî rakamı aldım, elhamdülillah 50 bine varan bir katılımla bugün buradayız. Bunlar bir tek kendi ülkelerinin, kendi insanlarının mücadelesine destek olmadılar. Şimdi de aynı kafayla, yeni oyunlar peşinde koşuyorlar.”

“BUNLAR ANAYASA’YI DA HİÇ OKUMAMIŞLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masaya değinerek, “Bir masa kurmuşlar, etrafındaki herkesten ayrı ses çıkıyor. Herkes ayrı baş çekiyor, herkes ayrı hesap yapıyor. Bunlar Anayasa’yı da hiç okumamışlar. Sen nasıl oluyor da daha seçilmemişsin ve seçilmediğin hâlde nasıl oluyor da ‘hemen seçime gideriz’ diyorsun? Neyse, olanlar oldu. Bunların, ‘Allah bir’ dediğine inanın, başka hiçbir şeye inanmayın. Çünkü Allah bir” dedi.

“Masanın altında, üstünde sakladıkları, gözükmeyen ortakları ayrı telden çalıyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha ortada fol yok, yumurta yok. Sizin deyiminizle şerlenmelerinden, şımarmalarından yanlarına varılmıyor. Çünkü bunlar sadece zarar dostudur. Ülkenin ve milletin iyiliğini istedikleri tek bir örnek görülmemiştir. Ülkemize 20 yıldır kazandırdığımız her eser ve hizmeti, demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın tamamını nasıl bunlara rağmen yaptıysak inşallah Türkiye Yüzyılı vizyonunu da aynı şekilde hayata geçireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “Bunun için şimdi Muğla’dan destek istiyoruz. Öyle bir ses verin ki altta Akdeniz’in, üstte Marmara’nın her karışından duyulsun. Muğla, 2023’te güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu bir kez daha açmaya hazır mıyız? Muğla, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? Muğla, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride onların maşalarının heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Muğla, bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak 2023’te Cumhuriyetimizin yeni asrını karşılamaya hazır mıyız?” diye seslendi.

Alandakilerin hep bir ağızdan “evet” karşılığını vermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim sizlerden razı olsun” dedi.

“5 MİLYAR 221 MİLYON LİRA YATIRIM BEDELİNE SAHİP PROJELER”

Vatandaşlarla her buluşmalarının bir eser ve hizmet şöleni şeklinde gerçekleştiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün de Muğla’da çeşitli kurumlarımızca şehrimize kazandırılan 5 milyar 221 milyon lira yatırım bedeline sahip projeler ile ilçe belediyelerimizin 523 milyon liralık yatırımlarının resmî açılışını yapıyoruz. Eğitimde, anaokulundan liseye kadar çok sayıda yeni okulumuz ile aralarında deprem güçlendirme çalışmalarının da bulunduğu diğer yatırımlardan oluşan 17 projeyi resmen hizmete açıyoruz. Ziya Paşa ne diyor? ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Üniversitemizin yeni fakülte ve yüksekokul binaları ile altyapı ve çevre düzenlemeleri çalışmalarının resmî açılışını da buradan yapıyoruz. Menteşe’deki 2’şer bin kişi kapasiteli iki öğrenci yurdunun, Fethiye’deki 1350 kişilik öğrenci yurdunun, Bodrum Gençlik Merkezi ve Spor Salonu’nun, Dalaman Spor Salonu’nun, Marmaris Stadı’nın, Milas Spor Salonu’nun resmî açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Sağlıkta, Bodrum’da 150 yataklı, Milas’ta 150 yataklı, Yatağan’da 100 yataklı devlet hastanelerimiz ile Ula Sağlık Merkezi’ni hizmete açıyoruz. Ulaştırmada, Muğla-Kale yolunun tamamlanan 6 kilometresi ve tünelinin, Bozburun-Datça yolunun tamamlanan kısımlarının, Milas tarihî Sarıçay Köprüsü restorasyonunun açılışlarını da bugün yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda, Milas İçmesuyu İsale Hattı ve Arıtma Tesisi, Menteşe Göktepe sulaması, Seydikemer Eşen Çayı ve Akçay Deresi ıslahı, Girme ve Seki Arazi Toplulaştırması, ilçelerdeki göletlerin ağaçlandırma çalışmaları ile ORKÖY ve kırsal kalkınma yatırımları hibe desteklerinin resmî açılışlarını gerçekleştireceklerini belirtti.

Çevre ve şehircilikte 644 milyon liralık bir yatırımla tamamlanan Muğla Kanalizasyon Şebekesi ve Arıtma Tesisi ile ilçelerdeki altyapı yatırımlarının da resmî açılışlarını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide aralarında 422 milyon liralık yatırım olan Yatağan Pamukkale Enerji İletim Hattı’nın da bulunduğu çok sayıda yatırımı da hizmete açacaklarını söyledi.

Valilik tarafından tamamlanan yol yapımları, antik kentlerdeki kazılar, restorasyonlar, çevre düzenlemeleri, çeşitli kurumların hizmet binaları ve diğer yatırımlar ile Köyceğiz, Ula, Kavaklıdere, Ortaca, Dalaman, Seydikemer ve Yatağan belediyelerinin 86 ayrı projesini de resmen hizmete açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi.

“MUĞLA’YA TOPLAM 50 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”

Emeği geçen bakanlıkları, belediyeleri ve kurumları da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İktidara geldiğimiz günden bugüne Muğla’ya toplam 50 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele yok, icraat, icraat, icraat” diye konuştu.

Eğitimde 3 bin 325 yeni derslik kazandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, toplam 69 spor tesisi inşa ettiklerini söyledi.

Kentteki ihtiyaç sahiplerine toplam 2,5 milyar lira tutarında kaynakla destek olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sağlıkta toplam 1541 yataklı 16 hastane dahil 38 sağlık tesisi inşa ettik. Çevre ve şehircilikte Muğla’da 3 bin 355 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 953 konutun yapımına devam ediyoruz. Muğla için İlk Evim projemiz kapsamında toplam 2 bin 599 konut inşa edecek, İlk Arsa projemiz kapsamında da 5 bin 500 altyapılı arsayı sizlerin hizmetine sunacağız. İktidara geldiğimizde Muğla’da 8 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine ulaşılabilir iken bugün 33 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 94’üne hizmet veriyoruz. Ulaştırmada 90 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna 367 kilometre ilave yaparak toplamda 457 kilometreye ulaştırdık. Geçtiğimiz yıl 4,6 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas Bodrum Havalimanı’nı yeniledik. Ören ve Turgut Reis yat limanlarını, Bodrum ve Güllük iskelelerini tamamlayıp şehrimize kazandırdık.”

“234 MİLYON FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURDUK”

Tarım orman alanında Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 18 sulama tesisi, bir arazi toplulaştırma, 66 taşkın koruma tesisi, 7 gölet ve 10 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptığımız sulama projeleriyle Muğla’da yaklaşık 105 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, 60 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 barajın inşası sürüyor. Şehir genelinde 110 bin hektar alanda çalışma yaparak 234 milyon fidanı toprakla buluşturduk” diye konuştu.

Arıcılığı geliştirmek ve organik bal üretimini desteklemek için 14 bal ormanı kurduklarına da işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere toplam 2,1 milyar liralık tarımsal destek verdiklerini, 9 tarımsal ovayı da koruma altına aldıklarını söyledi.

Muğla’daki turist sayılarına ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yabancı turist sayısına göre ilk üçte, iç turizmde ise ilk sırada yer alan Muğla’mızın toplam turist sayısı, önceki yıla göre yüzde 37 artış göstererek 6 milyonun üzerine çıktı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’ya sanayi ve teknolojide, bir teknopark ile 2 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını da belirterek şunları kaydetti: “İşverenlerimizi toplam 4,1 milyar lira tutarındaki prim teşvikiyle destekledik. Enerjide Muğla’ya, Menteşe’ye, Yatağan’a, Ula’ya, Kavaklıdere ve Bayır’a doğal gaz arzını sağladık. Bitmedi, önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını inşallah sağlayacağız. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Muğla’ya hizmetlerimizi anlatmakla bitiremiyoruz, inşallah önümüzdeki dönemde şehrimizi daha çok, daha büyük hizmetlerle buluşturacağız. Türkiye Yüzyılı destanını Muğla’yla, siz Muğlalılarla birlikte yazacağız. Zaman daraldı, seçime ana kademe yoğun bir şekilde gidiyor muyuz? Sandıkları patlatıyor muyuz? Şimdi öyle bir seslenelim ki tüm Türkiye duysun. Muğla’dan inşallah sandıkları patlatarak geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, hizmete alınacak projelerin bulunduğu noktalara canlı bağlantı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle kurdele keserek hizmete alınan eserlerin toplu açılışını yaptı.

Törene, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları selamlayarak kütüphanenin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Hayatını kaybeden sanatçı Burhan Çaçan’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burhan Çaçan yürek tellerimizi titreten, güçlü sesi, kendine özgü yorumu ve her zaman koruduğu vakur duruşuyla hem halkımızın gönlünde taht kurmuş hem de Türk halk müziğine eşsiz katkılar yapmış bir sanatçımızdır. Merhum sanatçımız bizim de ilk gençlik yıllarımızdan itibaren severek dinlediğimiz, şahsiyetini hep takdir ettiğimiz gerçekten müstesna bir insandı. 45 yıllık sanat hayatı boyunca birbirinden değerli albümlere imza atan Burhan Çaçan vefatıyla geride doldurulması zor bir boşluk bırakmıştır. Rabbim merhum sanatçımızı rahmeti ve merhametiyle kuşatsın. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır versin diyorum” ifadelerini kullandı.

Kütüphaneye dönüştürülen Rami Kışlası’nın ülkenin son 2,5 asırlık tarihinde çok önemli bir yeri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de buranın gıda çarşısına dönüştüğü dönemde peynir, sucuk ve pastırma satışı yaptığını söyledi.

Burada bir geçmişini kenara koymanın mümkün olmadığını, buranın top sahası olduğu dönemde futbol da oynadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama hepsinden öte Sultan 2. Mahmut 1828-1829’daki Osmanlı Rus Savaşı’nın askerî ve idari yönetimini bu kışladan yürütmüştür. Cumhuriyet döneminde de aynı amaçla uzunca bir süre kullanılan kışla daha sonra az önce ifade ettiğim gibi Gıda Toptancıları Sitesi de dâhil farklı biçimlerde değerlendirilmiştir” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman içinde ciddi bir tahribata uğrayan bu abide eseri İstanbul’un en büyük kütüphanesi olarak düzenlemek için yürüttükleri çalışmaların nihayet sona erdiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Rami’yi sadece bir kütüphane değil pek çok faaliyetin de yapılabileceği bir kültür merkezi olarak planladık. Buradaki kütüphanemiz haftanın her günü, günün 24 saati gençlerimiz başta olmak üzere kitapseverlere hizmet verecektir. Kullanım alanı 36 bin metrekareyi geçen, peyzaj alanı 51 bin metrekareyi bulan, diğer ilaveleriyle yaklaşık 110 bin metrekarelik bir alanda şu andaki yapıya kavuşmuş bulunuyoruz. Kütüphanemizde ilk etapta 2 milyonu aşkın kitap ve 4 bin 200 kişilik kapasitesiyle hizmete başlamasından memnuniyet duyuyorum. Kitap sayımız elbette zaman içinde daha da artacak. Kütüphane bünyesindeki Atatürk İhtisas Kütüphanesi de 25 bin ciltlik külliyatıyla kendi alanında önemli bir ihtiyacı karşılayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami bünyesindeki Yazma Eserler Kütüphanesi’nin de buraya ayrı bir derinlik katacağını dile getirerek günümüzün olmazsa olmazı dijital kaynakların da burada meraklılarıyla buluşacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kütüphanede emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 100’üncü yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefine adım adım yaklaştıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin her türlü takdirin üzerinde olduğunu söyledi.

Ülkenin özellikle de İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmayı ecdada karşı sorumluluklarının bir gereği olarak gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstelik sadece bununla kalmadıklarını, modern sanatların ülkede yaygınlaşmasını sağlayacak projeleri de hayata geçirdiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesinde ülkenin en iyi altyapısına sahip bir kongre ve kültür merkezi, sergi merkezi ve kütüphaneyi milletin hizmetine sunduklarını anımsatarak, yine Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya Köşkü’ndeki, Tarabya Yerleşkesi’ndeki, Dolmabahçe’deki, Yıldız Sarayı’ndaki tarihî eserleri restore ederek, Vahdettin Köşkü’nü o yanmış hâlinden sonra bugünkü hâline getirerek, yeni baştan yaparak, tarihe sahip çıktıklarını dile getirdi.

Millî Saraylar Başkanlığını, Cumhurbaşkanlığına bağlayarak, ecdat yadigârı pek çok eserin ihyasını sağladıklarını, bunlarla beraber Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’ni yürütülen tüm olumsuz kampanyalara rağmen yeniden ve çok daha güzel bir şekilde İstanbul’un kültür sanat hayatına kazandırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Diğer yandan Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Bir taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığımız diğer taraftan Millet Bahçeleri bünyesindeki kütüphane çalışmalarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, öte yandan belediyelerimiz, ülkemizi ve gençlerimizi kitapla buluşturmak için canla başla çalışıyor. Tabii üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın son dönemde bu konuda gösterdiği gayretlerin de yakın takipçisiyiz. Yeni bir anlayışla dönüştürdüğümüz ve inşa ettiğimiz kütüphanelerimizin gençlerimiz nezdinde gördüğü kabule gittiğim her yerde şahit oluyorum. Eskiler ‘şerefü’l mekin bil mekân’ derler. Yani bir mekânın şerefi, değeri, anlamı orada bulunanlarladır. Bu mananın bu sözün en iyi vücut bulduğu yerlerin kütüphaneler olduğuna inanıyorum. İşte burası böyle bir eserdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle birlikte tüm vatandaşların kütüphaneyle ünsiyeti ne kadar güçlendirilirse geleceğin o derece emniyette olacağının altını çizerek, “Az önce buradaki bir Anadolu Lisesi’nin mensubu gençlerimizle bir arada olduk. Ve ‘Cumhurbaşkanım 5 dakikada artık okulumuzdan buraya geliyoruz’ dediler. 5 dakika. ‘Başka?’ dedim, ‘Onları da söyleyin bakalım.’ Artık burada çorbanızı içecek misiniz? İçeceksiniz. Çayınızı içecek misiniz? İçeceksiniz. Kahvenizi içecek misiniz? İçeceksiniz. Kek, onu da yiyeceksiniz, para yok. Tabii çok mutlular. Yarın sabahtan itibaren bu uygulama da başlıyor” diye konuştu.

Geriye doğru bakıldığında, kütüphanelerin ne kadar zengin, ne kadar yaygın, ne kadar hareketliyse medeniyetin o derece ürettiğini, devletin o derece güçlü, milletin o derece müreffeh olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim medeniyetimiz kitapla, defterle, kalemle, mürekkeple, okumakla, anlamakla, sormakla, anlatmakla yoğrulmuş, ilimle, irfanla, hikmet ve tefekkürle kıvamını bulmuştur. Duvarları kitaplarla dolu bir kütüphaneyi en kıymetli hazinelerden daha üstün tutan ecdadımız, her kütüphaneyi cennetten bir köşke benzetmiştir. Âlimleri, gölgelerinde soluklanılan cennet ağaçlarıyla kıyaslayan ecdat, onların eserlerini de bu ağaçların meyveleri olarak görmüştür. Elhamdülillah, nasıl bir ecdada sahibiz. İnşallah biz de onlara layık oluruz” değerlendirmesini yaptı.

“ADALET, HAK, HAKKANİYET VE FIRSAT EŞİTLİĞİ TEMELİNDE HİÇBİR AYRIM GÖZETMEKSİZİN ÇALIŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayırlı işlerin her biri gibi ilim, irfan, kültür, sanat faaliyetlerini de ibadet aşkıyla yürüten milletin, bu vasfı sayesinde asırlarca dünyaya ışık tuttuğunu, hâlen el üstünde tutulan eserler verdiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kütüphanelerimizin sembolü olduğu bereketli medeniyet iklimimiz, yerini fikri ve manevi kuraklığa bıraktıkça bu tablonun yerini gerileme, rehavet, sefalet almıştır. Kimi dönemlerde bu kuraklık iklimi özellikle tesis edilmiş, özellikle başımıza bir kara bulut gibi çöktürülmüştür. Ülkemizde yıllarca eğitim öğretimi ve entelektüel faaliyetleri hep tek yönlü bir formatlama aracı hem de belirli kesimlere mahsus bir ayrıcalık olarak tutmaya çalışan zihniyetin yol açtığı kısırlığı yaşadık. Çocuklarımızı ya okullara hiç almıyorlardı ya da faşizan baskılarla kendi ideolojik saplantıları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışıyorlardı. Rahmetli Menderes’in başlattığı, rahmetli Özal’ın sürdürdüğü bu ülkenin asli unsuru olan milletin evlatlarının akademiden bürokrasiye, medyadan iş dünyasına her alanda önlerini açma çabalarını hayırla yâd ediyoruz. Biz de hükûmete geldiğimiz günden beri adalet, hak, hakkaniyet ve fırsat eşitliği temelinde hiçbir ayrım gözetmeksizin, ülkemizin her köşesini ve milletimizin tamamını kuşatacak şekilde bu anlayışla çalıştık, çabaladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalkınmanın bir bütün olduğuna, en başında da eğitimin, kültür ve sanatın geldiğine inandığını ifade etti.

Bunun için önceliklerinin ilk sırasına eğitimi aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem geçmişin yanlışlarını düzeltecek, mağduriyetlerini giderecek hem de bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek bir eğitim altyapısı ve sistemi kurmak için kolları sıvadıklarını söyledi.

Okul öncesinden üniversiteye, oradan akademik basamakların en üstüne kadar tüm kademelerde köklü reformlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesleki eğitimi güçlendirmek dâhil tüm sistemi yeniden yapılandırdıklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteleri 81 vilayete yaygınlaştırdıklarını anımsatarak, şunları anlattı: “Çocuklarımızı ve gençlerimizi her alanda destekledik. Aynı şekilde kültür sanat altyapımızı tahkim ettik. Düşüncesine, yüreğine, becerisine, emeğine dayalı üretim yaparak ülkemize değer katan herkesin yanında olduk. Yaptığı işe, gerçekleştirdiği üretime, verdiği hizmete kendi değerlerinin damgasını vuran kültür sanat insanlarımızı özellikle teşvik ettik. Bunları yaparken asırlardır yolumuzu aydınlatan medeniyet güneşimizi tekrar en yükseğe taşıma peşinde koşuyorduk. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın diğer tüm başlıklarında kaydettiğimiz gelişmelerin de bu mücadeleyi destekleyen bir yönü vardı.”

Geçen 20 yılda ülkenin asırlık altyapı eksiklerini, demokrasi ve güvenlik ihtiyaçlarını gidermekte gerçekten çok büyük bir başarı yakaladıklarını ve bunu kimsenin inkâr edemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede eğitimde, kültür ve sanatta geldiğimiz yeri de çok önemli görüyoruz. Ama henüz bu alanlarda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadığımızın da farkındayız. Bizimki ancak hayalleri ve hedefleri büyük olanların yaşayabileceği bir hayıflanmadır. Yoksa asırlara bedel eserler ve hizmetler ortaya koyduğumuzdan asla şüphemiz yok” değerlendirmesinde bulundu.

“RAMİ KÜTÜPHANEMİZ GELECEĞE YATIRIMIN ESERİ OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya değişirken ülkemizin yerinde kalması demek gerileme işaretidir. Takip eden değil öncülük yapan diğer alanlar gibi kültürde de kendisine sunulanları tüketen değil, üreten bir Türkiye için gece gündüz çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla eğitim ve kültür başta olmak üzere ülkemizi küresel düzeyde marka hâline getirecek başlıkların tamamında da milletimizi hayallerine kavuşturacağız” diye konuştu.

Rami Kütüphanesi’ni, bu büyük yürüyüşte yeni bir halka, yeni bir safha olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rami Kütüphanemizi gezerken bütün gerek cilt hanesi yani mücellitlerimizi gördüm gerekse adeta bir ameliyathane gibi kitapların restorasyonlarının yapıldığı birimlere girdik. Oradaki arkadaşlarımızın nasıl bir hassasiyetle çalıştıklarını, adeta organ nakli yapar gibi o kitapların bütün gerçekten tahrip olmuş o yaprakları tek tek tek nasıl bir yerden bir yere naklettiklerini görmek, onlara şükran borcu olduğumuzu söylememek mümkün değil. Ve bu eserlerle beraber inşallah Rami Kütüphanemiz çok çok farklı geleceğe bir yatırımın eseri olacak. Ülkemize ve İstanbul’umuza hayırlı olmasını diliyorum. Dilediğimiz tüm kitapları buraya nakledebiliriz. Ve Kültür Turizm Bakanlığımızın bütçesine ayrıca bir destek vererek yurt içi, yurt dışından buraya her türlü inşallah kitapları alacağız. İthalatçılığımıza onu getireceğiz. Kitap ithali yapacağız dünyanın dört bir yanından ve Rami Kütüphanemizin bu uluslararası özelliğini de çok daha güçlü hâle getirmiş olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kütüphanede okuyacak, araştıracak, eser ortaya koyacak, yapılan faaliyetlerden istifade edecek herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına Rami Kütüphanesi’nin minyatürünü takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleriyle birlikte kurdele keserek kütüphanenin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesinde eşi Emine Erdoğan’la birlikte Rami Kütüphanesi’ni gezdi, öğrencilerle sohbet etti.

Okumaya devam et

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Yayınlanan

on

YAZAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir zihniyet devrimi de gerçekleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Arifiye Yerleşkesi BMC İşletmesi’nde Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’ne katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

BMC Power tarafından bugün teslim edilecek altı adet yeni nesil Fırtına Obüsü’nün hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu sayıyı önümüzdeki dönemde yeni teslimatlarla toplamda 140’a kadar çıkartacağız. Yeni nesil Fırtına Obüsleri şu an envanterde olan modellere kıyasla pek çok avantaja sahiptir. Yürütülen çalışmalar neticesinde obüslerimizin hem beka kabiliyeti hem de ateş gücü artırılmıştır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA HAMLELERİNİN ENGELLENMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin savunma hamlelerinin, geçmişte defalarca yaşandığı gibi, türlü ayak oyunlarıyla engellenmesine asla müsaade etmeyeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayii alanında da tam bağımsızlığımızı ilan edene kadar durmayacak, dinlenmeyecek, en küçük bir geri gidişe rıza göstermeyeceğiz. İşte bugün burada olduğu gibi, kamu ve özel sektör iş birliğiyle, inşallah ülkemizi başarıdan başarıya koşturacağız” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin zincirlerini kırdığı alanların başında savunma sanayiinin geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, teknoloji merkezleriyle son 20 yılda bu alanda hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir zihniyet devrimi de gerçekleştirdik. Daha önce başlattığı stratejik projeler emekleme aşamasındayken akim bırakılan ülkemiz, bizimle birlikle ilk defa projelerinin neticelendiği, uygulamaya geçtiği, başarısını ispatladığı günleri gördü. ‘Yapılamaz’ denilen, ‘hayal mahsulü’ olarak nitelenen birçok kritik projeyi, hamdolsun tek tek gerçeğe dönüştürdük.”

Okumaya devam et

TAKVİM

Ekim 2017
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

PETROL TV

SON DAKİKA HABERLER

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA1 sene ago

“Krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2022 Yılı Dış Ticaret Rakamları Açıklaması” programında yaptığı konuşmada, “Tüm dünyayı derinden etkileyen Kovid-19 salgını, küresel tedarik zincirlerindeki...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı. Cumhurbaşkanı...

DÜNYA1 sene ago

“Senegal’le her alandaki iş birliğimizi geliştirme noktasında ortak iradeye sahibiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulunan Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Senegal...

DÜNYA1 sene ago

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023 hedeflerimizle, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser...

DÜNYA1 sene ago

“TÜRKİYE YÜZYILI, UMUDUN, SEVİNCİN, HEYECANIN DA YÜZYILI OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’de gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sarılıyoruz, Türkiye Yüzyılı’yla vizyonumuzu genişletiyoruz. Her küresel...

ENERJİ1 sene ago

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri, Avrupa’daki en büyük yer altı depolama tesisi haline geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri Yer Altı Doğal Gaz Depolama Tesisi Kapasite Artış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kısa ve orta vadede küresel enerji...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK Genel Kurulu’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 28. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı....

DÜNYA1 sene ago

“Tarihî İpek Yolu’nun önemli güzergâhını konforlu, güvenli bir ulaşıma kavuşturuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos Devlet Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tarihî İpek Yolu’nun bu önemli güzergâhını 79 kilometrelik iki geliş, iki...

AKARYAKIT1 sene ago

Shell & Turcas Petrol A.Ş. | BUNUN ADI TİCARET OLAMAZ.

Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı ve Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı : Hak Hukuk Kanun Tanımıyorsunuz . Bazı Yöneticiler...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde dünya liderliğine yükselme yolumuz açıktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) 7. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında,...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ASELSAN Konya Silah Sistemleri Fabrikası, Büyükşehir Yatırımları ve Afşar Barajı ile Yapımı Tamamlanan Diğer Tesislerin Toplu...

DÜNYA1 sene ago

“PAKİSTAN, TÜRK MİLLETİNİN GÖNLÜNDE HER ZAMAN MÜSTESNA BİR KONUMA SAHİP OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan MİLGEM Korvet Projesi’nin üçüncü gemisinin denize indirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, “Kardeş Pakistan’la savunma sanayii alanındaki ilişkilerimizi taçlandıran...

DÜNYA1 sene ago

“Kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü münasebetiyle düzenlenen programda yaptığı konuşmada, “Bugün dünyadaki tüm ülkeler, kalkınma vizyonlarının...

DÜNYA1 sene ago

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN “YUSUFELİ İLE TÜRKİYE’YE AYRI BİR GÜÇ KATACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri, Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani’nin davetine icabetle 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılış törenine...

AKARYAKIT1 sene ago

Akaryakıt sektörü | Shell &Turcas | Ahmet erdem

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Ahmet erdem ,52 yıllık shell bayisine kumpas kurmaya utanmıyormusun? Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı...

AKARYAKIT1 sene ago

Shell | Ahmet erdem

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Ahmet erdem ,52 yıllık shell bayisine kumpas kurmaya utanmıyormusun? Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Devlet Başkanı Widodo ile bir araya geldi

G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Endonezya‘nın Bali Adası’nda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ile görüştü....

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Endonezya’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi nedeniyle gittiği Endonezya’nın Bali adasına ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Bali Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı’nda,...

DÜNYA1 sene ago

“Türkiye’yi ve Türk milletini terörle teslim alma çabaları, dün olduğu gibi bugün ve yarın da hedefine ulaşamayacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi nedeniyle Endonezya’ya hareketi öncesi düzenlediği basın toplantısında, İstiklal Caddesi’ndeki patlamada can kaybı ve yaralıların olduğunu...

DÜNYA1 sene ago

“Türkiye’yi doğal gazda merkez ülke hâline getirecek adımlar atıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu Bozkurt–Abana–Cide–İnebolu İlçelerine Doğal Gaz Verme Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Şehirlerimizi doğal gaz ağlarıyla örerken Türkiye’yi doğal gazda merkez...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Semerkant’ta “Türk Dünyası Ali Nişanı” verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi için bulunduğu Özbekistan’ın Semerkant şehrinde, Türk dünyasına hizmetlerinden...

DÜNYA1 sene ago

“Türk Yatırım Fonu’nun en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türk Yatırım Fonu’nun mümkün olan en kısa sürede hayata...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan’ın tarihî Semerkant şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi’ne katıldı. Özbekistan Cumhurbaşkanı...

DÜNYA1 sene ago

Emine Erdoğan, Semerkant’ta Özbekistan’ın Renkleri Sergisi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özbekistan ziyaretine eşlik eden eşi Emine Erdoğan, Özbekistan’ın Renkleri Sergisi’ni ziyaret etti. Emine Erdoğan, sosyal medya...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Özbekistan’ın Semerkant kentinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Özbekistan’da Yüksek Düzeyli İmam Buhari Nişanı takdim edildi

Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi nedeniyle Özbekistan’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından Yüksek Düzeyli İmam...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile bir araya geldi

Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Zirvesi’ne katılmak üzere Özbekistan’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan Özbekistan’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi nedeniyle gittiği Özbekistan’ın Semerkant şehrine ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Semerkant Uluslararası Havalimanı’nda,...

DÜNYA1 sene ago

“Semerkant Zirvesi’nin Türk devletleri arasındaki iş birliğini çok daha ileri taşıyacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan ziyareti öncesinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Semerkant Zirvesi’nin ortak bir dili, tarihi ve kültürü paylaşan Türk devletleri arasındaki...

DÜNYA1 sene ago

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 84. yıl dönümü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 84. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı. Anıtkabir’deki...

AKARYAKIT1 sene ago

Royal Dutch Shell Başkan | Andrew Mackenzie

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Shell Yönetim Kurulu Başkanı  Sayın Andrew Mackenzie bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını...

AKARYAKIT1 sene ago

WAEL SAWAN ; SHELL CEO | TÜRKİYE

Mağdur Shell&Turcas bayileri Dayanışma Platformu Sayın WAEL SAWAN bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak...

AKARYAKIT1 sene ago

WAEL SAWAN ,SHELL TÜRKİYE

Sayın WAEL SAWAN bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak Gözlerine kestirdikleri bayilere Tuzak kurarak...

DÜNYA1 sene ago

“Türkiye Yüzyılımızın en iddialı alanlarından birisini sağlık olarak belirledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılımızın en iddialı alanlarından birisini de sağlık olarak belirledik. Büyük...

DÜNYA1 sene ago

“Togg, 85 milyonun ortak gururudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg Gemlik Kampüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Seri üretim bandından indirip sizlerin huzuruna çıkardığımız bu ilk araçla, 60...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 99. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı...

DÜNYA1 sene ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

“Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne çıkarmak’ için kesintisiz bir mücadele içindeyiz” Cumhuriyetin kuruluşunun 99. yıl dönümü nedeniyle bir...

REKLAM

HABER BURADA